Atatürk’ün Kürt sorunu yok muydu yani?
Dersim ve çevresine Osmanlı’dan itibaren 100 yıldır hâkim olunamıyordu. Ve rejim II. Dünya Savaşı öncesi yöreyi entegre etmekten yanaydı. Dersim harekâtının arkasında bu vardı. Anadolu’da yaşayanların her biri farklı coğrafyalardan göç etmişti. Cumhuriyet’in misyonu bu farklı unsurları bir potada eritmekti.
Ama din sorunu vardı...
Evet, Atatürk’ün Kürt sorunu değil ama din sorunu vardı. Dine epey mesafeli durduğunu söyleyebilirim. Yani anti-klerikal (din karşıtı) çizgi İnönü zamanında değil, Atatürk zamanında başlamıştır. Bunu tarih tezlerinden ders kitaplarına kadar her yerde gözlemlemek mümkün.
Kendisi dindar olmadığı gibi kimsenin olmasını istemiyor öyle mi?
O dönemde asıl amaç halkı hilafet olgusundan koparmak. Ayrıca bu din karşıtlığı bize özgü değil, dünyada din çok yıpranmış durumda o günlerde. Bir tarafta Sovyet Rusya, bir tarafta ıspanya.
İşte bu ters tepmedi mi ve dindar insanlar mağdur olmadı mı?
Elbette çünkü insanların kültür kodlarını bastırıyor. Cumhuriyet’in o günkü koşullarda geniş kitlelere ulaşması olanaksız. Her şeyden önce coğrafya buna engel. Cumhuriyet’in propaganda araçları çok kısıtlıydı, maddi gücü yoktu.
Atatürk’ün izlediği toplum mühendisliği bugün işler mi?
Bu devirde mümkün değil çünkü çok daha kristalize bir birey kavramı var. Milli Mücadele 1912’de Balkan Harbi’yle başlamış 10 yıllık bir savaş. Anadolu 5 milyon nüfus kaybetmiş. Geriye fakir, okur yazar düzeyi çok düşük bir kitle kalmış. Bugün küresel dünyada yaşıyoruz. ıktidarların gücü de daha sınırlı, er geç toplumun kontrol mekanizmaları devreye giriyor. Toplum mühendisliği denense de geri teper.
Röportaj: Ezgi Başaran
Haber Kaynağı: Radikal
0Awesome Comments!