Başbakan Erdoğan Teke Tek'te Fatih Altaylı'nın gündeme ilişkin sorularını yanıtlıyor.
İşte Erdoğan'ın açıklamaları:
"SALDIRGAN BEN'İNDEN TEŞHİS EDİLDİ"
"An itibarıyla son geldiğimiz nokta bu personel girişinde önce personeldeki ilk girişi bu canlı bomba geçiyor. Geçtikten hemen sonra patlatıyor ve tabii bu patlama sebebiyle kendisi malum akıbete uğruyor.
Şu ana kadar kafatasındaki bir ben onu açıkça ortaya koyuyor. Fakat yine de çok daha emin olabilmek için oradan DNA testlerine gitmek suretiyle. Bu testleri yarın sabah itibarıyla kesinleştirip nihai netice açıklanacak.
Elimizde isim olarak memleket olarak mevcut ama. Başbakan olarak prensibim nihai netice açıklanacak. Ancak net olarak DHKP/C'li olduğu kesin. Daha önce bu kişinin yapmış olduğu bazı eylemler var. Yurtdışına çıkışlar girişler vesaire...
Bütün bunlar netleştikten sonra açıklamayı yapalım. Programa gelmeden önce ABD'li Büyükelçiyi arayarak geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Ölen güvenlik elemanına Allah rahmet etsin. Bir de NTV'den bir kızımız var. Büyükelçi 'ben davet ettim' diyor. Didem Tuncay kızımızın durumu ağır. Allah'tan ona da şifalar diliyoruz, ailesine geçmiş olsun temennilerimizi iletiyoruz.
PATLAMANIN SURİYE İLE İLİŞKİSİ OLABİLİR Mİ?
Suriye ile bu işin ilişkisi ihtimalini vermiyorum. Suriye Türkiye'de şu anda teröre yönelik ekstra bazı adımların içerisinde. Güvenlik güçlerimizin DHKPC'ye çok ciddi operasyonları oldu.
Sabah 05.00'de içeri girildiğinde orada 11 avukat ve bir kısmı yakılma gayretine girmiş evraklar, bilgisayarlar bulunuyor. Türkiye'de dışarıda 'avukatım' diye gezenler kalkıp onlara sahiplenme içerisine giriyor.
Ana muhalefetin genel başkanı da kalkıp bu işi sahiplenme noktasına gidiyor. Şu anda 'basın mensupları içeride' diyorlar. Bu kişilerin çoğu DHKP/C'lidir. Bunlar içerisinde mahkum olanlar var tutuklu olanlar var. Bugünkü canlı bombanın cebinden bir tane basın kartı çıksa onun için de 'basın mensubuydu' diyecekler. Bunlar iyi yaklaşım tarzları değil.
İSTİHBARAT PAYLAŞIMININ ÖNEMİ
Biz 10 yıldır terörle mücadele ediyoruz. Şimdi birkaç yıldır terörle mücadelede istihbarat paylaşımında iyi bir noktaya geldik. Geçmişte paslaşmalar olmuyordu, ciddi sıkıntılar yaşıyorduk. İstihbarat paylaşımında bu sıkıntılar ortadan kalkınca operasyonlarda da gerek polisin, gerek askerin alanında çok rahat müdahale edilebiliyor. Geldiğimiz noktada özellikle kırsalda iş ciddi manada bir ehemmiyet arzetti. Ben gerek Genelkurmay Başkanım, gerek kuvvet komutanların, üst komuta kademesi araziden çıkmıyor.
2012'de sayısal olarak operasyon fazla olmuş olabilir ama netice almada çok başarılı olduk. Kayıp itibarıyla karşı tarafın kaybı çok çok fazla. Biz onu ölçü almıyoruz. Biz öldürmenin değil, yaşatmanın peşinde olmamız lazım.
"PKK'NIN 4 BOYUTU VAR"
Bölücü terör örgütünün 4 boyutu var: İmralı, Kandil, Avrupa ve parlamento. Dedikleri şey şu "İmralı ne derse biz onu yaparız". Bunda samimilerse şu anda İmralı beklentilerimizi cevap verecek şekilde adımlarını atıyor. Şu anda silahların bırakılmasından yana bir tavrın içerisine gidiliyor. Bu işin artık çıkışı yok. Biz ne dedik, 'yurtdışına çıkacaklarsa sınır noktasında biz iktidar olarak elimizden gelen bütün imkanlarımızı seferber edeceğiz, bundan önce olduğu gibi dokunmaya fırsat vermeyeceğiz'. Bu bittiği zaman eğer benim Kürt vatandaşımı seviyorlarsa benim Kürt kardeşime en büyük iyiliği bunlar yapmış olacaklar. Çünkü operasyonlar bitecektir. Benim güvenlik güçlerimin tek işi operasyon değil ki. Benim askerim kışlasındadır, polisim de mahallindedir, başka bir yere çıkmaz.
0Awesome Comments!