Ufoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ufoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

51. BÖLGE



51.BÖLGE! - 51 BÖLGE'NİN SIRLARI - 51. BÖLGE ARAŞTIRMALARI - 51. BÖLGEDE NE ARAŞTIRILIYOR - 51. BÖLGE FOTOĞRAFLARI VE VİDEOLARI




Bu yazımızın ana başlığı 51. bölge. ancak bu yazımızda yalnızca 51. bölge hakkında değil, geniş çaplı ufo-uzay araştırmamıza da ulaşmış olacaksınız. Elbette önceki yayınladığımız belgeleri tekrar yayınlamayacağız. Bu yazımızda 51. bölgede ne yapılıyor, NASA araştırmaları, farklı gizli ve gizemli araştırmaları okuyacaksınız. Aşağıya çeşitli videolar ekledik. yazı içerisine ve yazı sonuna eklenen videolar ve fotoğraflar da hem ufo araştırmalarını, hem uzayda hayat var mı araştırmalarını hem de 51. bölgedeki araştırmaları açıklar niteliktedir...

Dünya'nın en çok bilinen askeri üslerinden bir tanesi olmasına karşın yetkililer varlığını hiçbir zaman kabul etmedi. Soğuk savaş yıllarında gizli operasyonların yürütüldüğü 51. Bölge, uzun süre boyunca çılgınların, komplo teorisyenlerinin ve aşırı meraklıların ilgi odağı oldu. 51. Bölge'nin UFO'lara ve uzaylı varlıklara ev sahipliği yaptığı yönündeki söylentilerin henüz kanıtlanamamış olmasına karşın, hükümetin bu üste yıllardır gizli çalışmalar sürdürdüğü ve ileri sürülen bazı spekülasyonların gerçek olduğu ortaya çıktı. Gizli yeraltı tünelleri, saklı düşman uçakları, çok gizli UFO dosyaları 51. Bölge'nin ismiyle anıldı. 51. Bölge çalışanları yıllar sonra ilk kez bu yapım ile sessizliğini bozarak dünyanın en saklı tutulan yerlerinden bir tanesinde gerçekte neler olup bittiğini izleyiciyle paylaşıyor.




51. Bölge, Las Vegasin 153 km. kuzeyinde, Groom Dry Lake yakininda olup Nevada Test Sahasi ve Nellis Hava Kuvvetleri Sahasi ile çevrelenmistir. En yakin yerlesim birimi, hemen kuzey sinirinda bulunan Rachel kasabasidir. 51. Bölgenin içinde bulundugu arazi 76 km. karedir ve bu ebat Connecticut Eyaletinden biraz küçük olup, Lübnandan ise biraz daha büyüktür.

Bu bölgede çekilen fotograflar 51. Bölgenin yalnizca birkaç hangar ve çesitli küçük yapilardan olustugunu gösterse de, bir çok insan, orada, yerin altinda çok önemli ve genis bir kompleksin bulundugunu bilmektedir.

51. Bölge yillarca ordunun U-2, SR-71 ve F117A Hayalet Uçak gibi çok gizli hava araçlarinin test sahasi olarak kullanilmistir. Son yillarda, 51. Bölgenin hemen güneyinde, Papoose Dry Lake yakininda yer alan ve S4 Bölgesi olarak bilinen yerde, ele geçirilen uzayli araçlarinin tekrar islemden geçirilerek test uçuslarina çikarildiklarina dair çok ciddi kanitlar vardir.

GROOM LAKE BASEIN FONKSIYONU NEDiR?

Groom Lakedeki üs , gizli helikopterlerin en son jenerasyonu için Amerikanin geleneksel test alani olmustur. U-2 , YF-12A , F-117A topluma açiklanmadan çok önce burada test edilen uçuslardir.

Amerikan Hükümeti önceleri bu üssün varligini kesinlikle kabul etmemekteydi, fakat daha sonra Sovyet uydusu tarafindan çekilen üssün fotograflari basina sizdirilinca Amerikan Hükümeti üssün varligini kabul etmek zorunda kaldi fakat bu üste yapilan çalismalari ve projeleri Ulusal Güvenligi ilgilendirdigi için açiklamayacagini bildirdi.. Genel söylentiler ve üste çalismis üstdüzey askeri ve sivil yekililer ve de en önemlisi üs içinde gizli projelerde çalismis bilimadamlarinin itiraflari, üste , havacilik izlemeleriyle Auroradenilen ultra-yüksek hizli casus uçak , bir çok çesit , insan bulunmayan havasal kesif araçlari , gizli helikopterler ve F-117A için bir yer degistirme gibi bir çok olasi yeni çok gizli uzay araçlarindan ve dünyadisi kaynakli projelerin üretildigine dair bilgilerini dogrulamaktadir..

Fakat Groomdaki çogu aktivite , sadece askeri esas kadrodaki kimseler yararina dünyasal silahlari ve sistemleri test etmektedir.






51. BÖLGE ve UFOLARLA iLGiSi ...

Bu bölge , test uçuslarinin yapildigi UFO gözlemleriyle doludur. Evet 51. Bölge'de, basta 1947 Roswell'de düsen UFO enkazi olmak üzere, birçok olayda ele geçen UFO enkazlari ki bunlarin enaz 9 tane oldugu söylenmekte, bölgedeki yeralti hangarlarinda tutulmakta ve bunlar üzerinde bilimsel ve teknolojik amaçli arastirmalar yapilmaktadir.

Bob Lazar askeri yetkililer tarafindan Los Alamos'tan 51. Bölge'deki S-4 denilen bir alanda , Groom Lakein güneyindeki Papoose Lakede bir askeri üste dünya disi kaynakli uçan cisimlerin teknolojisi ve propulsion sistemlerini çözmesi için getirilen bilimadamlarindan biridir. Lazar dedigine göre, kendisi ele geçmis olan bir UFO'nun reverse engineer tersine mühendislik" ile ilgili kisminda çalismis, fakat orada bulundugu süre içinde hiç dünyadisi varlikla karsilasmamistir.

Lazarin iddia ettigi egitimsel belgeler kesinlikle dogrulanmis ve üste çalistigi , vergi ve maas bildirisinden de dogrulanmistir. Lazar'in bu konuda 1989 yilinda kendini basin ve televizyonlar araciligiyla desifre etmesinin nedeni öldürülme korkusundandir. Çünkü kendisi, en yakin arkadasina çalistigi gizli projeleri anlatmis ve bir gece arkadasiyla birlikte 51.Bölge'nin etrafinda gizlenerek arkadasina gece 03'ten sonra talim yapan UFO'lari izlerken , güvenlik timlerine yakalanmislar ve 3 gün ve gece boyunca sorguya çekilmislerdir. Öldürülme korkusuna kapilan Lazar çareyi kendini desifre etmekte bulmus ve ilk önce Las Vegas Tv 'den ünlü programci George Knapp olmak üzere, CNN Larry King'te dahil birçok Kanala çikmistir.

Lazar'in bu akilli davranisi hem hayatinin kurtulmasina hem de Amerka'nin yillardir tüm Dünyadan gizledigi 51. Bölge'nin desifre olmasini saglamistir. Lazar , iddialarini ilk olarak televizyon röportajlarinda yaptigi için , bir çok merakli kisi , uçan uzay araçlarinin, UFO 'larin pariltisini yakalamak için üsse en yakin kamu alanlarina gelmeye baslamislar. Bir çok insan burada UFO gözlemlemis ve hatta bazilari manevralar yapan bu isikli cisimleri filme almayi basarmistir..Bu görüntüler dünya televizyonlarinda birçok belgeselde gösterilmistir..( Türkiye'de de UFO Gerçegi programlarinda da bu görüntülere yer verilmistir.)




ZiYARETÇiLER NEREYE GiDiYOR?

Las Vegas;dan 130 mil kadar uzaklikta , issiz Nevada Otoyolu 375;de Mile Marker LN 29.5de , yöreden bir çiftçi tarafindan kullanilan tek bir posta kutusu vardir. Black Mail Box ( siyah posta kutusu [ simdilerde beyaz] ) , bu genis otobandaki tek sinir noktasi oldugu için burasi , inançli insanlarin geldigi yerdir. Bu sinirin öte tarafi olan 51. Bölge topraklarina giris kesinlikle yasaktir. Etrafa girilmez ve güvenlik güçleri girenleri öldürme yetkisine sahiptir yazili büyük levhalar vardir ve hertaraf güvenlik kameralariyla çevrilmistir. Ne karadan ne de havadan bu çok gizli üssün 30 mil etrafina hiçkimse yaklastirilmamaktadir.

Sinira yakin olan kamu alaninda 51. Bölgeyi uzaktan görebilen iki görüs noktasi bulunmaktadir: Bunlar , White Sides ve bir ziyaretçinin yasal olarak görebildigi bir hava kuvvetleri üssü bulunan Freedom Ridgedir. Belli bir uzakliktan Tibakoo Peak Dagindan , hala üssü görebilirsiniz. Fakat issiz , çamurlu bir yolda bir-bir buçuk saatlik yorucu bir yolculugu göze almalisiniz.

CAMMO DUDES NEDiR?

Bu , çok gizli askeri siniri devriye gezen , adi bilinmeyen özel güvenlik gücü için bulunmus bir takma isimdir. Onlar rozetsiz ve tedbil-i kiyafet gezerler , beyaz veya siyah Cherokee jeepler kullanirlar. Sinira birkaç mil yaklasan her ziyaretçiyi izlerler. Fakat baglantiyi engellemek için daima kontrol altindadirlar.

BU ALANI ZIYARET ETMEDEKi TEHLiKELER NELERDiR?

En büyük tehlike , tellerle çevrilmemis askeri alandan dikkatsizce geçmektir. Eger geçerseniz , hemen yakalanir ve binlerce dolar para cezasi ödersiniz. Yolun sinira yaklastigi her nokta ; GEÇILMEZ ! ASKERI BÖLGEDIR ! YASAK ALAN ! levhalariyla açikça belirtilmistir. Sinirin yönünden emin olmadan dikkatsizce yürümek yanlistir. Levhalar görülemedigi için gece yürüyüs yapmak tehlikelidir. Baska bir tehlikede , araba kullanirken , aracinizin issiz çamurlu yola saplanip kalmasidir. Kuma saplanip suyunuzun bitmesi , öldürücü olabilir.

10 İlginç Kaçırılma Olayı


Uzaylı Kaçırılmaları
Bazı araştırmacılara göre uzaydan gelen yaratıklar yaklaşık 300 yıldır insanları kaçırmaktadırlar.
Dünya çapında ünlü İngiliz UFO uzmanı Jenny Randles ( Türkiye’de de kitaplarından ikisi tercüme edilerek basılmıştır) en ilginç ve belgelenmiş uzaylılar tarafından kaçırılma ve yakın temas vakalarını yeni yayınladığı The Complete Book of Aliens and Abductions-Uzaylılar ve Kaçırma Olayları Üzerine Kapsamlı Kitap (Piatkus Yayınevi, Londra, İngiltere) adlı eserinde geniş yer vermiştir.
Uzman tarafından en ilginç bulunan 10 olay şunlardır:
1. Teath, İngiltere, 1645: Pitt ailesinin yanıda hizmetçi olarak çalışan 15 yaşlarındaki Anne Jeffries evin bahçesinde tamamen şuurunu yitirmiş ve yerde acılar içinde kıvranırken bulundu. Genç kız kendine geldiğinde patronlarına yanına bir kaç küçük insana benzer yaratığın geldiğini, vucuduna dokunarak onu öpmeye başladıklarını anlattı. Daha sonra kızın başı dönmüş ve her şey kararmıştı.
Halk Efsanelerinde UFOlar
Hizmetçi kız uyandığında kendini oldukça aydınlık bir yerde etrafında kendi tabiri ile “küçük perilerle çevrili” bulmuştur. Daha sonra yaratıklar genç kızı incelemeye başlamışlar ve özellikle de dikkatlerini üreme organlarına vermişlerdir– Karanlık ortadan kalktığında hizmetçi kendini bahçede bulmuştur.
2. Song-Zi Xian, Çin, 1880: Çiftçi Yut Ten ağaçlar arasanda parlak cismi gördüğünde evine gidiyordu. Birden felce uğradı ve havalandığını hissetti. Etrafta büyük bir vınlama sesi vardı ve çiftçi kendinden geçerek bayıldı. Kendine geldiğinde bir dağdaydı. Aradan yaklaşık iki haftalık bir zaman geçmişti ve evinden 450 Km uzakta Guizhou Eyaletindeydi!
3. Paarl, Güney Afrika, 1951: Tanınmamış bir İngiliz mühendis ıssız bir dağ yolunda aracını sürmekte iken küçük insan benzeri bir yaratık tarafından durdurularak kendisine “suya ihtiyacımız var” denildi.
Yaratığa yardım etmek için dağda bulunan bir su kaynağından su temin eden mühendis onu içinde yaralı vaziyette yüz üstü yatan bir başka varlığın bulunduğu tepsi biçimli aracın pilotuna götürdü. Ziyaretçi gökyüzünü göstererek yer çekimini kaldıran teknolojileri ile oradan geldiklerini söyledi.
4. Vienna, Avusturya, 1955: İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin elinde bir çok iskenceler görmüş bir insan olan Josef Wanderka, ormanda yürürken ağaçsız bir bölgede büyük, gri renkli ve yumurta biçiminde bir araçla karşılaştı. Gemidekiler onu güveteye aldılar. Bunlar uzun boylu, sarışın çift cinsiyetli güzel suratlı varlıklardı. Ziyaret sırasında Wanderka ağlayarak yaratıklara Nazilerin zulümlerinden bahsetti ve eğer ileri bilgileri ve güçleri varsa Dünyayı düzeltmeleri için yalvardı. Onlar da Dünya tarihinin gidişatına karışamayacaklarını söylediler.
5. Grodner Pass, İtalya, 1968: Walter Rizzi, disk biçmindeki cismi gördüğünde sıkı bir fren yaparak motosikletini durdurdu. Bir süre sonra gri tenli, kel kafalı ve kedi gözlü küçük yaratıklar açığa çıkacaktır. Bu yakın temas sırasında yaratıklar “manyeti araçlar” sayesinde yolculuk yapabildiklerini ve gezegemizide hızlı yaşlandıkları için çok kısa bir zaman dilimi içinde Dünyada kalabildiklerini anlatmıştır. Yaratıklar, Rizzi’yi Dünyanın manyetik kutuplarının değişeceği ve böylece Dünya üzerindeki bir çok yaşam biçiminin ortadan kalkabileceği iklim değişiklikleri olabileceği konusunda uyarmışlardır.
6. Imjarvi, Finlandiya, 1970: Çiftçi Esko Viljo ve ormancı Aarno Heinonen kayak yaparlarken garip kırmızı bir sisle karşılaştılar. İki adam sisler içinde bir uçan dairenin belirdiğini fark ettileri; şuurlarını kaybetmeden önce kör edici bir ışık hüzmesinin açığa çıktı ve dağ eteğinde kendilerine geldiler. “Trol benzeri varlıklar” gördüklerini sonradan hatırlayacaklardıdr. Her ikisi de güneş yanığı tedavisi göreceklerdir. Doktorlar bunların aslında radyasyon yanığı olduğunu inanacaklardır.
Imjarvi Karşılaşması
Heinonen yaratıklarla çevrili garip bir odaya alındıklarını hatırlamaktadır. E.T. ler kendilerine ileride tekrar kontak kurabilmek için kafalarının içine bir alet koyduklarını söyleyeceklerdir.
Finli ormancı bu takılan aletin yan etkisi olarak bazı psişik güçler edindiğini söyleyecektir.
7. Gisborne, Yeni Zelanda, 1978: Bölgede açığa çıkan UFO dalgasından sonra üç genç kadın UFO avına çıktılar. Evlerine geri döndüklerinde hafızalarındaki anlaşılamayan bir saatlik kayıp dışında başlarından geçen garipliklerle ilgili hatırladıkları hiç birşey yoktu. Kadınlardan bir hipnozla geriye döndürüldüğünde yaratıklar tarafından bir arkadaşı ile birlikte kaçırıldığını hatırlayacaktır. Kurban varlıklardan birini çıkardığı ışık hüzmesi ile yakalanmış ve daha sonra kendini yaratıklar tarafından bir levha üzerine yatırılmış vaziyette incelenirken bulmuştur. Yaratıkları uzun zayıf yüzlü ve büyük gözlü olarak tanımlamaktadır. Hipnoz sırasında olayı yeniden yaşayan kadın travma geçirerek “Beni yalnız bırakın. İğrenç.. bunu benden uzak tutun… bunu yapamazsınız!” diye bağırmıştır.
8. Pyrogovkoye Gölü, Rusya, 1978: ‘Anatoly’ takma adını kullanan bir subay gölün kıyısında devriye gezerken iki insan-benzeri yaratıkla karşılaşarak telepatik bağlantı kurar. Ona içecek vererek uyuturlar ve daha sonra gölün kıyısında kendine gelir. Anatoly esirlerini komünist yapmak için zayıf bir girişimde de bulunduğunu hatırlamaktadır. Ordudan ayrılmak için yalandan delilik yaptığı suçlaması ile itham edilmesine rağmen, psikolojik testler, hipnoz seansları ve bağlandığı yalan makinasindan elde edilen sonuçlara göre uzmanlarca yalan söylemediği anlaşılacaktır.
9. Vancouver, Kanada, 1985: Alvina Scott uzaylılar tarafından kaçırıldığını, çalışmalarında kullanılmak için yumurtalıklarından birinin alındığını ve böbreklerinde bulunan hastalığı iyileştirmek için kendi vucuduna bir tıbbi müdehale yapıldığını iddia etmekteydi. Gerçekten de, ultrasonik testlerde hastalıklı böbreklerinin tamamen iyileştiği görülmüştür.
Kendisini Hoova olarak tanıtan ve insan görünümünde olan varlığın yuvarlak kafalı bir gri olduğunu ve hipnotik projeksiyon sayesinde kendini bize bu formda gösterdiğini öğrenmiştir. Ayrıca kendisine insan ve uzaylı DNA’larının karıştırılması ile uğraştıklarını söylemişlerdir.
10. New York, N.Y., 1989: Manhattan’da oturan Linda Napolitano çok yüksek bir katta bulunan apartman dairesinden kaçırıldığını, yaratıklar tarafından kullanılan yer çekimini ortadan kaldıran bir ışın ile penceresinden uzay araçlarına götürüldüğünü ve burada çok ciddi bir tıbbi tahlilden geçtiğini iddia etmektedir.
Asıl şaşırtıcı olan anlattıklarının iki görgü tanığı tarafından da teyit edilmiş olmasıdır. Binanın dışında bulunan ve yüksek mevkideki birine koruyuculuk yapan tanıklardan biri tepesinde uçan bir kadın gördüğünü ve yanında iki Gri Adamının bulunduğunu söylemiştir!

Uzaylılara Ait Arkeolojik Kayıt Bulundu !

Uzaylılara Ait Arkeolojik Kayıt Bulundu !


Bu fotoğraf, arkeologlar tarafından MÖ 1300 ile 1700 yılları arasında Mısır’da hüküm sürmüş, eski bir Kral olan Ptahhotpe’nin Kuzey Sahra’da bulunan Mastabas’daki mezar duvarı üzerinde çizili olarak bulundu.

Bulunduğu ilk zamanlarda bu fotoğrafa pek dikkat edilmemişti. Daha sonra yapılan ufak bir fotoğraf analizi sırasında çok garip bir şeye rastlandı.

Fotoğrafın hemen sağ en alt köşesinde ilginç bir varlık çizimi bulunmaktaydı. Arkeologların ve bilim adamlarının ortaklaşa yaptıkları Optikal incelemeler sonrasında ve olay yeri incelemelerinde çizilmiş olan canlının silueti daha bir belirgin olarak ortaya çıkarılmış oldu.

Fotoğraf analizlerinin tamamlanmasından hemen sonra karşılarında iki ayaklı insanımsı, garip bir canlı varlık çizimi durmaktaydı.

Bu çizim ilk başlarda iki bacaklı ve iki kollu dev bir böcek olarak yorumlandı. Fakat daha sonraları bunun sanıldığı gibi bir böcek tasviri olmadığı anlaşıldı.

Olayı öğrenen UFO Araştırmacıları hemen fotoğrafı incelemeye aldılar. Ortaya çıkan sonuç dehşet verici bir gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyordu.

Elde ettikleri çizim bizim griler adını verdiğimiz dünya dışı varlıklarla tıpa tıp aynıydı. Zaten yıllardır kamuoyunu meşgul eden ve tam anlamıyla bir bilinmezlik haline gelen eski mısır medeniyetinin UFO’lar ve onları yöneten dünya dışı zekâyla olan bağlantısı bu görüntülerle bir kez daha perçinlenmiş oluyordu.



Şekil: 1–2 Mısır eski Kralı Ptahhotpe’ nin mezar duvarında bulunan (Gri varlık benzeri) dünya dışı varlık çizimini görmekteyiz.

Şekil: 3 Günümüzde Griler olarak tanımlanan Dünya dışı varlık çizimi (Grilere ait bir 21.yy çizimi)

60 YIL ÖNCE DÜŞEN UFO YU ABD GİZLEDİ

Fotoğraf: www.facebook.com/uzayyonetimi

FBI Doğruladı:Amerika'ya Ufo Düştü.3 Uzaylı Öldü.

Varlığı yıllardır tartışılan ve ABD makamlarının resmi olarak doğrulamadığı “uzaylılar” tartışmasının cevabı 61 yıl sonra geldi. Yayınlanan FBI raporlarında düşen UFO’nun boyutu, insan benzeri uzaylıların giydiği kıyafetler açıkça tanımlanıyor.

Varlığı yıllardır tartışılan ve ABD makamlarının resmi olarak doğrulamadığı “uzaylılar” tartışmasının cevabı 61 yıl sonra geldi. Yayınlanan FBI raporlarında düşen UFO’nun boyutu, insan benzeri uzaylıların giydiği kıyafetler açıkça tanımlanıyor. 

İnsanoğlunun en çok merak ettiği konuların başında gelen uzaylılar ilk defa resmi olarak doğrulandı. Federal Araştırma Bürosu (FBI) 1950’de, ABD’ye düşen bir uzay mekiği hakkında hazırlanan özel raporunu önceki gün yayınladı. New Mexico’da düştüğü iddia edilen fakat yıllardır varlığı reddedilen uçan daire hakkında yayınlanan raporda, uzaylıların boyu, mekiğin şekli ve boyutu gibi en ince detaylara yer veriliyor. İsmi açıklanmayan bir kaynak tarafından verilen bilgiler doğrultusunda Washington’da, gizli ajan olarak görev yapan Guy Hottel’in hazırladığı raporda “New Mexico’da üç uzay mekiği ele geçirildi” açıklaması yapıldı. 

90 santimetre boyundalar 

22 Mart 1950 tarihli belgede “Uçan cisimler ortaları yükselen birer daire şeklinde tanımlanabilir. Cismin çapı 15 metre. Her araçta insan vücuduna benzer üç ceset bulduk. 

Bulunanlar 90 santimetre boyunda ve metalik kıyafetler giyiyor. Her birinin vücudu pilotların giydiği kıyafetlere benzer bandajlarla kaplı. Mekiklerin New Mexico’da bulunmasını bölgedeki üst düzey radar sistemine bağlıyoruz. 

Uzay mekiğinin kontrol mekanizmasıyla radarın karıştığını tahmin ediyoruz” açıklamasında bulunuldu. 



Sonunda açıklandı 

New Mexico’da bulunan Roswel kasabasındaki askeri üsse, 2 Haziran 1947’de bir UFO düştüğü iddia edilmiş, uzaylılar üzerinde bilimsel araştırmalar ve otopsi yapıldığı öne sürül-müştü. İddiaların artması üzerine ABD ordusu “Hava kuvvetleri uçan mekik buldu” başlıklı bildiride “Uzay mekiği hakkındaki iddialar dün gerçek oldu. Roswell Karargahı Hava Üssü’nde bir cisim bulduk” açıklaması yapmıştı. Fakat resmi makamlar 24 saat sonra bu açıklamayı geri çekerek, uçan cismin sadece sıradan bir hava balonu olduğunu bildirerek iddiaları yalanlamıştı. 1947’de FBI tarafından yayınlanan bir başka belgede ise uzay mekiğinin altı köşeli olduğu açıklanmıştı. Belgelerde bu bilgilerin, ulusal güvenliğe darbe vurmamak için NBC ve AP ajansı tarafından yayınlanmadığı belirtildi. 

‘Hey dünyalı biz dostuz gerçek oluyor’ 

Sirius Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan FBI raporlarını şöyle yorumladı, “Raporlar evrende başka yaşam formları olduğunun ispatı. Negatif güçler dünyayı ele geçirmek isteseydi bunu binlerce yıl önce yapabilirlerdi. Türkiye’de MİT ve Hava Kuvvetleri İstihbarat biriminde UFO’larla ilgili yakın gözlem raporları var. Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, 4 uçakta 8 üst düzey eğitimli askeri personelle 18 dakika boyunca, bir UFO’yu gözlemlediklerini, yan yana uçtuklarını ve inanılmaz manevralar yaptıklarını açıkladı.“FBI Doğruladı:Amerika'ya Ufo Düştü.3 Uzaylı Öldü.

Varlığı yıllardır tartışılan ve ABD makamlarının resmi olarak doğrulamadığı “uzaylılar” tartışmasının cevabı 61 yıl sonra geldi. Yayınlanan FBI raporlarında düşen UFO’nun boyutu, insan benzeri uzaylıların giydiği kıyafetler açıkça tanımlanıyor.

Varlığı yıllardır tartışılan ve ABD makamlarının resmi olarak doğrulamadığı “uzaylılar” tartışmasının cevabı 61 yıl sonra geldi. Yayınlanan FBI raporlarında düşen UFO’nun boyutu, insan benzeri uzaylıların giydiği kıyafetler açıkça tanımlanıyor.

İnsanoğlunun en çok merak ettiği konuların başında gelen uzaylılar ilk defa resmi olarak doğrulandı. Federal Araştırma Bürosu (FBI) 1950’de, ABD’ye düşen bir uzay mekiği hakkında hazırlanan özel raporunu önceki gün yayınladı. New Mexico’da düştüğü iddia edilen fakat yıllardır varlığı reddedilen uçan daire hakkında yayınlanan raporda, uzaylıların boyu, mekiğin şekli ve boyutu gibi en ince detaylara yer veriliyor. İsmi açıklanmayan bir kaynak tarafından verilen bilgiler doğrultusunda Washington’da, gizli ajan olarak görev yapan Guy Hottel’in hazırladığı raporda “New Mexico’da üç uzay mekiği ele geçirildi” açıklaması yapıldı.

90 santimetre boyundalar

22 Mart 1950 tarihli belgede “Uçan cisimler ortaları yükselen birer daire şeklinde tanımlanabilir. Cismin çapı 15 metre. Her araçta insan vücuduna benzer üç ceset bulduk.

Bulunanlar 90 santimetre boyunda ve metalik kıyafetler giyiyor. Her birinin vücudu pilotların giydiği kıyafetlere benzer bandajlarla kaplı. Mekiklerin New Mexico’da bulunmasını bölgedeki üst düzey radar sistemine bağlıyoruz.

Uzay mekiğinin kontrol mekanizmasıyla radarın karıştığını tahmin ediyoruz” açıklamasında bulunuldu.



Sonunda açıklandı

New Mexico’da bulunan Roswel kasabasındaki askeri üsse, 2 Haziran 1947’de bir UFO düştüğü iddia edilmiş, uzaylılar üzerinde bilimsel araştırmalar ve otopsi yapıldığı öne sürül-müştü. İddiaların artması üzerine ABD ordusu “Hava kuvvetleri uçan mekik buldu” başlıklı bildiride “Uzay mekiği hakkındaki iddialar dün gerçek oldu. Roswell Karargahı Hava Üssü’nde bir cisim bulduk” açıklaması yapmıştı. Fakat resmi makamlar 24 saat sonra bu açıklamayı geri çekerek, uçan cismin sadece sıradan bir hava balonu olduğunu bildirerek iddiaları yalanlamıştı. 1947’de FBI tarafından yayınlanan bir başka belgede ise uzay mekiğinin altı köşeli olduğu açıklanmıştı. Belgelerde bu bilgilerin, ulusal güvenliğe darbe vurmamak için NBC ve AP ajansı tarafından yayınlanmadığı belirtildi.

‘Hey dünyalı biz dostuz gerçek oluyor’

Sirius Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi Başkanı Haktan Akdoğan FBI raporlarını şöyle yorumladı, “Raporlar evrende başka yaşam formları olduğunun ispatı. Negatif güçler dünyayı ele geçirmek isteseydi bunu binlerce yıl önce yapabilirlerdi. Türkiye’de MİT ve Hava Kuvvetleri İstihbarat biriminde UFO’larla ilgili yakın gözlem raporları var. Emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş, 4 uçakta 8 üst düzey eğitimli askeri personelle 18 dakika boyunca, bir UFO’yu gözlemlediklerini, yan yana uçtuklarını ve inanılmaz manevralar yaptıklarını açıkladı.“

Alman Vril UFO'ları



Alman Vril UFO'ları

Daire ve disk şeklindeki uçaklar, eğik manevralar yapamadıkları için hava savaşlarında kullanışlı değildiler. Vril örgütünün belirgin bir şekilde Thule örgütünden ayrılmasından sonra devletten destek alamayan örgüt üyeleri, çalışmalarını kendi imkanlarıyla sürdürmek zorunda kaldılar. En sonunda Brandenburg'a bir UFO'yu indirdikten sonra devletten destek almaya başladı.

Bu çalışmalarda, 9 model üzerinde duruldu. Fakat Vril'lerin avantajı dezavantajları vardı. Vril gücü ile çalışan ve çok yer kaplayan bir motora sahip olmasıydı. Avantajı ise imalatının ucuza imal dilmesi ve güvenirliliğiydi.



Victor Schauberger

Avusturyalı bilimadamı Victor Schauberger (1885-1958), Naziler için 1938-1945 arası bir seri uçan diskler icat etmişti. Schauberger, likit vorteks ile (girdap) işleyen birçok UFO yapmıştı. Kayıtlara göre bunların birçoğu uçmuştu. Burada yanız tarihe dikkat etmek gerekiyor. Ağrı Dağı'nda bulunan UFO'dan sonra bu çalışmalara başlaması dikkat çekicidir. Ona göre, eğer su veya hava, “Kollodial” diye bilinen bir kan enerji müthiş bir güçle yerçekimini yok ederek yükselme doğuruyordu. Bu şekilde yükselen disk, önce mavi-yeşil, sonra da parlak gümüş renkli ışıklar saçmaya başlıyordu. Gemiler başarılıydı ve uçuşları da beğeniliyordu.

Almanya'nın 1945'ten itibaren işgal edilmesiyle birlikte İngilizler ve Amerikalılar, SS'lerin gizli arşivlerinde iki adet Haunebu-2 prototipi ve bir adet Vril-1 prototipine ait fotoğrafların yanında bu uçan dairelerin detaylı versiyon planlarını ele geçirdiler. Bunlar ancak Mayıs 1945'te olmuştu. Ancak 1990'lı yıllardan itibaren İngilizlerin ve Amerikalıların daha önceleri yasaklattıkları fotoğraflar ve eskizler, Orta Avrupa ülkelerinde yeniden ortaya çıkmaya başladılar. Haunebu 1-2-3 uzay gemileri ve Vril-1 UFO'ları hiçbir iz bırakmadan ortadan kayboldular. Bunlar Almanların ellerinde kalan gemilerdi.

1946 yılında İskandinav göklerinde, 1947 yılında ABD'de ortaya çıktılar. Halk bunları bazen disk, bazen puro şeklinde görmekteydi.

Bu durumda Alman UFO'larının savaş sonrasında dünya üzerindeki gizli üslerinden kalkarak Amerika'yı kontrol etmeleri doğru olabilir. Çünkü ne de olsa savaş onlar için hala bitmemiştir.

Almanya teslim olduğunda savaş ortasında 250 bin kadın ve erkekten oluşan grup esrarengiz biçimde ortadan kayboldular. Bu nüfusun büyük bölümü gençtir ve çoğunluğunu bilgili insanlar oluşturmaktadır. Bu insanların savaş sonrasında Antarktika ve Güney Arjantin'deki gizli Alman üslerine gitmiş olduğu kabul edildi.

Şurası da bir gerçektir ki, daire veya disk şeklindeki uçaklar eğik manevralar yapmadıkları için hava savaşlarında kullanışlı değildiler. Vril örgütünün belirgin bir şekilde Thule örgütünden ayrılmasından sonra, Vril örgütü mensupları Nasyonal Sosyalist devlet yönetimine ve onun dünya görüşüne uzak durmaya başlamışlardı.



Vril 1'nin yapım planlardan birisi

Thule örgütü üyeleri SS'lerin kitlesel desteği sayesinde birçok gelişmeye öncülük ederken, Vril örgütü mensupları ise, gittikçe bir yalnızlığa doğru itilmişlerdi. Fakat şu gerçeği de belirlemekte yarar vardı; Vril mensupları kesinlikle NS-yönetiminin karşısında değildi. Fakat onlar devleti yöneten güçlerin destekçisi ve taraftarı da değildiler. Bunun sonucu olarak Vril örgütü, projeleri için devletten resmi bir destek veya yardım alamamıştı. Fakat bu, küçümsenen RFZ-2'lerin başarıyla ulaşmasından sonra değişti. Vril mensupları için önceden olduğu gibi bir destek umudu belirdi. (Bu destek SS-E-4 –“Kara Güneş”- ki bu örgüt Thule'nin SS'ler içindeki koluydu- desteği kadar olmasa bile..) Vril örgütü kendi imkanları ile bir UFO'yu Brandenburg'a indirdikten sonra, devletten destek almaya başladı.

Bu şekilde “Vril-1” projesi başlamış oldu. Bu projenin amacı bir avcı-diski'ni geliştirmekti. Vril-1'in başarılı bir şekilde bir çok versiyonu imal edildi. Tek kişilik pilot mahalline sahip olan bir diskin yanında, iki kişilik ve plexiglas kubbeli bir disk daha yapıldı. Bunu takip eden örnek olan Vril-2, prototip olarak yapılmasına rağmen, talihsiz bir kazaya uğradı. Reich savunması için düşünülen “Evrensel Avcı Diski” V-9da planlanmasına rağmen gerçekleştirilemedi. Vril disklerinin dezavantajı Vril-gücü ile çalışan ve çok yer kaplayan bir motora sahip olmasıydı. Avantajı ise, imalatının ucuza mal edilebilmesi ve güvenirliliğiydi.

Antik Çağda Uzaylılar (İngilizce Belgesel)

Antik Çağda Uzaylılar (İngilizce Belgesel)

Ancient Aliens

Go to the limits of human experience...and beyond. From the fringes of the galaxy to our own backyards, the UFO FILES searches for evidence of life beyond our world. Tracing the long, convoluted history of UFO encounters and research, this unique series opens new windows into the controversial field. Since the dawn of time, stargazers have looked to the sky wondering if earth has had heavenly visitors. Scientists investigate ancient ruins, artifacts, and texts from around the world exploring the possibility of previous extraterrestrial visits and the plausibility of future stopovers! In modern times, the first UFO was reported in 1947. But many people believe that aliens have been among us for thousands of years. And for evidence, they point to certain ancient texts and monuments. Do they, in fact, tell the story of extraterrestrial contact eons ago? Join the worlds leading UFO experts including the authors of the bestselling Alien Identities and Fingerprints of the Gods for an extraordinary investigation that journeys through human history in search of evidence of alien contact. Why do so many structures, from different societies worldwide, seem to point towards the same spot in the skies? What other possible explanation is there for the frequent references to strange flying objects in ancient texts? Do some clues point to the presence of aliens among the ancients themselves? With dramatic re-creations, footage from around the world and inspired scholarship, ANCIENT ALIENS attempts to uncover the truth.

İzle >>

Arkeolojide dünyadışı Ziyaretçilerin İzleri



Arkeolojide dünyadışı Ziyaretçilerin İzleri

Gezegenimizde çözülemeyen sırlar bizleri hep insanlığın henüz aydınlatılamamış o karanlık geçmişine götürüyor.Biz insanlık olarak aya gittik, atom bombasını (ne faydası varsa) yaptık, genetik olarak canlıları değiştirebiliyoruz, DNA'nın şifresini çözüyoruz, yakında Mars'a gitmeyi planlıyoruz ancak tarihimizin büyük bir bölümünü açıklayamıyoruz. Açıklayabildiğimizin ne kadarı gerçek tarihimiz orasını da ancak Allah bilir.

20 yüzyıldan itibaren materyalist akımın etkisinde iyice kalan klasik bilim başka başka insanlık tarihi yazıyor olabilir mi?Karşımıza çıkan heykeller, resimler, yapılar, yazılı eserler bu doğrultuda bizlerdeki kafa karışıklığını iyice arttırıyor. Duyguları, düşünceleri, gördüklerini anlatmanın en güzel ve kalıcı şekli sanattır. Eğer uzak geçmişimizde yazılan mitler gerçek olayları yansıtıyorsa (Mahabbarata destanı gibi atom savaşlarından ve uçan araçlardan detaylarıyla bahsedenler mesela ) at gözlüklerimizden sıyrılıp gördüklerimiz hakkında cesaretle ve açık görüşlülükle düşünmeliyiz.Dünya dışı bir zekanın etkileri yalnızca geçmişimizde gömülü kalmamıştır. Geleceğimizde de onlara rastlamayacağımız ne malum? Eğer bu gerçekleşirse dünya insanı olarak buna hazırlıklı olmamız gerekmez mi?

Bu düşünceden yola çıkarak sizlere orijinal bir yazı dizisi hazırlamaya karar verdik.Bu dizimizde gezegenimizdeki dünya dışı bir kültürün mirasını taşıyan günümüzde görebileceğimiz eserleri bilgiler ve resimler eşliğinde sizlere sunacağız. Eminiz her konu sonunda kafanızda bir soru işareti belirecektir. Gerçeği de ancak bu soruları cesaretle sorarak ve cevaplarını arayarak bulabiliriz.

Bilimin UFO Yorumu

Bilimin UFO Yorumu

Bilim, UFO'lar İçin Ne Diyor?

"Astronot Albay Gordon Cooper, Avustralya üzerinde büyük bir UFO ile karşılaşmış, dünya diline benzemeyen konuşmalar kaydetmişti ama kendisi bunu sonradan reddetti. Bir yol sonra Kasım 1978'de ondan bir mektup aldım ve nihayet kendisiyle konuştuğumda uzay uçuşlarında birçok kez UFO'larla karşılaştığını, başka astronotların da böyle şeyler yaşadıklarını ama konuşmamaları için uyarıldıklarını söyledi..." (Yazar Sidney Sheldon)

"Atmosferimizde ve hatta yeryüzünde insan yapısı nesneler veya bilimin tanıdığı fizik güçlerin dışında nesneler bulunduğu kanıtları çok artmıştır. Sözlerine inanılması gereken insanlar böyle nesneleri gördüklerini söylüyorlar..." (1971-73 arasında Britanya Genelkurmay Başkanı Lord Hill-Norton)

"Bazı raporlar bize gizli askeri üslerimizin üstünde yaşadışı uçan araç trafiğinin bulunduğunu gösteriyorlar. Güvenilir insanlar bu aracı yakından gördüler... Araçlarda bir işaret veya tanıtıcı bir amblem yoktur. Bunlar kim ve nedir? Neden hava sahamızı ihlal ediyorlar?" (Tümgeneral Erik Reuterswaerd-İsveç)

"Bunların roket olmadıklarını anladık, ancak daha fazla bir araştırmaya giremeden yabancı yetkililerle konuşan askeri yetkililer araştırmayı durdurdular..." (Prof. Paul Santorini, bilim adamı- Yunanistan)

"Garip şeyler görüldüğü, artık kesindir. Aklı başında olup ta bir şey gördüğünü iddia eden inanılır insanların sayısı gittikçe artmaktadır."(General Lionel Max Hassin, NATO Savunma Koordinatörü ve Fransa Hava Kuvvetleri Komutanı)

KAYNAK BELİRTİLMELİ

Britanya UFO Araştırma Birliği'nin UFO Yorumu

Britanya UFO Araştırma Birliği'nin UFO Yorumu

1993 yılında İngiltere'de, 1994-95'de ABD'de UFO olaylarını araştıran uzmanlarla ve kuruluşlarla yakın ilişkide bulunduğumda, dikkatimi çeken en önemli yön tüm konuştuklarımın kendinden çok emin olduklarıydı. Bu konuya en yakın olanların dahi kuşku ve hayretle karşılayacakları iddialarda bulunuyorlardı. Pardon, salt iddia değil belge ve adres göstererek konuşuyorlardı. Bunların en ilgincini İngiltere'de yaşadık. Sussex bölgesinde Parapsikoloji ile ilgilenen grupları ziyaret ediyor ve TV ekibimle beraber çekimler yapıyorduk. Bu arada da Sussex'te bulunan Burgess Hill kasabasında BUFORA yani Britanya UFO Araştırmaları Birliği'nin merkezinin bulunduğunu öğrendik. Verilen adrese gittiğimizde, karşımıza bir borsa ve finans kuruluşu çıktı. Önce şaşırdık fakat görevliyle konuştuğumuzda, bu kuruluşun sahibi olan John Spencer'in BUFORA'nın genel sekreteri olduğunu öğrendik. İçeri girdiğimizde, telekslerle, fakslarla ve bilgisayarla dolu tam bir borsa kuruluşu ile karşılaştık. Spencer, samimi ama ciddi bir iş adamıydı. İşini gücünü bırakarak, bizi kendi özel odasına aldı. Oda, şirketin diğer bölümlerinden farklı bir yerdi, UFO kitapları, maketleri ve posterleri doluydu. John Spencer, UFO ve bilinmeyen olaylar hakkında yarım düzine dünya çapında satan kitap yazmış. Ayrıca, her yıl Viyana'da toplanan dünya UFO Sempozyumu'nun da genel sekreteri, UFO konusunda dünyanın her yeriyle irtibat halinde (Türkiye hariç), NASA ve Pentagon'la ilişkileri var vs.. Spencer'le yaklaşık dört saat konuştuk. her şey bir yana anlattıkları arasında dikkat çeken çok önemli iki konu vardı.

Spencer, dünya dışı ziyaretçilerin amaçlarıyla ve geldikleri yerle pek fazla ilgilenmiyordu. Bu aşamada, ziyaretlerin daha önemli olduğu düşüncesindeydi çünkü geldikleri yer bizim astronomi bilgimizin dışında olduğu gibi amaçları da henüz anlamadığımız bir düzeyde olabilir. Aslında Spencer, haksız sayılmazdı İnsanlık dünya dışı bir yaşam olasılığına tam anlamıyla hazır görünmüyor, şu anda bir hazırlık dönemini yaşadığımız düşünülebilir. Bunun kanıtını ise, son yirmi yıldan beri sinema ve TV'lerde empoze edilen uzay filmlerinde bulabiliriz. Özellikle de, çocuklarımız dünya dışı canlıların varlığı gerçeğine bizden çok daha fazla alışmış gibiler. Spencer, ilişkinin Roswell ve benzeri UFO kazaları olaylarından bu yana ilişkinin başladığını belirtirken, günümüzdeki teknolojiye de bu ilişki sayesinde ulaştığımızı söylüyordu. Bu cümle biran tüylerimi ürpertti. Kötü giden her şeye rağmen, tek avuntumuz olan teknolojimizi bu noktaya biz getirmedik mi? Aklımız, zekamız yetmedi mi? Bugün ulaştığımız noktaya bizi başkaları mı getirdi? Eğer, biz bunu başaramadıysak, demektir ki bir başka uygarlığın elindeyiz. Tüm bu endişelerim, acaba kompleks mi? Yoksa, tek çıkar yolumuz bu mu? Belki de galaksimizde böyle bir yöntem vardır, ileri uygarlıklar az gelişmiş uygarlıklara destek olmaktalar. Ya da?

Bir kere UFO'ların varlığı konusunda artık tartışacak bir şey kalmadı, diyordu. Yanılgı ve sahtekarlıklar bir yana, gerçekten gözlemlenen UFO'lar kesinlikle dünya dışı zekaların ürünüydüler. Kısacası uzayın derinliklerinden gelen bir başka uygarlığın temsilcileri gezegenimizi ziyaret ediyorlardı. İkinci önemli olay, İnsanlık en üst düzeyde dünya dışı bir uygarlıkla ilişkiye geçmişti ve bu ilişki yaklaşık 20 yıldan beri sürüyordu. Üçüncüsü ve en önemlisi, önümüzdeki beş yıl içinde, uzaylılarla olan ilişki tüm dünyaya açıklanacaktı. Bütün bunları dinledikten sonra, sorulması gereken can alıcı soruları sormanın zamanı gelmişti. Eğer gezegenimizi dışardan bir yerlerden ziyaret edenler gerçekse, o zaman sormak gerekiyor. Gizemli ziyaretçiler kimdir, tek bir uygarlık mı bize ulaştı yoksa birkaç tane mi? Daha da önemlisi, neden geliyorlar? Ne istiyorlar veya amaçları nedir? Tehlike var mı? Bizden çok ötede bir teknolojiye sahip olduklarına göre, kötü bir şey olursa ne yapacağız? Spencer, bu soruları sorduğumda gülümsedi, böyle bir olasılık her zaman düşünülmelidir, dedi. Evrende her türlü uygarlık varolabilir, bunlar bize göre iyi veya kötü olabilirler. Hatta, bizlerin iyilik veya kötülük anlayışımız onlar için geçerli olmayabilir. Örneğin, üremek veya doğum bir başka zeka boyutunda kötü ya da yanlış olarak kabul edilebilir. O uygarlık, üremeyi çok farklı olarak yorumlayabilir ve bizim hayvanların üremesini kontrol etmemizde olduğu gibi, bizim çoğalmamızı kontrol etmek isteyebilir. Bu durumda, işler karışabilir tabii ki. Bir başka örnek, endüstriyel anlayışımız ve düzenimiz için geçerlidir, doğanın materyalist madde önceliği karşısında yok edilmesine karşı çıkabilirler. Elbette ki, doğanın korunmasını misyonunu taşıyan bir işin içindeyseler.

KAYNAK BELİRTİLMELİ

BUFORA'nın Açıklaması Çok Yakında Aramızdalar



BUFORA'nın Açıklaması "Çok Yakında Aramızdalar"

BUFORA, UFO'ların varlığı konusunda artık tartışacak bir şey kalmadı, diyor. Yanılgı ve sahtekarlıklar bir yana, gerçekten gözlemlenen UFO'lar kesinlikle dünya dışı zekaların ürünüydüler. Kısacası uzayın derinliklerinden gelen bir başka uygarlığın temsilcileri gezegenimizi ziyaret ediyorlardı. İkinci önemli olay, İnsanlık en üst düzeyde dünya dışı bir uygarlıkla ilişkiye geçmişti ve bu ilişki yaklaşık 20 yıldan beri sürüyordu. Üçüncüsü ve en önemlisi, önümüzdeki beş yıl içinde, uzaylılarla olan ilişki tüm dünyaya açıklanacaktı. Bütün bunları dinledikten sonra, sorulması gereken can alıcı soruları sormanın zamanı gelmişti. Eğer gezegenimizi dışardan bir yerlerden ziyaret edenler gerçekse, o zaman sormak gerekiyor. Gizemli ziyaretçiler kimdir, tek bir uygarlık mı bize ulaştı yoksa birkaç tane mi? Daha da önemlisi, neden geliyorlar? Ne istiyorlar veya amaçları nedir? Tehlike var mı? Bizden çok ötede bir teknolojiye sahip olduklarına göre, kötü bir şey olursa ne yapacağız? Spencer, bu soruları sorduğumda gülümsedi, böyle bir olasılık her zaman düşünülmelidir, dedi. Evrende her türlü uygarlık varolabilir, bunlar bize göre iyi veya kötü olabilirler. Hatta, bizlerin iyilik veya kötülük anlayışımız onlar için geçerli olmayabilir. Örneğin, üremek veya doğum bir başka zeka boyutunda kötü ya da yanlış olarak kabul edilebilir. O uygarlık, üremeyi çok farklı olarak yorumlayabilir ve bizim hayvanların üremesini kontrol etmemizde olduğu gibi, bizim çoğalmamızı kontrol etmek isteyebilir. Bu durumda, işler karışabilir tabii ki. Bir başka örnek, endüstriyel anlayışımız ve düzenimiz için geçerlidir, doğanın materyalist madde önceliği karşısında yok edilmesine karşı çıkabilirler. Elbette ki, doğanın korunmasını misyonunu taşıyan bir işin içindeyseler.

KAYNAK BELİRTİLMELİ

CIA ve NICAP



CIA ve NICAP

1950 ve 60'larda, devletin gizliliğine karşı en çok tepki veren sivil UFO araştırma grubu olan Gök Olayları Ulusal Araştırma Komitesi (NICAP), eski donanma fizikçisi Thomas Townsend Brown tarafından 1956'da kuruldu. Komiteye uzun yıllar boyu ABD Deniz Komutanlığı'ndan Binbaşı Donald Keyhoe başkanlık etti. 2. Dünya Savaşı sırasında Pasifik Haber Alma Komutanı olarak görev yapan CIA eski Başkanı Amiral Roscoe Hillenkoetter de bir dönem NICAP Yönetim Kurulu'nda yer almıştı. Hillenkoetter, yönetim kurulundayken, bir çok kez olağandışı açıklamalarda bulunarak UFO olgusunun gerçekliğinden ve ciddiyetinden bahsetmiştir. UFO'ların zeki varlıklar kontrolünde hareket eden tanınmayan cisimler olduğuna ikna olan Hillenkoetter şunları söylemektedir:

“Hava Kuvvetleri UFO gözlemlerini hala sansürlemektedir. Kıdemli pilotlar ve teknik açıdan eğitimli diğer gözlemciler tarafından bildirilen yüzlerce gerçek rapor ya alaya alınmakta ya da yanlışlık, hayal ya da aldatmaca olarak açıklanmakta... Oysa UFO'ların nereden geldiğini ve amaçlarının ne olduğunu bilmek zorundayız. Halkın gerçekleri bilmeye hakkı var.”

1962'de, Hillenkoetter aniden NICAP'tan istifa etti. İstifa mektubunda, “ Bana göre, NICAP'ın araştırmaları mümkün olduğunca ileri götürülmüştür. UFO'ların Amerikan ya da Sovyet yapımı olmadığını biliyorum. Şimdilik yapabileceğimiz tek şey bekleyip UFO'ların kendilerini belli etmelerini beklemektir”. NICAP Yönetim Kurulundaki eski CIA yetkililerinden bir diğeri de, Hava Kuvvetleri Sekreteri Özel Asistanı ve NATO Havacılık Danışmanı olarak görev yapmış olan, CIA'nın Psikolojik Savaş Bölümü kurucusu ve başkanı Albay Joseph J. Bryan III'tü. Albay Bryan, Keyhole'ye yazdığı bir mektupta, UFO olgusuyla ilgili olumlu görüşler bildirmiştir:

“Yüzlerce ordu ve havayolları pilotunun, havaalanı personelinin, astronomun, füze takipçisinin ve diğer yetkili gözlemcilerin UFO gördüklerini rapor ettiklerinin farkındayım. Ayrıca, bu UFO'ların çoğunun bir oluşum içinde manevralar yaptıklarının ve bu sırada radarlar tarafından belirlendiklerinin de farkındayım. Benim düşünceme göre;  Yetkili gözlemciler tarafından rapor edilen UFO'lar, zeki varlıkların kontrolü altındalar. Bu cisimlerin hızları, manevraları ve diğer teknik kanıtlar, onların dünya yapımı tüm uçak ve uzay araçlarından çok daha ileri bir teknoloji ürünü olduğunu göstermektedir. UFO'lar Dünyamızı sistematik bir biçimde gözlemleyen gezegenler arası araçlardır; bu araçlar ya içlerinde onları yöneten varlıklar taşımakta ya uzaktan kumanda edilmekte, ya da hem uzaktan kumandayla hem de içindeki varlıklar vasıtasıyla yönetilmektedir.”

KAYNAK BELİRTİLMELİ

Değişik UFO Olayları



Değişik UFO Olayları

Polis Schirmer Olayı

"Yine geleceğiz ve evreni göreceksin"

Tarih, 3 Aralık 1967. Yer, ABD Nebraska Ashland. Polis memuru Herbert Schirmer rutin gece görevini tamamlamak üzere, anayoldan kente doğru gidiyor. Saat 02:30 civarında yolun kenarında ışıklar görüyor ve bir römork olduğunu düşünüyor. Bakmak için arabasını o yana doğru sürüyor ama ışıkların birden göğe yükselerek kaybolduklarını görüyor. Saat 03:00'de polis istasyonuna dönüyor ve görev defterine; "6 ile 63 no'lu yolların birleştiği kavşakta bir uçan daire gördüm, ister inanın, ister inanmayın" diye yazıyor. Sonra evine gidiyor ve yatıyor ama sabahleyin şiddetli bir ağrısı ve boynunun yanında nedenini bilmediği kırmızı bir lekeyle uyanıyor. Schirmer önceleri pek telaşlanmıyor, olayı unutuyor ve birkaç gün içinde de leke kayboluyor ve baş ağrısı azalıp yok oluyor. Schirmer kısa bir zaman sonra Polis Şefi oluyor, daha önce Deniz Kuvvetleri'nde görev yaptığı ve önemli bir Hava Kuvvetleri subayının oğlu olduğu için kimse onun bir UFO'cu veya bir fanatik olduğu düşünmüyor. Şef olduktan iki ay sonra görevinden istifa ediyor. UFO gördüğünü hatırlamıyor. Buna karşın, çok şiddetli baş ağrılarını hatırlıyor ve işine konsantre olmakta zorlandığı için görevini yapamadığını söylüyor. [kaynak belirtilmeli]

Gerçek, hipnoz altında ortaya çıkıyor

UFO'ları araştıran Condon Komitesi Schirmer Olayı'nı duyunca bir hazırlık soruşturması başlatıyor. Yazdığı yazıyı hatırlayamadığı için kendisine hipnotik regresyon yani uyutarak geriye döndürme seansı teklif ediliyor, Schirmer, kabul ediyor ve seans esnasında olay ortaya çıkıyor; Schirmer yol kenarında ışıklara bakmak için durduğunda ışıklı cisim ona doğru gelmiş ve otomobilinin yanına inmiş. Schirmer, olayı kıpırdamadan izlerken cismin içinden insanımsılar çıkmış ve yaklaşmışlar. Bir tanesinin gözlerinden fışkıran bir ışık arabaya vurunca, arabanın içi yeşilimsi bir gazla dolmuş. Schirmer, silahını çekmeyi düşünmüş ama nedense bunu yapmamış ve aksine yanındaki pencereyi iyice açmış. Sonra yaratıklardan birisi elini uzatıp, Schirmer'i boynundan tutmuş ve sonra kendisini arabanın dışında bulmuş. O anda kafasının içinde "Sen bu yerin gözetleyici misin?" diye soran bir ses duymuş ama Schirmer cevap verememiş. Ses devam etmiş; "Bir uzay aracına hiç ateş ettin mi?" demiş, o zaman Schirmer, "Hayır efendim" demiş. Sonra Schirmer'i bırakmış ve aracına geri dönmüş. [kaynak belirtilmeli]
Düşman değildiler...

Schirmer, hipnoz altında yaratıkların boyunu 120-130 cm olarak tanımladı, başlarının insanlara göre daha uzun ve dar olduğunu söylerken, derilerinin gri-beyaz, burunlarının çok düz, ağızlarının bir yarık gibi olduğunu ve ağzın hiç hareket etmediğini belirtiyordu. Yaratıkların gözleri oval ama çok büyük değildi, gözlerini kırpmıyorlardı. Giysileri gümüş grisiydi ve vücutlarına yapışıktı, başlarının sağ tarafında antene benzer bir çıkıntı vardı. Göğüslerinin sağ tarafında ise kanatlı bir yılana benzer bir amblem görmüştü. Hipnoz altında yaptığı çizimlerde Schirmer'in çizdiği yaratıkların insana çok benzediği ve çok bilinen "Griler" denen uzaylı tipine pek benzemediği görüldü. Griler, genelde kaçırma olaylarında görülüyorlardı. Olayın devamı da vardı; sonraki 15 dakika içinde Schirmer, telepatik sesler duymuştu. Çevresinde daha küçük bir aracın uçtuğunu sanmıştı, yaratıklar uzun zamandan beri insan ırkını izlediklerini ve adına "Üreme Analiz Programı" dedikleri bir proje ile meşguldüler. Dediklerine göre, rasgele insanlar seçiyorlar ve örnekler alıyorlardı. Güvencede kalmak istiyorlardı, Schirmer onların bizleri kendi varlıklarına karşı tehlike olarak gördüklerini söylüyordu. Düşmanca davranmamışlardı ama olanları hatırlamayacağını ve onu yine ziyaret edeceklerini söylemişlerdi. Schirmer'e "Unutma Gözetleyici, yine geleceğiz ve birgün evreni göreceksin." demişlerdi.

Herbert Schirmer aracına döndükten sonra uzay cismi uçup gitti. Boynundaki leke, yaratığın ona dokunduğu yerdi. Hipnoz altında her şeyi hatırladıktan sonra bir daha polislik yapmadı. Kuşkusuz 3 Aralık 1967'den sonra Schirmer'in yaşamı tümüyle değişmişti ve o artık eski Schirmer değildi. Şimdi özel bir işte çalışıyor ve bekliyor. Neyi mi? Evreni göreceği günü... [kaynak belirtilmeli]
Demiryolunda dev UFO

Aralık 1997'de çok büyük bir UFO'nun Kuzey Avustralya'daki bir demiryolu yük istasyonunun yakınına indiği bildirildi. UFO'yu, istasyonda yükleme yapan tüm işçiler gördüler. Olayın geçtiği yer, Queensland Eyaleti, Kajabbi Bölgesi, istasyon Brisbane ile Isa Dağı arasındaki tren hattının üzerinde ve Brisbane'nin 1936 km. kuzeybatısında. Yük trenine yükleme yapan işçiler gök cismini "Dev bir bina"ya benzettiler. Bir tanık; "Şeffaf bir şeydi, pas renginde kahverengiydi, büyüklüğü bana göre bir tren dizisi kadar vardı." diyordu. Ortalama bir trenin uzunluğu 300 metredir. UFO yere inmiş gibiydi ama temas gerçekleşmemişti. İşçiler olay sırasında çıngıraklı yılan takırdamasına benzettikleri bir ses duymuşlardı ve bazıları; "Böyle bir şeyi yaşam boyu görmedik." diyorlardı. Kuzey Queensland'da yaşayan ilkel yerli kabileler yani Aborginler, efsanelerinde de yer alan "Min Min Işıkları" dedikleri garip gök cisimlerinden sürekli söz etmektedirler.[1]

Zaman Kaybı ve UFO akrobasisi

İki grup tanık 19 Şubat 1998'de, New Jersey, Toms Irmağı'nda UFO gördüklerini söylediler. Grubun birisi. zaman kaybına uğradıklarını belirtiyordu. Olay yeri New York'un 160 km. güneyi idi. O gün, saat 10:00'da itfaiyeci Bob Moorie ve arkadaşı George Pazzinski, 37 no'lu yolda arabaları ile gidiyorlardı, bölge çam ormanlarından oluşmaktadır, daha kısa olan bir yan yola sapmaya karar verdiler, tam yola girdiklerinde araba sallanmaya ve savrulmaya başladı, birden önlerinde koca bir cisim belirince, zorlukla frenlere asılan George arabayı durdurdu, çarpmaktan son anda kurtulmuşlardı. Yolun ortasında tabak şeklinde, üç bacaklı bir araç duruyordu. Kayarak durdukları yerle cisim arasında en fazla on metre vardı. Sabit bakışlarla ikisi de cismi bir dakika kadar ses çıkarmadan izlediler ve Bob sordu; "Gördüğümü görüyor musun?", George cevap verdi; "Eğer bir uçan daire görüyorsan, ben de görüyorum." Birden paniğe giren George haykırarak; "Bu cehennem olası yerden gidelim" diyerek arabayı geri vitese taktı, gazı sonuna kadar kökledi, arabayı çevirerek geri dönmeye çalışırken, birden durdu ve arabayı da durdurdu. Sabit bakışlarla bakarken, Bob gitmeleri için ısrar ediyordu. Sonra George arabayı çevirdi ve hiç durmadan ve konuşmadan araba sürerek doğrudan eve gittiler ama Bob'un evine yaklaştıklarında inanamadıkları bir şeyi fark ettiler. Gün batıyordu ve saat altıyı çeyrek geçiyordu oysa en fazla bir saat araba sürmüşlerdi. Aradaki saatlere ne olmuştu? Daha sonraki günlerde, UFO'nun ayaklarının arasında yere inik bir merdiven bulunduğunu, üzerinde hiçbir işaret olmadığını ve cismin mat alüminyum renginde olduğunu anımsadılar. Bob ve George'un saat 11:00 ile akşamüstü 05:00 arasındaki anıları yok oldu. Bu altı saati hiç anımsamıyorlar.

Aynı gün öğleden sonra 04:30 sıralarında Ellis Smith, yanındaki dokuz yaşındaki oğlu ve beş yaşındaki kızıyla beraber Toms Irmağı üzerindeki bir UFO'nun akrobatik hareketlerini izledi. Smith şöyle anlatıyor; "Sinemadan çıkmıştık ve arabamı Toms Irmağı'na doğru sürüyordum, güneybatıya doğru, 40-45 derece ufuk doğrultusunda çok parlak beyaz bir ışık gördüm. Gök çok berraktı ama ben ışığın nereden geldiğini görememiştim. Önce özel bir hava aracı sandım ama benzemiyordu, bir ara üzerimize bir kıtalararası roket atılmış olabileceğini düşündüm ama cisim birden yavaşladı, neredeyse gökte asılı gibiydi, çok yavaş olarak yükseliyordu. Üç dakika kadar böyle devam ederek, bir J harfi hareketi oluşturdu, parlaklığı gittikçe artıyor, sanki boyutu değişiyordu, sisli veya dumanlı bir ışığın içinde katı bir cismin bulunduğunu fark edebileceğim kadar büyümüştü." Tanık UFO'nun aynı hareketi altı kez yaptığını ama her hareketin süresinin değiştiğini ve sonuncusunun en fazla 30 saniye sürdüğünü belirtiyor. UFO, bu hareketlerin ardından yine yavaşlamış ve tabaksı şekli daha belirginleşirken parlaklığı daha da artmış sonra bir top şekline dönüşürken, çevresinde yoğunlaşan sisin içinde birden yok olmuş.[2]

Köpek UFO'ları haber veriyor

21 Şubat 1988'de sabah saat 09:00 civarında Adam Tanner ve köpeği Kala Colorado, Longment kentindeki evlerinin yakınında caddede yürüyorlardı. Adam anlatıyor; "Köpeğimi gezdiriyordum, Kala çimenliğe doğru koştu ve çağırmama rağmen geri gelmedi. Yere oturdu ve göğe doğru bakarak ağlar gibi inlemeye başladı. Nereye baktığını merak ettim, çimenliğin üzerinde ve hemen ardındaki evimin tepesinde alev gibi titreşen beş veya altı tane portakal renkli ışıklar gördüm. Sonra birden ikiye ayrıldılar ve V şeklinde açılarak yükseli; kayboldular. Heyecanla eve gidip karıma anlattım dışarı çıkıp beraber yine baktık ama gitmişlerdi, yanıma kameramı alıp birkaç gün bekledim ama gelmediler. Herhalde en fazla 30 saniye görebilmiştim, portakal renkli ışıklar göz kırpıyorlardı, ne gördüğümü bilmiyorum ama bu ışıkların bildiğimiz uçan araçlarla hiç ilgisi olmadığına eminim. Eğer bu bütün bir araçsa, herhalde 7000 metre yükseklikteydi ama dedim ya ne gördüğümü bilmiyorum ve böyle bir şeyi ömrümde hiç görmedim." [2]

Gece ziyaretçisinin amacı neydi?

Yine Avustralya'dayız. Yer, Batı Avustralya, Fremantle kenti. Tarih 1 Şubat 1998, saat gece yarısı 02:30. Rowena Judd evinde uyuyor. Olayı kendisinden dinleyelim; "Birden uyandım, yatak odamın kapısının önünde birisi vardı, insanımsı bir şekildi, karanlıktı ama içinden yayılan çok hafif bir ışık görüyordum ve yüzü belirsizdi. Sonra birden kayboldu. Korkuyla yataktan fırladım, yandaki odadaki kardeşimi uyandırdım, tüm evi aradık, hiç kimse yoktu ve her yer sıkı sıkı kapalıydı." İki hafta sonra 15 Şubat'ta bu kez Judd'un evinin üzerinde parlak bir ışık belirdi, bir vızıltı sesi çıkarıyordu, tüm ev aydınlandı. 22 Şubat'ta gece 12:25 sıralarında Perth yakınındaki Karangi'de, üç adet parlak portakal renkli ışığın güneybatıya doğru gittikleri rapor edildi. Işıklar yavaş ve üçgen şeklinde uçuyorlardı sonra yükselerek dikey bir form oluşturdular, derken birisinin ışığı beyaza dönüştü ve doğrudan yere yöneldiğinde üçü birden kayboldular. Yaklaşık olarak gözlem yerinden bir km. uzaklıktaydılar.[1]

Helikopteri kim düşürdü?

18 Şubat 1998, Perşembe günü, ABD Deniz Kuvvetleri'ne ait bir helikopter, deney amacıyla uçuşa çıktı ve bir kaza sonucunda California, Sequoia Ulusal Ormanı'na düştü. Beş kişilik mürettebat kurtulamadı. Kazadan hemen sonra, Şerif Mike Gutsch ve ekibi Kern Irmağı yanındaki kaza yerine ulaştılar; Şerif Gutsh anlatıyor; "Kaza yeri ile Mojave Çölü'nün 100 km. doğusudur. Oraya ulaştığımda kurbanlara dokunmamam, askeri yetkilileri beklemem emredildi, ölenlerin kimlikleri belirtilmiyordu." Aynı gün, güneydeki Fresno Bee'de birçok kişi saat 11:00 civarında Kern Irmağı üzerinde uçan parlak bir cismi rapor etmişlerdi ve haberlerin gelmesinden birkaç saat sonra helikopter kazası gerçekleşti. Bölge Haber Bürosu'ndan Ernest Cowan, ışıklı cismin kaza ile ilgili olduğu düşüncesinde, cismin alevli olmadığını ama bir meteor veya Vandenberg Üssü'nden atılmış olası bir uydu olduğunu ileri sürüyor. Ama tanıklara göre cisim garip dairesel hareketler yapıyordu yani yere doğru düşmüyordu.[3]

Videoya yakalanan UFO'lar

İngiltere'de Leeds kenti üzerinde saatte 224 km. hızla uçan iki UFO,George Hickinson adlı bir kentli tarafından videoya kaydedildi. Olay 2 Şubat 1998'de yaşandı; Hickinson şöyle anlatıyor; "Saat akşamüstü 05:35 dolaylarındaydı. Birden gökte bir çift parlak ışığı fark ettim, batıya doğru beraberce saat 10 ve 4 yönünde uçuyorlardı. Dikkatle izliyordum, uçağa benzemiyorlardı ama yanlarında birer çıkıntı vardı fakat oralardan ışıklar yayılıyordu. Üç dakika izledikten sonra gidip kameramı aldım ve beş dakikalık bir kayıt yaptım sonra York yönünde kayboldular." Hickinson'un video bandı, 12 Şubat'ta BBC'de yayınlandı. 15 Şubat'ta saat 19:10'da Doncaster'den Yeovil'e giden bir ailenin A37 no'lu karayolunda arkalarından ve gökten gelen çok parlak bir ışıkla arabaları aydınlandı. Durduklarında UFO sola doğru dönerek, yükseldi ve kayboldu. tanıklar cismin yeşil-kırmızı renklerde olduğunu ve arkasında da kuyruğu benzer bir şeyin olduğunu söylediler. İki olay arasındaki uzaklık 48 kilometreydi.[4]

RECURRING WEDNESDAY UFO HAS THE ITALIANS TALKING

Şubat ayı 1998'de sanki UFO'ların gösteri ayı. Bu kez İtalya'da, Lombardia bölgesindeyiz. 11 Şubat 1998'de saat 18:30'da, yeşil-sarı ışıklar saçan ve uzun parlak mavi bir kuyruğu olan top şeklinde bir uçan bir cisim görüldü. Gök cismi Bergamo, Brescia, Asola, Parma ve Mantova kentlerinden görüldükten sonra Lazio üzerinde kayboldu. İtalyan bilim adamlarına göre cisim, alışılmadık bir atmosfer olayı idi. Ama bir hafta sonra 18 Şubat'ta olay yinelendi. Aynı renkleri taşıyan cisim tekrar ortaya çıktı, gün yine Perşembe günüydü ve yüzlerce kişi tarafından gözlendi; gökte bir yay çiziyordu. İtalyanlar cisme, "Perşembe Günü Meteoru" adını taktılar.[5]

1957'den kalan bir olay açıklandı

8 Mart 1957'de şimdiki Kennedy Hava Limanı'ndan saat 11:30'da kalkan DC-6 tipi dört motorlu yolcu uçağı kalkışın ardından güneydoğuya dönerek, Porto Riko, San Juan'a doğru yönlendi. Yolculuk normal geçiyorken, Bermuda üzerine ulaştıklarında Kaptan Matthew Van Winkle telsizden bir fırtına uyarısı alınca rotasını değiştirdi ve daha batıya dönerek Florida üzerine yaklaştı. Saat 15:30 olmuştu ve 257 sefer sayılı uçak şimdi Florida Jacksonville üzerinde 9000 km yükseklikte uçuyordu. Kaptan Winkle anlatıyor; "Aniden uçağın altında, sağ tarafından patlayan bir ışıkla irkildim, sanki gök yarılmıştı şeklini iyice gördüğüm ışıklı bir cismi bir an için gördüm, çok büyük bir ateş topu gibiydi, inanılmaz bir hızı vardı ve kükrer gibi bir ses çıkarıyordu. Önümüzdeydi, oluşturduğu hava akımı uçağımı sarsmaya başlayınca ve de çarpışma korkusuyla yükselmeye başladım." Ani yükseliş sonucunda uçağın işi karmakarışık oldu, yolculara haber verecek zaman yoktu, bagaj kapakları açılmış, eşyalar dökülmüş, insanlar yerlere yuvarlanmıştı, o esnada pilot kabininde bulunmayan yardımcı pilot düşe kalka yerine döndüğünde, Kaptan'ı kontrollerle boğuşurken buldu. Bir hostes ve bir yolcu yaralanmışlar, üç yolcu ise şok geçirmişlerdi. Uçak sağ salim San Juan'a indikten sonra soruşturma yapılırken Kaptan Winkle şok geçirdi; aynı yörede aynı saatte uçan dört uçak daha benzer bir uçan cisim görmüşlerdi; cisim çok parlaktı, önünde beyazımsı fosforik bir ışık, arkasında ise egzoza benzer kırmızı bir ışık vardı. Soruşturmanın sonucunda yapılan resmi açıklamada; cismin bir meteor olduğu belirtildi. Oysa Kaptan Winkle, bugün dahi aynı fikirde değil.[6]

Kaynaklar

[1] Ross Dowe/Avustralya/Yeni Zelanda Ulusal UFO Haber Merkezi.
[2] MUFON
[3] Sun-Chronicle Gazetesi, Fresno, California ve Kenneth Young, Halkı Bilgilendirme Direktörü Tri-States Advocates for Scientific Knowledge
[4] John Thompson ve George A. Filer Gazeteler: Yorkshire Evening Post London Daily Telegraph
[5] Il Messagero, Gazzeta di Parma, Gazzeta di Mantova
[6] New York Times