Yapay Zeka İçin Hukuki Statü Arayışı



Yapay Zeka İçin Hukuki Statü Arayışı
Emre B.

İnsan mı makineleşiyor, yoksa makinalar mı insanın yerini alıyor ? Belki de, insanın işlevi, makinaların kullanımıyla sınırlanıyor. Tamamen otomasyona geçmiş toplumda, insanlar sadece makinalara komutlar verecekler. Üstelik, bu makinalar günden güne daha az kontrole ihtiyaç duyacaklar. İşin aslı, interkatif aygıtları sevdik. Ekran, gerçekliği dışarda tutmanın bir aracı; yabancılaşmış insan için. Ekran bizi yansıtıyor, hem de olmak istediğimiz şekilde. İşte bu nedenle günden güne daha fazla zaman geçirebiliyoruz ekran karşısında. İnteraktivite konvansiyonel makinaların neden olduğu yabancılaşma hissini bir an için gideriyor.

İnsan makineleşiyor mu sorusunu sorarken belki de dikkat edilmesi gereken nokta, makinelerin protezleştiğidir. Bedenin bir parçası haline gelmeleri.

Düşünün: Bugün bir kimse evinde, yatağında uzandığı yerden bir şirketi yönetebilir. Gerekli yazılım sağlandığı takdirde, bu kişi yattığı yerden üretim için düğmeye basıp, sonra da pazarlama kanallarını harekete geçirebilir. Bu noktada, teknoloji hakkındaki bilgilerinizi kullanarak daha yaratıcı olabilir, evinde yatan adamımızı yattığı yerde en az yorulacağı imkanlarla donatabilirsiniz. Yine de bu kişinin yattığı yerden de olsa, durumu değerlendirerek pek çok karar vermesi gerekir. Moda renkleri takip etmeli ve ona göre üretim talimatı vermelidir. Yaklaşan dönemde ekonominin seyrine bakarak üretimi planlamalıdır. Konuyla ilgili mevzuat değişikliklerini de takip ederek ayarlamalar vs; bir çok şey yapması gerekir.

Biraz ileriye gidip, internetin çok daha hızlı ve yaygın bir bağlantı olduğunu, buna ek olarak içeriğin çok daha zenginleştiğini ve son olarak da yazılımların artık, moda renkleri bulabilecek, mevzuat değişiklğini elektronik resmi gazeteden takip edip, girdilerdeki vergi değişikliğine uygun optimizasyon kararları verebilecek hale geldiğini farzedelim. Bu yazılımın sözleşme taslakları hazırlama gibi yetenekleri de olabileceğini unutmayalım. 

Kuşkusuz yatağında yatan insanın, şimdi çok daha az konuyla ilgilenmesi gerekiyor. Peki ne yapacak? Elde ettiği boş zamanda barok mimari üzerine bilgisini arttırır mı dersiniz? Bana sorarsanız, patron bu kişinin bir kaç şirket daha idare etmekte hiç zorlanmayacağını fark etmekte gecikmeyecektir. Lafı uzatmak mümkün ama eninde sonunda, bu düşünce çizgisinin, insanın pile dönüşmesi (indirgenmesi) sonucuna vardığını anlayabiliriz. Gerçekten de makinaları kontrolle sınırlı işleve sahip insanın nihai fonksiyonu, makinaya ihiyacı olan enerjiyi sağlamak olacaktır. 

İnsan kaynakları yazılımının (simülatör): 
“-- üzgünüz ama sadece pil olarak boş yerimiz var. Malumunuz diğer işleri makinalar fazlasıyla iyi yerine getiriyorlar. Bugünün dünyasında size pil olmak düştü.” dediğini duyar gibiyim. Çaresiz kabul edeceksiniz. Üretim içinde yoksanız; bugün nasıl bir hiçseniz, yarın da farklı olmayacak. Neden olsun ki, hangi noktada ne için bunun değişeceğini düşünüyorsunuz. Evet; hala hayatta bir noktada, bir insanın vicdanına, sağduyusuna ihtiyaç duyulduğu oluyor ve bu hep böyle oldu. Hepsi doğru, fakat günden güne daha az. Azalmakta olan birşeyin eninde sonunda biteceğini unutmayalım. Ne kadar uzun zamandır azalıyor olsa da!

İnsanın üretim içindeki fonksiyonu gittikçe bölünüyor ve sınırlanıyor. Bizden, işin hep daha küçük bir kısmını, daha fazla sayıda ve daha iyi yapmamız isteniyor. Artan uzmanlaşma sonucunda yarattığımız kısım o kadar küçülüyor ki, anlamlı bir bütün olmaktan uzaklaşıyor. Hatta hangi bütünün parçası olduğu bile belirsizleşiyor: Nihai olarak enerji, yani maddenin ilk haline dönüşüyor. Pil-insan (homo-cell). Yani fonksiyonu enerjiye indirgenmiş insan. Gelecekte tek bir uzmanlık olacak. Enerji sağlama uzmanlığı ve herkes aynı mükemmellikte çalışacak. Sen makinalara ihtiyaç duyduğu enerjiyi ver. Geri kalan herşeyi, atomlarından başlayarak makinalar üretebilir. Yazılım ekonomisinin nihai durağı, işte böyle bir durumu ifade eder.


Gelecekte, makinaların hukuki temsil yeteneğini tartışacağız. Toplumsal hayatta bu derece fonksiyon üstlenmiş varlıklar hukuki işlem yapabilirler mi? Hata yaparlarsa ? : Temsil edilen sorumlu olacak. 

Sorumluluk (risk) açısından baktığınızda, bir yazılıma tüzel kişilik ve temsil yeteneği vermekle, şirketlere tanınan statü bakımından pek farklılık göremezsiniz. Hatta makinaların önceden belirlenmiş algoritmaları sebebiyle, bilanço makyajı veya uygunsuz harcamalar gibi bazı yönetim kurulu üyesi alışkanlıklarını taşımamaları beklenebilir. Kuşkusuz, makinayı her zaman borçlar hukuku anlamında haberci kabul edip, kişi (temsilci) statüsüne taşımamak mümkün. Ancak bu makinanın, tek bir kişiye ait olmadığı ve belki de çok fazla insana aynı anda hizmet verebildiği düşünülünce, kimi zorluklar ortaya çıkacağı kesin. 

BM’in yeni hazırladığı bir taslak konvansiyon konuya bir yerden dokunuyor. “Draft Convention on the Use of Electronic Communications in International Contracts” 12. maddesinde , makinalar aracılığıyla kurulan sözleşmelerde, tüm aşamaların insan tarafından kontrol edilmemesinin, tek başına geçersizlik nedeni olamayacağı belirtiliyor. Elbette makinanın tüzel kişilik olup olmadığı sorusu cevaplanmıyor ama makinanın bir ölçüye kadar insandan bağımsız irade beyanında bulunabileceği kabul ediliyor. 

Galiba geleceğin şirketi, ortaklarıyla ilişkisi banka hesaplarına aktardığı kar payı olan, devasa boyut ve karmaşıklıkta bir yapay zeka yazılımı olacak.[1]

Kaynaklar

[1] http://bthukuku.bilgi.edu.tr/documents/Hukuksal_bilim_kurgu.doc