Uzatılan sözBir söz ki çok uzar, dostluğu bozar,
Lüzumsuz sözlere, kim olsa kızar.
Zindan ederDostlarınla gezersen, girersin gülistana,
Zıtlarla beraberlik, zindan olur insana.
Maksat gülGönül gözün görmezse, başka şeyler bahane,
Gülü sevmişsen eğer, dikeninden sana ne!
Eden bulurKusur aramak için, sağa ve sola bakma!
Herkes Allah'ın kulu, sakın hiçbir can yakma!
İşi ehline sorYol yordam bilmeyene, insan sanıp hâl sorma!
Bülbül yanında varken, kargalara gül sorma!
Bir gönle girmeliKim olur gözden ırak, olur ırak gönülden,
Bir gönle girmeye bak, ırak olsan da gözden.
Dost sanmakHâlden bilen yok diye, düşünüp de gamlanma!
Yüzüne her gülene, dost sanıp da bağlanma!
Çare araKüsüp darılmak için, arama hiç bahane!
Sevip sevilmek için, bulmalısın çok çare!
Dertten sonra huzurBazen dertler, belalar bir yağmur gibi yağar,
Yağmurdan sonra yedi renk gökkuşağı doğar.
Kervan yürürBid’at ehli ters görür, gözlerini kin bürür,
Onlar havlayıp dursun, it ürür kervan yürür.
Dost için can taşıAhbaplığa yakışmaz, dost aramak can için.
Can taşımak gerekir, can için, canan için.
Vakti boşa ayırmakSalih insan camide, vakti beşe ayırır,
Ahmak olan kahvede, vakti boşa ayırır.
Nasip işi buNasipse, el getirir, yel getirir, sel getirir,
Değilse, el götürür, yel götürür, sel götürür,
Kusur aramaHelâl kazan, helâl ye, el uzatma harama!
Her hakikati ara; ama kusur arama!
Gönülden sevmeliYeşillik nasıl güler, bulutlar ağlamasa?
Sevgisi hemen söner, gönlünü bağlamasa.
Kim gerici?Ey bâtılı övücü, gerçekleri yerici,
Hak emrine uyan mı, sana göre gerici?
Kazanmak ve kaybetmekÇalışıp çok kazanmak, uzun seneler ister.
Kaybetmeye gelince, bir anlık gaflet yeter.
Sevgide fedakârlıkFayda umma sevgide fedakâr olmayandan,
Onu sokma içeri şu gönül kapısından!
Kirli dünyaDünya kirli yer diye, insan doğarken ağlar,
Yaşar iken kirlenir, öldüğü an yıkarlar.
Kalb kapısıKapıya kadar gelmiş, gitmişsin zil yok diye,
Kalb kapısı zilsizdir, o buyur der içeriye.
Kuma ve taşa yazmakEğer arkadaşın bir şey yaparsa sana,
Kötülükse kuma, iyilikse taşa yaz!
Kendin iyi kötü bir şey yaparsan ona,
Kötülükse taşa, iyilikse kuma yaz!
Gafleti bırakEcel takip ederken, dünyalık hevestesin,
Gafleti bırak artık, belki son nefestesin.
Öle giderMecnun olmuş Leyla’ya, git dese çöle gider,
Yollarına baş koymuş, uğrunda öle gider.
Gönül yapmakEğer bir gönül yapmak gelmiyorsa elinden,
Bari gönül yıkıcı söz çıkmasın dilinden.
Çok konuşmakÇok konuşursa kişi, ayıplarını açar,
Sözünü uzatandan, dostları bile kaçar.
Boş gitmeliBüyük zatlara kalbi boş giden dolu döner,
Dolu giden boş döner, bir balon gibi söner.
Dosta halı serGelen gerçek dost ise, yollarına halı ser!
Art niyetle gelmişse, düşünme hemen yol ver!
Boş gürültüBağırıp çağırmakla, sesinle olma mağrur!
Gök gürültüsü değil, otu büyütür yağmur.
Akıllı ve ahmakAkıllı ölçüp biçer, danışmadan konuşmaz,
Ahmağın burnu büyük, hiç kimseye danışmaz.
Merak etDini biraz et merak, âlimler ne diyor bir bak!
İslam’ın esasını öğrenirsin muhakkak.
Nefsin arzusuNefsimiz, tatmin olmaz, kötülük yaptırmakla,
O ancak rahat bulur, kendine taptırmakla.
Abdesti tez almalıAbdestini yel gibi, hızlı almaya alış!
Namazını yıl gibi, uzun kılmaya çalış!
Kurban ibadetiDeme (kurban bir ettir), o, sevgi, merhamettir,
Kesebilen mümine, büyük bir ibadettir.
Sıkıntı nimettirYalnız namerde değil, mertlere de el açma!
Sonsuz saadet için, sıkıntılardan kaçma!
GaribanGariban, taşı yastık, toprağı döşek eder,
Durmadan yük taşır, nefsini eşek eder.
Rehbersiz olmazGitmeyen sağlam ere, salih insan olamaz,
Uğraşır hep boş yere, hakikati bulamaz.
Rahat gülEmin yerlere git ki, geri gelebilesin,
Kimseyi ağlatma ki, rahat gülebilesin.
Nefsin terbiyesiElbet ateşle barut, bir yerde sakin durmaz,
Nefsini dizginlersen, öyle hemen kudurmaz.
Dolduruşa gelmek(Ne yiğitsin) derler, candan ederler,
(Çok cömertsin) derler maldan ederler.
Orta yolAlçak yerde yatma, sel alır gider,
Yüksek yere çıkma, yel alır gider.
Tedbir almakCeddimiz emreder tedbir almanı,
Der, (sakla samanı, gelir zamanı.)
Eden bulurLeyleğin ömrü hep Laklakla geçer.
Rüzgâr eken kişi, fırtına biçer.
Eken biçerÂşık serden geçer, yârden geçemez,
Mümin ölse bile, içki içemez,
Herkes ettiğini bulacak bir gün,
Arpa eken elbet buğday biçemez.
Kötü alışkanlıkKötü alışkanlığa denmeli artık yeter,
Çünkü alışmış olan, kudurmuştan da beter.
İstişareEhline danışan zat, karlı dağları aşar,
Danışamayan ise, düz yolda bile şaşar.
Davete gitÇağrıldığın yere git, uzak diye erinme!
Çağrılmadığın yerde ise asla görünme!
Uyumlu olmakUyumlu olanlara, görenler hayran olur,
İki gönül bir olur, samanlık seyran olur.
YalanYalancının evi yanmış,
Kimsecikler inanmamış,
Herkes gülüp geçmiş öyle,
Bu sözü de, yalan sanmış.
FetvaOkun cinsine göre, çekip gererler yayı,
Anlatılışa göre verirler her fetvayı.
AşkAşk başta kılarsa karar,
Akıl baştan eder firar,
Kimseden utanmaz asla
Ne hayâ bırakır, ne ar.
Sözü uzatmakSözünü uzatan, sürçer, gaf eder,
Kıymetli vaktini hep israf eder.
Fazla sözÇok konuşan belki çok günah işler,
(Fazla söz yalansız olmaz) demişler.
Azgın ihtiyarKadını eri saklar, peyniri deri saklar,
Yaşlanınca azanı ancak teneşir paklar.
KansızlarKansızlardan kan çıkmaz, ecel yoksa can çıkmaz,
Ateş olmayan yerden, elbette duman çıkmaz.
ÇirkefHiç öyle yan bakma, onun bunun büstüne!
Çirkeflere taş atma, sıçrar senin üstüne.
BirlikBir tek elin nesi var, iki elin sesi var,
Bölücülük kötüdür, birlikten kuvvet doğar.
Not alKişi verdiği sözü, dalgınlık olur tutmaz,
Yaz ki âlim unutur, kalem ise unutmaz.
Salih olmakSalihler ekmeğin yarısını yer,
Diğer yarıyı da, tasadduk eder.
Hak helâl etmekHak helâl et çok sevab, sakın etme itiraz!
Tavuk gelecek yerden esirgenmez çünkü kaz.
Bahane çıkarSağlık sıhhat içinde yaşasan da şahane,
Ecel gelince olur, baş ağrısı bahane.
Gerçekçi olAva gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz,
Hayâl peşinde koşma, gönle göre düş olmaz.
Dört kimse
En iyisiİlim sahibi ise, bildiğini bilirse,
Tevazu ehli olur, kibirlenmez o kimse.
Haddini bilmezHem keldir, hem foduldur, bilmediğini bilmez,
Nasihatten anlamaz, ölüdür o dirilmez.
İkaza muhtaçBilir, ama nedense, bildiğini bilemez,
Ayıkması kolaydır, gafleti uzun sürmez.
Haddini bilirÇok şey bilmez ama, bilmediğini bilir,
Cahillikten kurtulur, çünkü haddini bilir.
Aslan yatarİnsanların çoğu yüksekten atar,
Çünkü her gönülde bir aslan yatar.
Âşıkla gâfilNe öğüt verirsen ver, âşık ile gâfile,
Boşa kürek çekersin, hepsi olur nâfile.
Hile yapmaYalana sapma asla, zararın olsa bile,
İşine eden hile, can verir mihnet ile.
İşin başıMutlu olmak istersen her işin başını bil!
Uygunsa seç, eşini, işini, aşını bil!
Sen de ölürsünTevbe sana yük değil,
Telaşın büyük değil,
Sen de ölürsün elbet,
Can bedene mülk değil.
Yersiz konuşmakÖyle yersiz konuşmak, kalbi katılaştırır,
Karanlığa götürür, nurdan uzaklaştırır.
Susmayı bilmekVara yoğa konuşmak, cahillik alâmeti,
Susmayı bilen bulur elbette selâmeti.
Az konuşanSusan ve az konuşan, kınanmaz, ayıplanmaz,
Ağırbaşlı görülür, asla aşağılanmaz.
Susan kurtulurLisanıyla kendini belli eder insan,
Çok sözde vebal vardır, ancak kurtulur susan.
Doğruluk yalanDoğru olmak insana kazandırır irfanı,
Yalan zayıflatır imanı, rezil eder insanı.
Gıybet âfetiDedikodu gıybettir, şiddetli bir âfettir.
Toplumları yıkan büyük bir felakettir.
Masrafsız ziynetSükût hiç yorulmadan yapılan ibadettir,
Masrafa girmeden takılan bir ziynettir.
Akıllı ve ahmakAkıllı düşünür her bildiğini söylemez,
Ahmak durmaz konuşur söylediğini bilmez.
Dil zehir kusarDil söze başlayınca, gönül mecburen susar,
Gönlümüz susunca da, dil ne zehirler kusar.
Yerinde konuşmak
Fazla şaka ve alay, cahillik alameti,
Yerinde konuşmalı, isteyen selameti.
Ahireti kazanSeni kurtarır sanma geçici dünya malı!
Marifet ahireti burada kazanmalı.
ÜzülmekÖlenleri diriltmez, gidenleri getirmez,
Sinirleri yıpratır, hiçbir işi bitirmez.
Gönülsüz işAngaryayla ile olmaz, istekle taşınır taş,
Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya baş.
Kendine düşmanKimin dili kötüyse, olur kendine düşman,
Vara yoğa konuşan olur sonunda pişman.
Alay etmekAlay belki güldürür, ama kalbi öldürür,
Nefrete sebep olur, parçalatıp böldürür.
El aldıYüksekleri yel aldı, alçakları sel aldı,
Bizimkiler uyurken, parsaları el aldı.
Güzel sözGüzel söz sadakadır, sevgidir, alakadır,
Yarın için teminat, mahşerde nafakadır.
Kötü dil düşmandırİnsana kötü dili, olur en büyük düşman,
Vara yoğa konuşan, çok geçmez olur pişman.
Susan salim olurİlim öğrenen âlim, susan sâlim olurmuş.
Zulmü meslek edinen, sadist, zâlim olurmuş.
Kalb gözüKimin temizse özü, doğru ise her sözü,
Çok geçmeden açılır, elbet onun kalb gözü.
Az sözEtse dil istirahat, kalbi de eder rahat.
Az söz de kâfi gelir, hâsıl olur maslahat.
OlursunGönül verme paraya, geçmez pulu olursun,
Kime bir sır söylersen, onun kulu olursun.
Gülünecek yeri bilÇok gülmek olur ayıp, sevaplar olur kayıp,
Gülünecek yeri bil, bunları öğüt sayıp.
Sonumuz toprakÖmür ağacı kurur, dökülür her gün yaprak,
Ne kadar çok yaşasak, sonumuz kara toprak.
Her şey Allah'tanNe şerri düşmandan, ne de hayrı dosttan bil!
Sebep, onlar olsa da, hepsini Allah’tan bil!
Misafirhaneİbretle bakan için, dünya misafirhanedir,
Ona gönül bağlayan, elbette divanedir.
TakdirNe kadar gayret edersen et!
Takdirden öte, yol gitmez elbet.
Yaprak oynamazKul eliyle yaptırır işleri Cenab-ı Hak,
Rabbimizden izinsiz oynamaz asla yaprak.
Malla övünmeZengin ol, ister fakir, tek sermayen kefendir,
Mala mülke güvenen, mecnun değilse nedir?
Kadere razı olKıskançlıktan uzak dur, kimseye etme haset!
Kaderinde ne varsa, meydana gelir elbet.
Hayra harcaVarsa malını harca, zamanında, yerinde,
Bırakırsın hepsini, elbet son seferinde.
MüdaraEğer iki cihanda ister isen selamet,
Dosta göster mürüvvet, düşmanı idare et!
Allah yâr
Ne Mecnunda vefa var, ne de Leyla sana yâr,
Sevgilerde ihlâs yok, tek Allah insana yâr.
Susan pişman olmazKişi yanılabilir, iyi söz de söylese,
Sustuğu için pişman olmamıştır hiç kimse.
Susan kurtulurFazla sözden uzak dur, bir gün perden yırtılır,
Resulullah buyurdu: (Susan elbet kurtulur.)
Mazlumun âhıFayda yok boş heveste, kulak olsun hak seste.
Mazlumun âhı çıkar hep aheste aheste!
Giden paraİçkiye, eğlenceye harcanıyor paralar,
Sarılamaz olmuştur, nice derin yaralar?
Sapıklar çoğalıyorFarklı telden çalıyor, mezhepsizin her türü,
Ehl-i sünnet gariptir, sapıklarsa bir sürü.
Sünnet düşmanıProfesör unvanla, İslam’a saldırıyor,
Kur’anda yoktur diye, sünneti kaldırıyor.
Satılık postYaşlanmış şeyh taslağı, devredecek postunu;
Menfaat için satar, kırk senelik dostunu.
Akademik dinciDört koldan saldırıyor, akademik dinciler,
Ne herzeler kusuyor, döktürüyor inciler.
Alet olmakİslam’ı yıkmak için hazırlanmış localar,
Bunlara alet olur, bid’at ehli hocalar.
Sökülen çivilerDini yıkmak işine başlamışlar derinden,
İman çivilerini çıkarmışlar yerinden.
Cinsellik deniziNice genç cinsellik denizinde boğulmuş,
Dinin güzel ahlakı, ortalıktan kovulmuş.
Sular bulanıkFuhuşlar tavan yapmış, inançları sulanmış,
Küfür seli akıyor, temiz sular bulanmış.
Dizi tuzağıTV’lerde çıkarlar hayâlî bir geziye,
Kurdukları tuzaklar, gizlenmiş her diziye.
Ahlak hırsızlarıModa diye iffeti, ellerinden aldılar,
Gençliğin ahlakını çok sinsice çaldılar.
Bid’at saltanatıHer gün rağbet topluyor mezhepsizlik sanatı,
Böylece yükseliyor, bid’atin saltanatı.
Sektörün aktörüKüfür olmuş bir sektör, mezhepsizler baş aktör,
Milletimiz şaşırmış, cahillik esas faktör.
Zamane insanıŞeytan vurmuş şamarı, yırtık hayâ damarı,
Hoş karşılar içkiyi, zinayı ve kumarı.
Nankör insanNankörlük eder insan, nimet veren Allaha,
Gördüğünü bilirken, girer nice günaha.
Kişinin değeri
Kişiye güzellik veren yüzüdür,
Yüze de güzellik veren gözüdür,
İnsan cemaliyle değer kazanmaz,
Değeri ağzından çıkan sözüdür.
Kibirİstenen tevazudur, kibir İblis’e hastır,
Şeytana benzeyenin sonu elbet iflâstır.
İhlâs ibresiYuvarlanmışsan kibre, nasıl girersin kabre?
Durumunu gösterir ihlas denilen ibre,
Başa kakmakYangına sebep olur, bir kibriti çakmak,
Edilen iyiliği yok eder, başa kakmak.
Dar günündeVar gününde buyur der, el üstünde tutarlar,
Dar gününde gelirsen, ilk fırsatta satarlar.
HainHain, sanki pervane, rüzgâra göre döner,
Rengini belli etmez, vaktinde yanar söner.
SemerYalnız makam ve para, fazilet için yetmez,
İlim ve irfan yoksa, semer on para etmez.
Ölümü sevmekÖlümü seviyorsan, ömrü rahat yaşarsın,
Çıkacak engelleri, birer birer aşarsın.
Leş etUzak durmak lazımdır müminin gıybetinden,
Kim nasıl yemek ister, ölmüş leşin etinden?
Faydasız gözyaşı
Geçmiş seneler gelmez, ömür boyu ağlasan,
Fayda vermez gözyaşı, ciğerini dağlasan.
Sık gitmekÇok sık gidip gelerek, üzme sadık dostunu!
Kapı önüne serer. bir gün senin postunu.
Salihlerin yoluNe kadar yaşlansa da, büyük zatlar zindedir.
Salihlere bak hepsi, onların izindedir.
Kat, yat ve cansız atZengin de güvenmesin, birkaç kata ve yata!
Gün gelir o da biner, ağaçtan cansız ata.
Kalb huzuruÇok kimse huzur için, boş işlerde koşturur,
Rabbi anmakla bulur, ancak gönüller huzur.
Saltanat buDoğru iman, salih iş, budur işte saltanat,
Sıratta uçmak için, gerekli bu çift kanat.
Sonsuza hazırlıkNamaz kılmak imanın şaşmaz mihenk taşıdır,
Ölüm yok olmak değil, sonsuzluğun başıdır.
Meslek sırrıŞöyle sakin bir gece, tatlı mehtap bul bana!
O zaman anlatırım meslek sırrını sana.
Ya RabbîNe kadar muntazamdır, bütün işlerin senin,
Bunların hikmetine, aklı ermez kimsenin!
KibirlenmemeliKamış ben boşum dedi, tatlandı, şekerlendi,
Kavak göğe yükseldi, sonra baltayı yedi.
Az ama çok görünürDosttan az ayrı kalmak, az olsa da az gelmez.
Gözüne bir kıl girse, az ama rahat vermez.
Âhiret kaygısıKaygısız geçen ömre, yazık olsun binlerce!
Keşke yakalansaydık, kaygıya daha önce!
Nazlının naz çekmesiPek nazlı büyüse de, aşka tutulan kimse,
Alışması gerekir, onun da naz çekmeye.
Senden yanaYalnız seni anarım, teveccühüm sanadır.
Şu dünya yıkılsa da, gönlüm senden yanadır.
Zamane şeyhi
Şu zamane şeyhleri, mürit yazar deftere,
Kendi bâtıl yoldadır, hakkı nasıl göstere?
Söz dinleİmam-ı a'zam dedi sana işin özünü,
Ehl-i sünnete sarıl, dinle onun sözünü!
Nefse uyarsakGece gündüz koştukça, nefsimizin ardından,
Biz sadığız desek de, sözümüz olur yalan.
Ayrılık acısı
Ayrılık acısı az olsa da, çok acıdır,
Ufacık bir kıl kaçsa, gözü nasıl acıtır.
Naz çekmekÂşık olan gülemez, gözünden hep yaş döker,
Nazlanmayı bırakır, çile çeker, naz çeker.
Lüzumsuz sözlere, kim olsa kızar.
Zindan ederDostlarınla gezersen, girersin gülistana,
Zıtlarla beraberlik, zindan olur insana.
Maksat gülGönül gözün görmezse, başka şeyler bahane,
Gülü sevmişsen eğer, dikeninden sana ne!
Eden bulurKusur aramak için, sağa ve sola bakma!
Herkes Allah'ın kulu, sakın hiçbir can yakma!
İşi ehline sorYol yordam bilmeyene, insan sanıp hâl sorma!
Bülbül yanında varken, kargalara gül sorma!
Bir gönle girmeliKim olur gözden ırak, olur ırak gönülden,
Bir gönle girmeye bak, ırak olsan da gözden.
Dost sanmakHâlden bilen yok diye, düşünüp de gamlanma!
Yüzüne her gülene, dost sanıp da bağlanma!
Çare araKüsüp darılmak için, arama hiç bahane!
Sevip sevilmek için, bulmalısın çok çare!
Dertten sonra huzurBazen dertler, belalar bir yağmur gibi yağar,
Yağmurdan sonra yedi renk gökkuşağı doğar.
Kervan yürürBid’at ehli ters görür, gözlerini kin bürür,
Onlar havlayıp dursun, it ürür kervan yürür.
Dost için can taşıAhbaplığa yakışmaz, dost aramak can için.
Can taşımak gerekir, can için, canan için.
Vakti boşa ayırmakSalih insan camide, vakti beşe ayırır,
Ahmak olan kahvede, vakti boşa ayırır.
Nasip işi buNasipse, el getirir, yel getirir, sel getirir,
Değilse, el götürür, yel götürür, sel götürür,
Kusur aramaHelâl kazan, helâl ye, el uzatma harama!
Her hakikati ara; ama kusur arama!
Gönülden sevmeliYeşillik nasıl güler, bulutlar ağlamasa?
Sevgisi hemen söner, gönlünü bağlamasa.
Kim gerici?Ey bâtılı övücü, gerçekleri yerici,
Hak emrine uyan mı, sana göre gerici?
Kazanmak ve kaybetmekÇalışıp çok kazanmak, uzun seneler ister.
Kaybetmeye gelince, bir anlık gaflet yeter.
Sevgide fedakârlıkFayda umma sevgide fedakâr olmayandan,
Onu sokma içeri şu gönül kapısından!
Kirli dünyaDünya kirli yer diye, insan doğarken ağlar,
Yaşar iken kirlenir, öldüğü an yıkarlar.
Kalb kapısıKapıya kadar gelmiş, gitmişsin zil yok diye,
Kalb kapısı zilsizdir, o buyur der içeriye.
Kuma ve taşa yazmakEğer arkadaşın bir şey yaparsa sana,
Kötülükse kuma, iyilikse taşa yaz!
Kendin iyi kötü bir şey yaparsan ona,
Kötülükse taşa, iyilikse kuma yaz!
Gafleti bırakEcel takip ederken, dünyalık hevestesin,
Gafleti bırak artık, belki son nefestesin.
Öle giderMecnun olmuş Leyla’ya, git dese çöle gider,
Yollarına baş koymuş, uğrunda öle gider.
Gönül yapmakEğer bir gönül yapmak gelmiyorsa elinden,
Bari gönül yıkıcı söz çıkmasın dilinden.
Çok konuşmakÇok konuşursa kişi, ayıplarını açar,
Sözünü uzatandan, dostları bile kaçar.
Boş gitmeliBüyük zatlara kalbi boş giden dolu döner,
Dolu giden boş döner, bir balon gibi söner.
Dosta halı serGelen gerçek dost ise, yollarına halı ser!
Art niyetle gelmişse, düşünme hemen yol ver!
Boş gürültüBağırıp çağırmakla, sesinle olma mağrur!
Gök gürültüsü değil, otu büyütür yağmur.
Akıllı ve ahmakAkıllı ölçüp biçer, danışmadan konuşmaz,
Ahmağın burnu büyük, hiç kimseye danışmaz.
Merak etDini biraz et merak, âlimler ne diyor bir bak!
İslam’ın esasını öğrenirsin muhakkak.
Nefsin arzusuNefsimiz, tatmin olmaz, kötülük yaptırmakla,
O ancak rahat bulur, kendine taptırmakla.
Abdesti tez almalıAbdestini yel gibi, hızlı almaya alış!
Namazını yıl gibi, uzun kılmaya çalış!
Kurban ibadetiDeme (kurban bir ettir), o, sevgi, merhamettir,
Kesebilen mümine, büyük bir ibadettir.
Sıkıntı nimettirYalnız namerde değil, mertlere de el açma!
Sonsuz saadet için, sıkıntılardan kaçma!
GaribanGariban, taşı yastık, toprağı döşek eder,
Durmadan yük taşır, nefsini eşek eder.
Rehbersiz olmazGitmeyen sağlam ere, salih insan olamaz,
Uğraşır hep boş yere, hakikati bulamaz.
Rahat gülEmin yerlere git ki, geri gelebilesin,
Kimseyi ağlatma ki, rahat gülebilesin.
Nefsin terbiyesiElbet ateşle barut, bir yerde sakin durmaz,
Nefsini dizginlersen, öyle hemen kudurmaz.
Dolduruşa gelmek(Ne yiğitsin) derler, candan ederler,
(Çok cömertsin) derler maldan ederler.
Orta yolAlçak yerde yatma, sel alır gider,
Yüksek yere çıkma, yel alır gider.
Tedbir almakCeddimiz emreder tedbir almanı,
Der, (sakla samanı, gelir zamanı.)
Eden bulurLeyleğin ömrü hep Laklakla geçer.
Rüzgâr eken kişi, fırtına biçer.
Eken biçerÂşık serden geçer, yârden geçemez,
Mümin ölse bile, içki içemez,
Herkes ettiğini bulacak bir gün,
Arpa eken elbet buğday biçemez.
Kötü alışkanlıkKötü alışkanlığa denmeli artık yeter,
Çünkü alışmış olan, kudurmuştan da beter.
İstişareEhline danışan zat, karlı dağları aşar,
Danışamayan ise, düz yolda bile şaşar.
Davete gitÇağrıldığın yere git, uzak diye erinme!
Çağrılmadığın yerde ise asla görünme!
Uyumlu olmakUyumlu olanlara, görenler hayran olur,
İki gönül bir olur, samanlık seyran olur.
YalanYalancının evi yanmış,
Kimsecikler inanmamış,
Herkes gülüp geçmiş öyle,
Bu sözü de, yalan sanmış.
FetvaOkun cinsine göre, çekip gererler yayı,
Anlatılışa göre verirler her fetvayı.
AşkAşk başta kılarsa karar,
Akıl baştan eder firar,
Kimseden utanmaz asla
Ne hayâ bırakır, ne ar.
Sözü uzatmakSözünü uzatan, sürçer, gaf eder,
Kıymetli vaktini hep israf eder.
Fazla sözÇok konuşan belki çok günah işler,
(Fazla söz yalansız olmaz) demişler.
Azgın ihtiyarKadını eri saklar, peyniri deri saklar,
Yaşlanınca azanı ancak teneşir paklar.
KansızlarKansızlardan kan çıkmaz, ecel yoksa can çıkmaz,
Ateş olmayan yerden, elbette duman çıkmaz.
ÇirkefHiç öyle yan bakma, onun bunun büstüne!
Çirkeflere taş atma, sıçrar senin üstüne.
BirlikBir tek elin nesi var, iki elin sesi var,
Bölücülük kötüdür, birlikten kuvvet doğar.
Not alKişi verdiği sözü, dalgınlık olur tutmaz,
Yaz ki âlim unutur, kalem ise unutmaz.
Salih olmakSalihler ekmeğin yarısını yer,
Diğer yarıyı da, tasadduk eder.
Hak helâl etmekHak helâl et çok sevab, sakın etme itiraz!
Tavuk gelecek yerden esirgenmez çünkü kaz.
Bahane çıkarSağlık sıhhat içinde yaşasan da şahane,
Ecel gelince olur, baş ağrısı bahane.
Gerçekçi olAva gelmez kuş olmaz, başa gelmez iş olmaz,
Hayâl peşinde koşma, gönle göre düş olmaz.
Dört kimse
En iyisiİlim sahibi ise, bildiğini bilirse,
Tevazu ehli olur, kibirlenmez o kimse.
Haddini bilmezHem keldir, hem foduldur, bilmediğini bilmez,
Nasihatten anlamaz, ölüdür o dirilmez.
İkaza muhtaçBilir, ama nedense, bildiğini bilemez,
Ayıkması kolaydır, gafleti uzun sürmez.
Haddini bilirÇok şey bilmez ama, bilmediğini bilir,
Cahillikten kurtulur, çünkü haddini bilir.
Aslan yatarİnsanların çoğu yüksekten atar,
Çünkü her gönülde bir aslan yatar.
Âşıkla gâfilNe öğüt verirsen ver, âşık ile gâfile,
Boşa kürek çekersin, hepsi olur nâfile.
Hile yapmaYalana sapma asla, zararın olsa bile,
İşine eden hile, can verir mihnet ile.
İşin başıMutlu olmak istersen her işin başını bil!
Uygunsa seç, eşini, işini, aşını bil!
Sen de ölürsünTevbe sana yük değil,
Telaşın büyük değil,
Sen de ölürsün elbet,
Can bedene mülk değil.
Yersiz konuşmakÖyle yersiz konuşmak, kalbi katılaştırır,
Karanlığa götürür, nurdan uzaklaştırır.
Susmayı bilmekVara yoğa konuşmak, cahillik alâmeti,
Susmayı bilen bulur elbette selâmeti.
Az konuşanSusan ve az konuşan, kınanmaz, ayıplanmaz,
Ağırbaşlı görülür, asla aşağılanmaz.
Susan kurtulurLisanıyla kendini belli eder insan,
Çok sözde vebal vardır, ancak kurtulur susan.
Doğruluk yalanDoğru olmak insana kazandırır irfanı,
Yalan zayıflatır imanı, rezil eder insanı.
Gıybet âfetiDedikodu gıybettir, şiddetli bir âfettir.
Toplumları yıkan büyük bir felakettir.
Masrafsız ziynetSükût hiç yorulmadan yapılan ibadettir,
Masrafa girmeden takılan bir ziynettir.
Akıllı ve ahmakAkıllı düşünür her bildiğini söylemez,
Ahmak durmaz konuşur söylediğini bilmez.
Dil zehir kusarDil söze başlayınca, gönül mecburen susar,
Gönlümüz susunca da, dil ne zehirler kusar.
Yerinde konuşmak
Fazla şaka ve alay, cahillik alameti,
Yerinde konuşmalı, isteyen selameti.
Ahireti kazanSeni kurtarır sanma geçici dünya malı!
Marifet ahireti burada kazanmalı.
ÜzülmekÖlenleri diriltmez, gidenleri getirmez,
Sinirleri yıpratır, hiçbir işi bitirmez.
Gönülsüz işAngaryayla ile olmaz, istekle taşınır taş,
Gönülsüz yenen aş, ya karın ağrıtır ya baş.
Kendine düşmanKimin dili kötüyse, olur kendine düşman,
Vara yoğa konuşan olur sonunda pişman.
Alay etmekAlay belki güldürür, ama kalbi öldürür,
Nefrete sebep olur, parçalatıp böldürür.
El aldıYüksekleri yel aldı, alçakları sel aldı,
Bizimkiler uyurken, parsaları el aldı.
Güzel sözGüzel söz sadakadır, sevgidir, alakadır,
Yarın için teminat, mahşerde nafakadır.
Kötü dil düşmandırİnsana kötü dili, olur en büyük düşman,
Vara yoğa konuşan, çok geçmez olur pişman.
Susan salim olurİlim öğrenen âlim, susan sâlim olurmuş.
Zulmü meslek edinen, sadist, zâlim olurmuş.
Kalb gözüKimin temizse özü, doğru ise her sözü,
Çok geçmeden açılır, elbet onun kalb gözü.
Az sözEtse dil istirahat, kalbi de eder rahat.
Az söz de kâfi gelir, hâsıl olur maslahat.
OlursunGönül verme paraya, geçmez pulu olursun,
Kime bir sır söylersen, onun kulu olursun.
Gülünecek yeri bilÇok gülmek olur ayıp, sevaplar olur kayıp,
Gülünecek yeri bil, bunları öğüt sayıp.
Sonumuz toprakÖmür ağacı kurur, dökülür her gün yaprak,
Ne kadar çok yaşasak, sonumuz kara toprak.
Her şey Allah'tanNe şerri düşmandan, ne de hayrı dosttan bil!
Sebep, onlar olsa da, hepsini Allah’tan bil!
Misafirhaneİbretle bakan için, dünya misafirhanedir,
Ona gönül bağlayan, elbette divanedir.
TakdirNe kadar gayret edersen et!
Takdirden öte, yol gitmez elbet.
Yaprak oynamazKul eliyle yaptırır işleri Cenab-ı Hak,
Rabbimizden izinsiz oynamaz asla yaprak.
Malla övünmeZengin ol, ister fakir, tek sermayen kefendir,
Mala mülke güvenen, mecnun değilse nedir?
Kadere razı olKıskançlıktan uzak dur, kimseye etme haset!
Kaderinde ne varsa, meydana gelir elbet.
Hayra harcaVarsa malını harca, zamanında, yerinde,
Bırakırsın hepsini, elbet son seferinde.
MüdaraEğer iki cihanda ister isen selamet,
Dosta göster mürüvvet, düşmanı idare et!
Allah yâr
Ne Mecnunda vefa var, ne de Leyla sana yâr,
Sevgilerde ihlâs yok, tek Allah insana yâr.
Susan pişman olmazKişi yanılabilir, iyi söz de söylese,
Sustuğu için pişman olmamıştır hiç kimse.
Susan kurtulurFazla sözden uzak dur, bir gün perden yırtılır,
Resulullah buyurdu: (Susan elbet kurtulur.)
Mazlumun âhıFayda yok boş heveste, kulak olsun hak seste.
Mazlumun âhı çıkar hep aheste aheste!
Giden paraİçkiye, eğlenceye harcanıyor paralar,
Sarılamaz olmuştur, nice derin yaralar?
Sapıklar çoğalıyorFarklı telden çalıyor, mezhepsizin her türü,
Ehl-i sünnet gariptir, sapıklarsa bir sürü.
Sünnet düşmanıProfesör unvanla, İslam’a saldırıyor,
Kur’anda yoktur diye, sünneti kaldırıyor.
Satılık postYaşlanmış şeyh taslağı, devredecek postunu;
Menfaat için satar, kırk senelik dostunu.
Akademik dinciDört koldan saldırıyor, akademik dinciler,
Ne herzeler kusuyor, döktürüyor inciler.
Alet olmakİslam’ı yıkmak için hazırlanmış localar,
Bunlara alet olur, bid’at ehli hocalar.
Sökülen çivilerDini yıkmak işine başlamışlar derinden,
İman çivilerini çıkarmışlar yerinden.
Cinsellik deniziNice genç cinsellik denizinde boğulmuş,
Dinin güzel ahlakı, ortalıktan kovulmuş.
Sular bulanıkFuhuşlar tavan yapmış, inançları sulanmış,
Küfür seli akıyor, temiz sular bulanmış.
Dizi tuzağıTV’lerde çıkarlar hayâlî bir geziye,
Kurdukları tuzaklar, gizlenmiş her diziye.
Ahlak hırsızlarıModa diye iffeti, ellerinden aldılar,
Gençliğin ahlakını çok sinsice çaldılar.
Bid’at saltanatıHer gün rağbet topluyor mezhepsizlik sanatı,
Böylece yükseliyor, bid’atin saltanatı.
Sektörün aktörüKüfür olmuş bir sektör, mezhepsizler baş aktör,
Milletimiz şaşırmış, cahillik esas faktör.
Zamane insanıŞeytan vurmuş şamarı, yırtık hayâ damarı,
Hoş karşılar içkiyi, zinayı ve kumarı.
Nankör insanNankörlük eder insan, nimet veren Allaha,
Gördüğünü bilirken, girer nice günaha.
Kişinin değeri
Kişiye güzellik veren yüzüdür,
Yüze de güzellik veren gözüdür,
İnsan cemaliyle değer kazanmaz,
Değeri ağzından çıkan sözüdür.
Kibirİstenen tevazudur, kibir İblis’e hastır,
Şeytana benzeyenin sonu elbet iflâstır.
İhlâs ibresiYuvarlanmışsan kibre, nasıl girersin kabre?
Durumunu gösterir ihlas denilen ibre,
Başa kakmakYangına sebep olur, bir kibriti çakmak,
Edilen iyiliği yok eder, başa kakmak.
Dar günündeVar gününde buyur der, el üstünde tutarlar,
Dar gününde gelirsen, ilk fırsatta satarlar.
HainHain, sanki pervane, rüzgâra göre döner,
Rengini belli etmez, vaktinde yanar söner.
SemerYalnız makam ve para, fazilet için yetmez,
İlim ve irfan yoksa, semer on para etmez.
Ölümü sevmekÖlümü seviyorsan, ömrü rahat yaşarsın,
Çıkacak engelleri, birer birer aşarsın.
Leş etUzak durmak lazımdır müminin gıybetinden,
Kim nasıl yemek ister, ölmüş leşin etinden?
Faydasız gözyaşı
Geçmiş seneler gelmez, ömür boyu ağlasan,
Fayda vermez gözyaşı, ciğerini dağlasan.
Sık gitmekÇok sık gidip gelerek, üzme sadık dostunu!
Kapı önüne serer. bir gün senin postunu.
Salihlerin yoluNe kadar yaşlansa da, büyük zatlar zindedir.
Salihlere bak hepsi, onların izindedir.
Kat, yat ve cansız atZengin de güvenmesin, birkaç kata ve yata!
Gün gelir o da biner, ağaçtan cansız ata.
Kalb huzuruÇok kimse huzur için, boş işlerde koşturur,
Rabbi anmakla bulur, ancak gönüller huzur.
Saltanat buDoğru iman, salih iş, budur işte saltanat,
Sıratta uçmak için, gerekli bu çift kanat.
Sonsuza hazırlıkNamaz kılmak imanın şaşmaz mihenk taşıdır,
Ölüm yok olmak değil, sonsuzluğun başıdır.
Meslek sırrıŞöyle sakin bir gece, tatlı mehtap bul bana!
O zaman anlatırım meslek sırrını sana.
Ya RabbîNe kadar muntazamdır, bütün işlerin senin,
Bunların hikmetine, aklı ermez kimsenin!
KibirlenmemeliKamış ben boşum dedi, tatlandı, şekerlendi,
Kavak göğe yükseldi, sonra baltayı yedi.
Az ama çok görünürDosttan az ayrı kalmak, az olsa da az gelmez.
Gözüne bir kıl girse, az ama rahat vermez.
Âhiret kaygısıKaygısız geçen ömre, yazık olsun binlerce!
Keşke yakalansaydık, kaygıya daha önce!
Nazlının naz çekmesiPek nazlı büyüse de, aşka tutulan kimse,
Alışması gerekir, onun da naz çekmeye.
Senden yanaYalnız seni anarım, teveccühüm sanadır.
Şu dünya yıkılsa da, gönlüm senden yanadır.
Zamane şeyhi
Şu zamane şeyhleri, mürit yazar deftere,
Kendi bâtıl yoldadır, hakkı nasıl göstere?
Söz dinleİmam-ı a'zam dedi sana işin özünü,
Ehl-i sünnete sarıl, dinle onun sözünü!
Nefse uyarsakGece gündüz koştukça, nefsimizin ardından,
Biz sadığız desek de, sözümüz olur yalan.
Ayrılık acısı
Ayrılık acısı az olsa da, çok acıdır,
Ufacık bir kıl kaçsa, gözü nasıl acıtır.
Naz çekmekÂşık olan gülemez, gözünden hep yaş döker,
Nazlanmayı bırakır, çile çeker, naz çeker.
0Awesome Comments!