Bahaettin Karakoç
Irmağın dolana dolana akıp gittiği
Arazilerde at sürmeye hiç niyetim yok
Üç günlük beş günlük menziller ne ki
Sonsuzluğu vurmalı uçurduğum ok.
Usul usul sokuluyorken gölgeler,
Kendini nasıl sulara bırakırsa bir yaban kazı.
Ey kâtip, beni ırmağın gözünde gördüğünü yaz
Yarınlara miras kalsın bu yazı.
Rûhumun perçemlerine dokunan serinlik
Sulardan mı eser, yaylalardan mı?
Bu bayıltan koku ve derinlik,
Rüzgârdan mı, yağmurdan mı, kardan mı?
Hepsini geç, yeni sözler yakala
Ey kâtip, sevdiğime son hâlimi yaz
Gönlümün kuşandığı hüzün hep safran rengi,
Yüreğim o biçim kiraz.
Bir âhu gözlü yürüdü dileklerimin üstünde
Suların titrettiği bir köprü gibiydim ben.
“Bu kan, uygarlıkları yeşerten kutsal su.” dedi
Bir derviş, âşıkların kanını yorumlarken.
Ey kâtip, adımı her muskaya yaz,
Her ırmağın kirlenmemiş kaynağına bırak.
Hergün yeni bir sabah yarattığını ne bilsin aymaz
Her akşam güneş, kendi canına kıyarak...
Irmağın dolana dolana akıp gittiği
Arazilerde at sürmeye hiç niyetim yok
Üç günlük beş günlük menziller ne ki
Sonsuzluğu vurmalı uçurduğum ok.
Usul usul sokuluyorken gölgeler,
Kendini nasıl sulara bırakırsa bir yaban kazı.
Ey kâtip, beni ırmağın gözünde gördüğünü yaz
Yarınlara miras kalsın bu yazı.
Rûhumun perçemlerine dokunan serinlik
Sulardan mı eser, yaylalardan mı?
Bu bayıltan koku ve derinlik,
Rüzgârdan mı, yağmurdan mı, kardan mı?
Hepsini geç, yeni sözler yakala
Ey kâtip, sevdiğime son hâlimi yaz
Gönlümün kuşandığı hüzün hep safran rengi,
Yüreğim o biçim kiraz.
Bir âhu gözlü yürüdü dileklerimin üstünde
Suların titrettiği bir köprü gibiydim ben.
“Bu kan, uygarlıkları yeşerten kutsal su.” dedi
Bir derviş, âşıkların kanını yorumlarken.
Ey kâtip, adımı her muskaya yaz,
Her ırmağın kirlenmemiş kaynağına bırak.
Hergün yeni bir sabah yarattığını ne bilsin aymaz
Her akşam güneş, kendi canına kıyarak...
0Awesome Comments!