Thomas / Tomas İncili
Thomas İncili Hakkında
Thomas İncili, apokrif bir İncil'lerden biridir.
Thomas İncili'ni içeren Kıptî dilinde elyazması 12 kitap, [1] İki köylü kardeş tarafından [2] 1945'te Mısır'da Nag Hammadi'de bulunmuş [1] ve varlığı 1952'de Mısır Arkeoloji Müzesi tarafından açıklanmıştır.[3] Bu kitaplar Nag Hammadi Kütüphanesi olarak adlandırılır. Mühürlenmiş bir küp içinde gizlenmişlerdi. Kan davası olduğundan kitaplar bir rahibin evine götürüldü. Müzeler Müdürlüğü bunları aldı. Şu an Mısır, Kahire'de Koptik Müzesinde koruma altındadırlar.[2]
Thomas İncili, Kıptî ciltleme adı verilen yöntemle ciltlenmişti. Bulunmasının ardından, daha önce aynı kitabın Yunanca parçalarının da bulunmuş olduğu fark edildi. Yunanca metinler, milattan sonra 200; Kıptî metinse milattan sonra 300 yılına tarihlendi. Kıptî metnin Yunanca metinlerden hayli farklı olmasına karşın, daha eski bir Yunanca kitaptan tercüme edildiği tahmin edilir.
Yeni Ahit'teki dört İncil'den farklı olarak, Thomas İncili, hikâye anlatma üslûbuyla yazılmamıştır. Thomas İncili, İsa'nın sözlerinin bir derlemesidir.[1] Bunlar diri İsa'nın söylediği ve Didymus Judas Thomas'ın yazdığı gizli sözlerdir [3] ve İsa'ya atfedilen 114 söz içerir. (Kurân-ı Kerîm'de de 114 sûre bulunması, ilginç bir tesadüf olsa gerektir.) Bunların bazıları, Yeni Ahit İncil'lerindeki sözlere benzer. Bir kısmınaysa sadece Thomas İncili'nde rastlanır. Sözlerin az bir kısmı da Yeni Ahit İncilleriyle tenâkuz oluşturur.[1]
Dil
Thomas İncil'i, Koptik diliyle yazılmıştır. Koptik dili, Yunan alfabesi ile yazılmış geç Mısır dilidir. Mısır'da yaşayan ilk yüzyıl Hıristiyanları Koptik dilini kullandılar. Günümüzde hala Mısır'da Koptik Kilisesi vardır ve Koptik dilini kullanmaktadır.[2] Koptik Thomas İncil'i Yunanca'dan çevrilmiştir. Bu İncil'in Orijinal Grekçe parçaları Mısır'daki Oxyrhynchus'ta 20. yüzyılın başında bulunmuştur. Kutsal Kitab'a ait metinler de bulunmuştur. 1, 654 ve 655 Oxyrhynchus Papirüsü Nag Hammadi Kütüphanesi keşfedildikten sonra Thomas İncil'inin parçaları olduğu anlaşılmıştır. Grekçe papirüs 1, 26-30, 77, 31-33 özdeyişlerini ve diğer iki 1-1 ve 36-40 özdeyişleri sırasıyla içermektedir.[2]
Thomas (Thomas) Kimdir?
"Thomas", tabii ki gerçek isim değildir. 'Petrus' isminin bir takma isim olması gibi, "Thomas" ismi de Aramice'de 'ikiz' anlamına gelen bir takma isimdir. Eusebius on iki elçiye yönelik yorumunda, Thomas'ın gerçek isminin Yahuda (Judas) olduğunu yazar. Bazı aydınlar Thomas'ın İsa'nın erkek kardeşi olduğuna inanırlar.[2]
Thomas İncili Hakkında Hıristiyanların Görüşü
Bazıları Thomas İncil'ini 5. İncil olarak adlandırırlar. Bazı aydınların bu yazmadaki söyleyişlerin bazılarının gerçek İncil'de görmelerine rağmen, Thomas İncil Gnostik bir yazmadır.[2]Thomas İncil'inin yazarı, kanon İncilleri (Matta, Markos, Luka ve Yuhanna)'ya bağlılık göstermekte kararlılığını göstermeye çalışmış, diğerlerinden sonraki bir tarihte yazılmıştır. Thomas İncil'inde yazarın kasıtlı olarak 'gizli', 'saklı' özdeyişler ile geleneklere bağlılığında eğimlilik görülmekte ve bunu teolojinin en başında belirtmektedir. Thomas İncil'i Gnostizm'i destekleyen, öğreten, yücelten bir metindir.[2]
Bir teoriye göre, Nag Hammadi yazmalarını Gnostik öğretilerin sahte olduğunu kanıtlamaya ve çürütmeye çalışan Hıristiyan rahipler tarafından bir araya getirilmiştir. Hangi teori doğru olursa olsun, Dan Brown'a inananlar Gnostik İncillerin doğru olduğunu düşünüyor olabilirler. Peki, Gnostik İnciller gerçekten de doğru mudur?
Bu konunun uzmanları, İsa'nın havarilerinden yüzlerce sene sonra yazılmış olan Gnostik İncillerin güvenilir olamayacağını ileri sürmektedir. Gnostik İncillerin en eskisi İ.S. 150 yıllarında ortaya çıkmıştır. Diğer Gnostik İnciller ise üçüncü ve dördüncü yüzyıllarda yazılmıştır. Bu kitapların gerçekliğini kanıtlayacak ne coğrafi ne de tarihsel kanıtlar mevcuttur. Yeni Antlaşma Kanonundaki kitaplarda ise, durum bunun tam tersidir. Geç ortaya çıkan Gnostik İncillerin hiçbir görgü tanığı da yoktur. Hıristiyan ve Hıristiyan olmayan uzmanlar, Tomas İncili'nin Tomas tarafından yazılmadığını ve Filip İncili'nin de Filip tarafından yazılmadığını kanıtlamışlardır.[4]
Thomas İncili ve Gnostizm
Gnostizm kurtuluşun her şeyden önce gizli bilgiyle geldiğine inanan bir inanç idi. Grekçe 'bilgi' kelimesi 'Gnosis'tir. Thomas İncil'i Gnostik bir yazıdır. Giriş kelimeleri şöyle başlar: "Bunlar yaşayan İsa'nın söylediği ve İkiz Yahuda Thomas'ın yazdığı kelimelerdir" [6] Pavlus, İncil'deki Koloseliler bölümünde Gnostizm'in kökeni olabileceği sapkın öğretiş konusunda uyarıda bulunmuştur. Pavlus : gizli bilgi (Koloseliler 2:18; 2:2-3), sahte alçakgönüllülük (2:21), meleklere tapma (2:18), Mesih'e ilişkin alçaltılmış bilgi (1:15-20), ve insan aklına ve geleneklerine dayanmak, güvenmek (2:4,8).
Yuhanna, ilk iki yüzyılda Hıristiyanlığa en büyük bir tehlike olan ilk erken Gnostizm konusunda uyarmaktadır. Gnostikler maddenin kötü olduğuna inanırlardı. Ruh ise iyiydi. Kurtuluş, gizli bilgi aracılığı ile kötü bedenimizden kaçmak, kaçınmaktı. Mesih gerçek insan değildi. Beden almış gibi göründü, çarmıhta ölmedi ve acı çekmedi. Bu öğretişin ismi Doketizm (Docetism)'dir. Kendini alçaltmanın ve ahlaksızlığın aşırılıkları da vardı.
M.S. 223 yılında Origin Luka'ya ilişkin hitabesinde sapkın İncillerin listesi içinde Thomas İncil'i de geçmektedir. Eusebius Thomas İncil'ini Apokrifa içinde sıralamıştır, "...sapkınlar tarafından elçilerin ismiyle gösterilmiştir." 430 yılında Side'li Philip Eusebius'a ilişkin şöyle söylemektedir, "... bu işin sapkınların işleri olduğunu söyleyerek.....Thomas'ın İncili olarak adlandırılanı birçok kilise ihtiyarı reddetmiştir... " [2]
Gnostikler, İsa'nın öğretilerinin gizli tutulması gerektiğine inanmışlardır. Yeni Antlaşma'ya göre ise İsa, havarilerinin bütün dünyaya gidip İncil'deki kurtuluş müjdesini duyurmalarını istemiştir. Tomas İncili, şöyle başlar: "Bunlar yaşayan İsa'nın söylediği gizli şeylerdir..."
Bir diğer Gnostik belge olan Yuhanna'nın Apokrifonu adlı yazıda İsa'nın ilginç bir lanetini okumaktayız. Buna göre, İsa'nın gizli öğretilerini dışarıdan herhangi bir kişiyle paylaşan bir kişinin lanetli olacağı söylenmektedir: "Burada yazılı olanları bir hediyeyle veya yemekle veya içecekle veya giyecekle veya herhangi başka bir şeyle değiştirecek olanlara lanet olsun." Gnostikler İsa'nın öğretilerinin başkalarının eline geçmeyecek şekilde gizli yerlerde saklanması gerektiğine inanmışlardır.
Gnostik İnciller, İsa'yı Kurtarıcı olarak adlandırmak yerine, "Gnosis'e İşaret Eden Kişi" olarak adlandırırlar. Matta 16:15-16'da şunları okuruz: "İsa onlara, "Siz ne dersiniz" dedi, "Sizce ben kimim?" Simun Petrus, "Sen, yaşayan Tanrı'nın Oğlu Mesih'sin" yanıtını verdi." İsa, Gnostiklerin Tomas İncili'nde farklı bir şekilde karşımıza çıkmaktadır.[4]
Gnostik İnciller üzerine birçok araştırma yapmış olan Yeni Antlaşma Profesörü F.F. Bruce, Tomas İncili'nin Gnostik öğelerini anlatırken şöyle der: "Burada İsa'nın sorusuna verilen cevaplarda İsa, "Gnosis'e İşaret Eden Kişi" olarak tanıtılıyor. Kendisini fokurdayan kaynaktan sarhoş ederek gnosise ulaşmış olanlar onun hizmetkarları değil de arkadaşlarıysa, o zaman onların İsa'ya Efendi (Üstad) demeleri uygun olmaz." [5]
The Coptic Gospel of Thomas (English)
For information on the individual sayings in the Gospel of Thomas, please take a look at the Collected Commentary on the Gospel of Thomas web page.
The Gospel of Thomas is extant in three Greek fragments and one Coptic manuscript. The Greek fragments are P. Oxy. 654, which corresponds to the prologue and sayings 1-7 of the Gospel of Thomas; P. Oxy. 1, which correponds to the Gospel of Thomas 26-30, 77.2, 31-33; and P. Oxy. 655, which corresponds to the Gospel of Thomas 24 and 36-39. P. Oxy 1 is dated shortly after 200 CE for paleographical reasons, and the other two Greek fragments are estimated to have been written in the mid third century. The Coptic text was written shortly before the year 350 CE.
Ron Cameron comments on the textual integrity of Thomas (The Anchor Bible Dictionary, v. 6, p. 535):
Substantial differences do exist between the Greek fragments and the Coptic text. These are best explained as variants resulting from the circulation of more than one Greek edition of Gos. Thom. in antiquity. The existence of three different copies of the Greek text of Gos. Thom. does give evidence of rather frequent copying of this gospel in the 3d century. According to the critical edition of the Greek text by Attridge (in Layton 1989: 99), however, even though these copies do not come from a single ms, the fragmentary state of the papyri does not permit one to determine whether any of the mss "was copied from one another, whether they derive independently from a single archetype, or whether they represent distinct recensions." It is clear, nevertheless, that Gos. Thom. was subject to redaction as it was transmitted. The presence of inner-Coptic errors in the sole surviving translation, moreover, suggests that our present Gos. Thom. is not the first Coptic transcription made from the Greek. The ms tradition indicates that this gospel was appropriated again and again in the generations following its composition. Like many other gospels in the first three centuries, the text of Gos. Thom. must be regarded as unstable.
Ron Cameron comments on the attestation to Thomas (op. cit., p. 535):
The one incontrovertible testimonium to Gos. Thom. is found in Hippolytus of Rome (Haer. 5.7.20). Writing between the years 222-235 C.E., Hippolytus quoes a variant of saying 4 expressly stated to be taken from a text entitled Gos. Thom. Possible references to this gospel by its title alone abound in early Christianity (e.g. Eus. Hist. Eccl. 3.25.6). But such indirect attestations must be treated with care, since they might refer to the Infancy Gospel of Thomas. Parallels to certain sayings in Gos. Thom. are also abundant; some are found, according to Clement of Alexandria, in the Gospel of the Hebrews and the Gospel of the Egyptians. However, a direct dependence of Gos. Thom. upon another noncanonical gospel is problematic and extremely unlikely. The relationship of Gos. Thom. to the Diatessaron of Tatian is even more vexed, exacerbated by untold difficulties in reconstructing the textual basis of Tatian's tradition, and has not yet been resolved.
In Statistical Correlation Analysis of Thomas and the Synoptics, Stevan Davies argues that the Gospel of Thomas is independent of the canonical gospels on account of differences in order of the sayings.
In his book, Stephen J. Patterson compares the wording of each saying in Thomas to its synoptic counterpart with the conclusion that Thomas represents an autonomous stream of tradition (The Gospel of Thomas and Jesus, p. 18):
The Gospel of Thomas and Jesus: Buy at amazon.com! If Thomas were dependent upon the synoptic gospels, it would be possible to detect in the case of every Thomas-synoptic parallel the same tradition-historical development behind both the Thomas version of the saying and one or more of the synoptic versions. That is, Thomas' author/editor, in taking up the synoptic version, would have inherited all of the accumulated tradition-historical baggage owned by the synoptic text, and then added to it his or her own redactional twist. In the following texts this is not the case. Rather than reflecting the same tradition-historical development that stands behind their synoptic counterparts, these Thomas sayings seem to be the product of a tradition-history which, though exhibiting the same tendencies operative within the synoptic tradition, is in its own specific details quite unique. This means, of course, that these sayings are not dependent upon their synoptic counterparts, but rather derive from a parallel and separate tradition.
Ron Cameron argues for the independence of Thomas (op. cit., p. 537):
Those who argue that Gos. Thom. is dependent on the Synoptics not only must explain the differences in wording and order, but also give a reason for Gos. Thom.'s choice of genre and the absence of the gospels' narrative material in the text. To assert, for example, that Gos. Thom. erased the passion narratives because Gnosticism was concerned solely with a redeeming message contained in words of revelation (Haenchen 1961: 11) is simply not convincing, since the Apocryphon of James (NHC I, 2), the Second treatise of the Great Seth (NHC VII, 2), and the Apocalypse of Peter (NHC VII, 3) all indicate that sayings of and stories about the death and resurrection of Jesus were reinterpreted by various gnostic groups. For any theory of dependence of Gos. Thom. on the NT to be made plausible, one must show that the variations in form and content of their individual sayings, together with the differences in genre and structure of their entire texts, are intential modifications of their respective parallels, designed to serve a particular purpose.
On dating, Ron Cameron states (op. cit., p. 536):
Determining a plausible date of composition is speculative and depends on a delicate weighing of critical judgments about the history of the transmission of the sayings-of-Jesus tradition and the process of the formation of the written gospel texts. The earliest possible date would be in the middle of the 1st century, when sayings collections such as the Synoptic Sayings Gospel Q first began to be compiled. The latest possible date would be toward the end of the 2d century, prior to the copying of P. Oxy. 1 and the first reference to the text by Hippolytus. If Gos. Thom. is a sayings collection based on an autonomous tradition, and not a gospel harmony conflated from the NT, then a date of composition in, say, the last decades of the 1st century would be more likely than a mid-to-late-2d-century date.
Ron Cameron states on the provenance of Thomas (op. cit., p. 536):
The fact that Judas "the Twin" was the apostolic figure particularly revered in Syriac-speaking churches is important evidence for the date and place of composition of the text. For as Koester (in Layton 1989: 39) has shown, Gos. Thom.'s identification of this author as Jesus' brother Judas does not presuppose a knowledge of the NT, but "rests upon an independent tradition." In addition, the peculiar, redundant name Didymus Judas Thomas seems to be attested only in the East, where the shadowy disciple named Thomas (Mark 3:18 par.; John 14:5) or Thomas Didymus (John 11:16; 20:24; 21:2) was identified with Judas in the Syriac NT and called Judas Thomas (John 14:22). The occurrence of variants of this distinctive name in the Acts of Thomas is especially striking, not only because the latter evidently shows acquaintance with Gos. Thom. 2, 13, 22, and 52, but also because it is widely held that the Acts of Thomas was composed in Syriac in the early 3d century. Other documents that invoke the authority of Judas Thomas by name are also of Syriac origin, such as the Teaching of Addai, the Abgar legend (Eus. Histl. Eccl. 1.13.1-22), and the Book of Thomas the Contender (NHC II, 7).
Accordingly, the naming of Judas Thomas as the ostensible author of Gos. Thom. serves to locate the likely composition of the text in a bilingual environment in E. Syria.
Patterson writes on the dating and provenance of Thomas (op. cit., p. 120):
While the cumulative nature of the sayings collection understandably makes the Gospel of Thomas difficult to date with precision, several factors weigh in favor of a date well before the end of the first century: the way in which Thomas appeals to the authority of particular prominent figures (Thomas, James) against the competing claims of others (Peter, Matthew); in genre, the sayings collection, which seems to have declined in importance after the emergence of the more biographical and dialogical forms near the end of the first century; and its primitive christology, which seems to presuppose a theological climate even more primitive than the later stages of the synoptic sayings gospel, Q. Together these factors suggest a date for Thomas in the vicinity of 70-80 C.E. As for its provenance, while it is possible, even likely, that an early version of this collection associated with James circulated in the environs of Jerusalem, the Gospel of Thomas in more or less its present state comes from eastern Syria, where the popularity of the apostle Thomas (Judas Didymos Thomas) is well attested.
Ron Cameron comments (op. cit., p. 540):
Gos. Thom. took Jesus seriously as a teacher who spoke with authority. It celebrated his memory by preserving sayings in his name that sanctioned the formation of a distinctive community. The gospel locates its group's position within the Christian tradition as an independent Jesus movement, which persisted over the course of several generations of social history without becoming an apocalyptic or kerygmatic sect. Authorized by interpreting the written legacy of Jesus, Gos. Thom. maintained its autonomy and distinct identity by acts of creative attribution. Jesus was characterized as the embodiment of Wisdom; his words, which could harness the very power of the universe, offered her path of 'knowing' as an investment of the imagination. Gos. Thom. defines the role of its community in constructing the fabric of society as a process of sapiental insight and research. The gospel, therefore, charts the course of salvation as a study in interpretation, providing the elixir of life to those for whom the secret of the kingdom is disclosed in the interpretation of Jesus' words.[7]
Kaynaklar
[1] http://tr.wikipedia.org/wiki/Tomas_İncili
[3] www.ondokuz.gen.tr/Tomasincil.htm
[2] www.incilturk.com/MAKALELER/Tomas_incili.htm
[4] www.kutsalkitap.org/index.php/Magazine/?id=78
[5] F.F. Bruce, "Jesus and the Christian Origins Outside the New Testrament - İsa ve Yeni Antlaşma'nın Dışındaki Hristiyan Orijinler", B. Eermands Publishing, 1974. Sayfa 118
[6] (p.3, Guillaumont, et al, 1959, Leiden: Brill).
[7] www.earlychristianwritings.com/thomas.html
382
Yahudilik / Tevrat'ta Allah İnancı, Emir ve Yasaklar
« : Haziran 05, 2012, 07:52:05 ÖS »
Tevrat'ta Allah İnancı, Emir ve Yasaklar
TEVRAT'TA ALLAH'IN SIFATLARI
Tevrat'ta Allah'ın Birliği
Rab Benim, başkası yok, Benden başka Allah yok... doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. Rab Benim, başkası yok. (Yeşaya 45:5-6)
Allah Benim, başkası yok. Allah Benim, benzerim yok. (Yeşaya, 46:9)
Sonunda dünyanın bütün ulusları bilsinler ki, tek Allah Rab'dir ve O'ndan başka Allah yoktur. (1. Krallar, 8:60)
Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Allah Benim, başkası yok. (Yeşaya, 45:22)
Rab diyor ki, "... Allah yalnız sizinledir, başkası, başka Allah yok." (Yeşaya, 45:14)
Allah'ımız Rab tek Rab'dir. (Yasa'nın Tekrarı, 6:4)
Ya Rab, eşsizdir işlerin.Yarattığın bütün uluslar gelip Sana tapınacaklar, ya Rab, adını yüceltecekler. Çünkü Sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Allah Sensin. (Mezmurlar, 86:8-10)
Herşeye egemen Rab, bütün dünya krallıklarının tek Allah'ı Sensin. Yeri, göğü Sen yarattın. (Yeşaya, 37:16)
bütün dünya krallıkları Senin tek Rab olduğunu anlasın. (Yeşaya, 37:20)
Sizi kurtaran, size rahimde biçim veren Rab diyor ki, "Herşeyi yaratan, gökleri yalnız başına geren, yeryüzünü tek başına seren." (Yeşaya, 44:24-24)
Çünkü Kendisi'ne umut bağlayanlar için etkin olan tek Allah Sensin; Senden başkasını hiçbir zaman hiç kimse işitmedi, hiçbir kulak duymadı, hiçbir göz görmedi. (Yeşaya, 64:4)
Çünkü gökleri yaratan Rab, dünyayı yaratıp biçimlendiren, pekiştiren, üzerinde yaşanmasın diye değil, yaşansın diye biçimlendiren Rab -Allah O'dur- şöyle diyor: "Rab Benim, başkası yok." (Yeşaya, 45:18)
... Ben Rab, bildirmedim mi? Benden başka Allah yok, adil Allah ve kurtarıcı Benim. Yok Benden başkası. (Yeşaya, 45:21)
Artık anlayın ki, Ben, evet Ben O'yum, Benden başka Allah yoktur! Öldüren de, yaşatan da, yaralayan da, iyileştiren de Benim... (Yasa'nın Tekrarı, 32:39)
Böylece bileceksin ki, Allah'ımız Rab gibisi yoktur. (Mısır'dan Çıkış, 8:10)
Ya Rab. yerde ve gökte Sana benzer başka Allah yoktur. (1. Krallar, 8:23; 2. Tarihler, 6:14)
Asa, Allah'ı Rab'be, "Ya Rab, güçlünün karşısında güçsüze yardım edebilecek Senden başka kimse yoktur" diye yakardı. (2. Tarihler, 14:11)
Ben, yalnız Ben Rab'bim, Benden başka kurtarıcı yoktur. (Yeşaya, 43:11)
Ya Rab, bir benzerin yok, Senden başka Allah da yok! Bunu kendi kulaklarımızla duyduk. (1. Tarihler, 17:20; 2 Samuel, 7:22)
Kutsallıkta Rab'bin benzeri yok, evet, Senin gibisi yok, ya Rab! Allah'ımız gibi dayanak yok. (1. Samuel, 2:2)
O'nun bilgisi derin, gücü eşsizdir, kim O'na direndi de ayakta kaldı? (Eyüp, 9:4)
Sen ulusun, harikalar yaratırsın, tek Allah Sensin. (Mezmurlar, 86:10)
Övgüler sunun O'na güçlü işleri için! Övgüler sunun O'na eşsiz büyüklüğüne yaraşır biçimde! (Mezmurlar, 150:2)
Halk şöyle dua etti: "Tek Rab Sensin. Gökleri, göklerin göklerini, bütün gök cisimlerini, yeryüzünü ve içindeki herşeyi, denizleri ve içlerindeki herşeyi Sen yarattın. Hepsine Sen can verdin. Bütün gök cisimleri Sana tapınır." (Nehemya, 9:6)
Benim için şöyle diyecekler: "Doğruluk ve güç yalnız Rab'dedir." (Yeşaya, 45:24)
Bu olaylar Rab'bin Allah olduğunu ve O'ndan başkası olmadığını bilesiniz diye size gösterildi. (Yasa'nın Tekrarı, 4:35)
... Benden başka Allah var mı? Hayır, başka güç yok; Ben bir başkasını bilmiyorum. (Yeşaya, 44:
Tevrat'ta Allah'ın Ezeli ve Ebedi Olması
Herşeye egemen Rab diyor ki, "İlk ve son Benim, Benden başka Allah yoktur." (Yeşaya, 44:6)
Bunları yapıp gerçekleştiren, kuşakları başlangıçtan beri çağıran kim? Ben Rab, ilkim; sonuncularla da yine Ben olacağım." (Yeşaya, 41:4)
Ya Rab, kutsal Allah'ım, öncesizlikten beri var olan Sen değil misin?... (Habakkuk, 1:12)
Allah'ın yaptığı herşeyin sonsuza dek süreceğini biliyorum. Ona ne bir şey eklenebilir ne de ondan bir şey çıkarılabilir. Allah insanların Kendisi'ne saygı duymaları için bunu yapıyor. (Vaiz, 3:14)
Dağlar var olmadan, daha evreni ve dünyayı yaratmadan, öncesizlikten sonsuzluğa dek Allah Sensin. (Mezmurlar, 90:2)
Ey Allah, tahtın sonsuzluklar boyunca kalıcıdır. (Mezmurlar, 45:6)
Yüce ve görkemli olan, sonsuzlukta yaşayan, adı Kutsal olan diyor ki. (Yeşaya, 57:15)
Şöyle dedi: "Allah'ın adına öncesizlikten sonsuzluğa dek övgüler olsun! Bilgelik ve güç O'na özgüdür." (Daniel, 2:20)
O herşeyi zamanında güzel yaptı. İnsanların yüreğine sonsuzluk kavramını koydu. Yine de insan Allah'ın yaptığı işi başından sonuna dek anlayamaz. (Vaiz, 3:11)
Tevrat'ta Allah'ın Herşeyin Yaratıcısı Olması
Başlangıçta Allah göğü ve yeri yarattı. Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Allah'ın ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu. Allah, "Işık olsun" diye buyurdu ve ışık oldu. (Yaratılış, 1:1-3)
Allah, "Suların ortasında bir kubbe olsun, suları birbirinden ayırsın" diye buyurdu. Ve öyle oldu. Allah gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı. (Yaratılış, 1:6-7)
Allah, "Göğün altındaki sular bir yere toplansın, kuru toprak görünsün" diye buyurdu ve öyle oldu. (Yaratılış, 1:9)
Allah, "Yeryüzü bitkiler, tohum veren otlar, türüne göre tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları üretsin" diye buyurdu ve öyle oldu. Yeryüzü bitkiler, türüne göre tohum veren otlar, tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirdi. (Yaratılış, 1:11-12)
Allah şöyle buyurdu: "Gökkubbede gündüzü geceden ayıracak, yeryüzünü aydınlatacak ışıklar olsun. Belirtileri, mevsimleri, günleri, yılları göstersin." Ve öyle oldu. Allah büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı. (Yaratılış, 1:14-16)
"Yeri göğü yaratan Yüce Allah Rab'bin önünde. ant içerim". (Yaratılış, 14:22)
Allah, "Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun" diye buyurdu. Allah büyük deniz canavarlarını, sularda kaynaşan canlıları ve uçan çeşitli varlıkları yarattı. (Yaratılış, 1:20-21)
Allah, "Yeryüzü çeşit çeşit canlı yaratık, evcil ve yabanıl hayvan, sürüngen türetsin" diye buyurdu. Ve öyle oldu. Allah çeşit çeşit yabanıl hayvan, evcil hayvan, sürüngen yarattı. (Yaratılış, 1:24-25)
Allah, "İnsanı. yaratalım" dedi, "Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun." Allah insanı. yarattı. Böylece insan. yaratılmış oldu. İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı. (Yaratılış, 1:26-27)
"Var mı Senin gibisi İlahlar arasında, ya Rab? Senin gibi kutsallıkta görkemli, heybetiyle övgüye değer, harikalar yaratan var mı? (Mısır'dan Çıkış, 15:11)
Sizi yaratan, size biçim veren. Yaratıcınız O değil mi? (Yasa'nın Tekrarı, 32:6)
İşiten kulağı da, gören gözü de Rab yaratmıştır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 20:12)
Kendisi'ni yaratan Allah'a sırt çevirdi... (Yasa'nın Tekrarı, 32:15)
Seni yaratan Allah'ı unuttun. (Yasa'nın Tekrarı, 32:18)
Yeri göğü yaratan Yüce Allah. (Yaratılış, 14:19)
Halkların bütün ilahları bir hiçtir, oysa gökleri yaratan Rab'dir. (1. Tarihler, 16:26)
Büyük Ayı'yı, Oryon'u, Ülker'i, Güney takımyıldızlarını yaratan O'dur. (Eyüp, 9:9)
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi? (Eyüp, 31:15)
Herkesin yüreğini yaratan, yaptıkları herşeyi tartan O'dur. (Mezmurlar, 33:15)
Harikalar yaratan yalnız O'dur. (Mezmurlar, 72:18)
Yeryüzünün bütün sınırlarını Sen saptadın, yazı da kışı da yaratan Sensin. (Mezmurlar, 74:17)
Harikalar yaratan Allah Sensin. gücünü gösterdin. (Mezmurlar, 77:14)
Bizi yaratan Rab'bin önünde diz çökelim. (Mezmurlar, 95:6)
Halkların bütün ilahları bir hiçtir, oysa gökleri yaratan Rab'dir. (Mezmurlar, 96:5)
Bilin ki Rab Allah'tır. Bizi yaratan O'dur, biz de O'nunuz, O'nun halkı, otlağının koyunlarıyız. (Mezmurlar, 100:3)
Yeri göğü yaratan Rab sizleri kutsasın. (Mezmurlar, 115:15)
Yeri göğü yaratan Rab'den gelecek yardım. (Mezmurlar, 121:2)
Yeri göğü yaratan Rab'bin adı Yardımcımızdır. (Mezmurlar, 124:
Yeri göğü, denizi ve içindeki herşeyi yaratan. (Mezmurlar, 146:6)
Ana rahmindeki çocuğun nasıl ruh ve beden aldığını bilmediğin gibi, herşeyi yaratan Allah'ın yaptıklarını da bilemezsin. (Vaiz, 11:5)
Bilmiyor musun, duymadın mı? Ebedi Allah, Rab, bütün dünyayı yaratan, ne yorulur ne de zayıflar, O'nun bilgisi kavranamaz. (Yeşaya, 40:28)
Seni yaratan. sana biçim veren Rab şimdi şöyle diyor. (Yeşaya, 43:1)
Seni yaratan, rahimde sana biçim veren, sana yardım edecek olan Rab şöyle diyor. (Yeşaya, 44:2)
Sizi kurtaran, size rahimde biçim veren Rab diyor ki, "Herşeyi yaratan, gökleri yalnız başına geren, yeryüzünü tek başına seren." (Yeşaya, 44:24-24)
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, esenliği ve felaketi yaratan, bütün bunları yapan Rab Benim. (Yeşaya, 45:7)
Sizi yaratan, gökleri geren, dünyanın temellerini atan Rab'bi nasıl olur da unutursunuz?... (Yeşaya, 51:13)
Gücüyle yeryüzünü yaratan, bilgeliğiyle dünyayı kuran, aklıyla gökleri yayan Rab'dir. (Yeremya, 10:12)
Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı Rab olan şöyle diyor. (Yeremya 33:2)
Çünkü dağlara biçim veren, rüzgarı yaratan, düşüncelerini insana bildiren, şafağı karanlığa çeviren, dünyanın yüksek yerlerine ayak basan işte O'dur, O'nun adı Rab, Herşeye egemen Allah'tır. (Amos, 4:13)
Ülker ve Oryon takımyıldızlarını yaratan, zifiri karanlığı sabaha çeviren, gündüzü geceyle karartan, deniz sularını çağırıp yeryüzüne dökenin adı Rab'dir. (Amos, 5:
"Denizi ve karayı yaratan göklerin Allah'ı Rab'be taparım." (Yunus, 1:9)
Halk şöyle dua etti: "Tek Rab Sensin. Gökleri, göklerin göklerini, bütün gök cisimlerini, yeryüzünü ve içindeki herşeyi, denizleri ve içlerindeki herşeyi Sen yarattın. Hepsine Sen can verdin. Bütün gök cisimleri Sana tapınır." (Nehemya, 9:6)
Tevrat'ta Allah'ın Herşeyi Gören, İşiten ve Bilen Olması
Oturup kalkışımı bilirsin, niyetimi uzaktan anlarsın. Gittiğim yolu, yattığım yeri inceden inceye elersin, bütün yaptıklarımdan haberin var. Daha sözü ağzıma almadan, söyleyeceğim herşeyi bilirsin, ya Rab. (Mezmurlar, 139:2-4)
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi? (Mezmurlar, 94:9)
Artık büyük konuşmayın, ağzınızdan küstahça sözler çıkmasın. Çünkü Rab herşeyi bilen Allah'tır. (1. Samuel, 2:3)
Oysa Sen sıkıntı ve acı çekenleri görürsün, yardım etmek için onları izlersin; çaresizler Sana dayanır, öksüzün yardımcısı Sensin. (Mezmurlar, 10:14)
Öğütlerini, koşullarını uygularım, çünkü bütün davranışlarımı görürsün Sen. (Mezmurlar, 119:168)
Sabah sesimi duyarsın, ya Rab, her sabah Sana duamı sunar, umutla beklerim. (Mezmurlar, 5:3)
Mazlumların dileğini duyarsın, ya Rab, yüreklendirirsin onları, kulağın hep üzerlerinde;... (Mezmurlar, 10:17)
... İnsanların yüreklerini yalnızca Sen bilirsin. (1. Krallar, 8:39)
Ya Rab, bütün özlemlerimi bilirsin, iniltilerim Senden gizli değil. (Mezmurlar, 38:9)
gideceğim yolu Sen bilirsin. (Mezmurlar, 142:3)
Beni tanırsın, ya Rab, beni görür, yüreğimin Seninle olduğunu bilirsin. (Yeremya, 12:3)
Dudaklarımdan çıkan her sözü bilirsin, ya Rab. O söz zaten Senin ağzındaydı. (Yeremya, 17:16)
... "Yaptığın herşeyde Allah seninle" dediler. (Yaratılış; 21:22)
"Sen, ey oğlum Süleyman, babanın Allah'ını tanı. Bütün yüreğinle ve istekle O'na kulluk et. Çünkü Rab her yüreği araştırır, her düşüncenin ardındaki amacı saptar. Eğer O'na yönelirsen, Kendisi'ni sana buldurur. Ama O'nu bırakırsan, seni sonsuza dek reddeder." (1. Tarihler, 28:9)
Tevrat'ta Allah'ın Tek Güç ve İrade Sahibi Olması
Herşeye Gücü Yeten'e biz ulaşamayız. Gücü yücedir. (Eyüp, 37:23)
O kimini yoksul, kimini zengin kılar. Kimini alçaltır, kimini yükseltir. (1. Samuel, 2:7)
Şöyle dedi: "Allah'ın adına öncesizlikten sonsuzluğa dek övgüler olsun! Bilgelik ve güç O'na özgüdür. O'dur zamanları ve mevsimleri değiştiren. Kralları tahttan indirir, tahta çıkarır. Bilgelere bilgelik, anlayışlılara bilgi verir. Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, karanlıkta neler olduğunu bilir." (Daniel, 2:20-22)
Rab ona görünerek, "Ben herşeye gücü yeten Allah'ım" dedi, "Benim yolumda yürü, kusursuz ol." (Yaratılış, 17:1)
Herşeye gücü yeten Allah seni kutsasın, verimli kılsın, soyunu çoğaltsın; soyundan halklar türesin. (Yaratılış, 28:3)
"Ben herşeye gücü yeten Allah'ım" dedi. (Yaratılış, 35:11)
Herşeye gücü yeten Allah, adamın yüreğine size karşı merhamet koysun da. (Yaratılış, 43:14)
Ama sen gayretle Allah'ı arar, Herşeye Gücü Yeten'e yalvarırsan... (Eyüp, 8:5)
Her yaratığın canı, bütün insanlığın soluğu O'nun elindedir. (Eyüp, 12:10)
Bilgelik ve güç Allah'a özgüdür, O'ndadır öğüt ve akıl. (Eyüp, 12:13)
Ancak bu serveti toplama yeteneğini size verenin Allah'ınız Rab olduğunu anımsayın... (Yasa'nın Tekrarı, 8:18)
O'nun yıktığı onarılamaz, O'nun hapsettiği kişi özgür olamaz. Suları tutarsa, kuraklık olur, salıverirse dünyayı sel götürür. Güç ve zafer O'na aittir. Karanlıkların derin sırlarını açar, ölüm gölgesini aydınlığa çıkarır. Ulusları büyütür, ulusları yok eder, ulusları genişletir, ulusları sürgün eder. (Eyüp, 12:14-16; 22-23)
Ey Egemen Rab. Gökte ve yerde Senin yaptığın yüce işleri yapabilecek başka bir Allah yok! (Yasa'nın Tekrarı, 3:24)
Tevrat'ta Allah'ın İnsana Ruh Vermesi
Oysa insana ruh, Herşeye Gücü Yeten'in soluğu akıl verir. (Eyüp, 32:
Beni Allah'ın ruhu yarattı, Herşeye Gücü Yeten'in soluğu yaşam veriyor bana. (Eyüp, 33:4)
Toprak geldiği yere dönmeden, ruh onu veren Allah'a dönmeden, seni yaratanı anımsa. (Vaiz, 12:7)
Gökleri yaratıp geren, yeryüzünü ve ürününü seren, dünyadaki insanlara soluk, orada yaşayanlara ruh veren Rab Allah diyor ki. (Yeşaya, 42:5)
Egemen Rab bu kemiklere şöyle diyor: "İçinize ruh koyacağım, canlanacaksınız." (Hezekiel, 37:5)
Size kaslar verecek, üzerinizde et oluşturacağım, sizi deriyle kaplayacağım. İçinize ruh koyacağım, canlanacaksınız. O zaman Benim Rab olduğumu anlayacaksınız. (Hezekiel, 37:6)
Ben Rab'bin ruhuyla, güçle, adalet ve cesaretle donatıldım. (Mika, 3:
Size yeni bir yürek verecek, içinize yeni bir ruh koyacağım. İçinizdeki taştan yüreği çıkaracak, size etten bir yürek vereceğim. Ruhumu içinize koyacağım; kurallarımı izlemenizi, buyruklarıma uyup onları uygulamanızı sağlayacağım. (Hezekiel, 36:26-27)
Tevrat'ta Allah'ın Sonsuz Adalet Sahibi Olması
"Bu yüzden, ey sağduyulu insanlar, beni dinleyin! Allah kötülük yapar mı, Herşeye Gücü Yeten haksızlık eder mi? Asla!" (Eyüp, 34:10)
Allah kesinlikle kötülük etmez, Herşeye Gücü Yeten adaleti saptırmaz. (Eyüp, 34:12)
Herşeye Gücü Yeten'e biz ulaşamayız. Gücü yücedir, adaleti ve eşsiz doğruluğuyla kimseyi ezmez. (Eyüp, 37:23)
Rab bütün düşkünlere hak ve adalet sağlar. (Mezmurlar, 103:6)
Rab yücedir. adalet ve doğrulukla doldurur. (Yeşaya, 33:5)
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, ama Rab'dir insana adalet sağlayan. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:26)
İşleri kusursuzdur, bütün yolları doğrudur. O haksızlık etmeyen, güvenilir Allah'tır. Doğru ve adildir. (Yasa'nın Tekrarı, 32:4)
"Rab doğrudur!... O'nda haksızlık bulunmaz!" diye duyuracaklar. (Mezmurlar, 92:15)
"Çünkü Ben Rab adaleti severim, nefret ederim soygun ve haksızlıktan." (Yeşaya, 61:
Ama Rab Kendisi'nden korkanları sonsuza dek sever, antlaşmasına uyan ve buyruklarına uymayı anımsayan soylarına adil davranır. (Mezmurlar, 103:17-18)
Yine de Rab size lütfetmeyi özlemle bekliyor, size merhamet göstermek için harekete geçiyor. Çünkü Rab adil Allah'tır. Ne mutlu O'nu özlemle bekleyenlere! (Yeşaya, 30:18)
Tevrat'ta Allah'ın Merhamet Sahibi ve Bağışlayıcı Olması
Ama Sen bağışlayıcısın. (Mezmurlar, 130:4)
Belki. kötü yolundan döner; Ben de suçlarını, günahlarını bağışlarım. (Yeremya, 36:3)
Sana karşı geldiğimiz halde, Sen acıyan, bağışlayan Allah'ımız Rab'sin. (Daniel, 9:9)
Sen iyi ve bağışlayıcısın, ya Rab, Sana yakaran herkese bol sevgi gösterirsin. (Mezmurlar, 86:5)
Yine de Allah sevecendi, suçlarını bağışlıyor, onları yok etmiyordu. (Mezmurlar, 78:38)
Söz dinlemek istemediler, aralarında yaptığın harikaları unuttular. Dikbaşlılık ettiler, eski kölelik yaşamlarına dönmek için kendilerine bir önder bularak başkaldırdılar. Ama Sen bağışlayan, iyilik yapan, acıyan. sevgisi engin Allah'sın. Onları terk etmedin. (Nehemya, 9:17)
Rab. sevgisi engindir, suçu ve isyanı bağışlar. Ancak suçluyu cezasız bırakmaz. (Çölde Sayım, 14:18)
Binlercesine sevgi gösterir, suçlarını, isyanlarını, günahlarını bağışlarım. Hiçbir suçu cezasız bırakmam. (Mısır'dan Çıkış, 34:7)
Bütün suçlarını bağışlayan, bütün hastalıklarını iyileştiren... (Mezmurlar, 103:3)
Rab da Kendisi'nden korkanlara öyle sevecen davranır. (Mezmurlar, 103:13)
Rab sevecen ve lütfedendir. sevgisi engindir. gökler yeryüzünden ne kadar yüksekse, Kendisi'nden korkanlara karşı sevgisi de o kadar büyüktür. (Mezmurlar, 103:8, 11)
Rab herkese iyi davranır, sevecenliği bütün yapıtlarını kapsar. (Mezmurlar, 145:9)
Ya Rab, halkları gerçekten seversin. (Yasa'nın Tekrarı, 33:3)
Rab'bi sevin, ey O'nun sadık kulları! Rab Kendisi'ne bağlı olanları korur, büyüklenenlerin ise tümüyle hakkından gelir. (Mezmurlar, 31:23)
Sığınağım Sensin, beni sıkıntıdan korur, çevremi kurtuluş ilahileriyle kuşatırsın. (Mezmurlar, 32:7)
Korur Rab, yaşatır onu, ülkede mutlu kılar, terk etmez düşmanlarının eline. (Mezmurlar, 41:2)
Ey sizler, Rab'bi sevenler, kötülükten tiksinin. O sadık kullarının canını korur, onları kötülerin elinden kurtarır. (Mezmurlar, 97:10)
Rab saf insanları korur, tükendiğim zaman beni kurtardı. (Mezmurlar, 116:6)
Rab her kötülükten seni korur, esirger canını. (Mezmurlar, 121:7)
Sıkıntıya düşersem, canımı korur. beni kurtarır. (Mezmurlar, 138:7)
Rab korur Kendisi'ni seven herkesi, yok eder kötülerin hepsini. (Mezmurlar, 145:20)
Rab garipleri korur, öksüze, dul kadına yardım eder, kötülerin yolunuysa saptırır. (Mezmurlar, 146:9)
Adil olanların adımlarını korur, sadık kullarının yolunu gözetir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 2:
Rab iyidir, sığınaktır sıkıntı anında. Korur Kendisi'ne sığınanları. (Nahum, 1:7)
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, itiraf edip bırakansa merhamet bulur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:13)
Acıkmayacak, susamayacaklar, kavurucu sıcak ve güneş çarpmayacak onları. Çünkü onlara merhamet eden kendilerine yol gösterecek ve onları pınarlara götürecek. (Yeşaya, 49:10)
Ey gökler, sevinçle haykırın, neşeyle coş, ey yeryüzü! Ey dağlar, sevinç çığlıklarına katılın, çünkü Rab halkını avutacak, ezilene merhamet gösterecek. (Yeşaya, 49:13)
Kötü kişi yolunu, fesatçı düşüncelerini bıraksın; Rab'be dönsün, merhamet bulur, Allah'ımıza dönsün, bol bol bağışlanır. (Yeşaya, 55:7)
Çünkü Rab kimseyi sonsuza dek geri çevirmez. Dert verse de, büyük sevgisinden ötürü yine merhamet eder. (Ağıtlar, 3:31-32)
Rab'bin sevgisi hiç tükenmez, merhameti asla son bulmaz; (Ağıtlar, 3:22)
Doğruluğu, adaleti sever, Rab'bin sevgisi yeryüzünü doldurur. (Mezmurlar, 33:5)
Tevrat'ta Allah'ın Rızık Veren Olması
İşte yeryüzünde tohum veren her otu, tohumu meyvesinde bulunan her meyve ağacını size veriyorum. Bunlar size yiyecek olacak. (Yaratılış, 1:29)
"Yabanıl hayvanlara, gökteki kuşlara, sürüngenlere -soluk alıp veren bütün hayvanlara- yiyecek olarak yeşil otları veriyorum."... (Yaratılış, 1:30)
Bütün canlılar size yiyecek olacak. Yeşil bitkiler gibi, hepsini size veriyorum. (Yaratılış, 9:3)
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar. (Yasa'nın Tekrarı, 10:18)
Bütün canlılara yiyecek verene, sevgisi sonsuzdur; şükredin göklerin Allah'ına, sevgisi sonsuzdur. (Mezmurlar, 136:25-26)
O'dur gökleri bulutlarla kaplayan, yeryüzüne yağmur sağlayan, dağlarda ot bitiren. O yiyecek sağlar hayvanlara, bağrışan kuzgun yavrularına. (Mezmurlar, 147:8-9)
Tevrat'ta Allah'ın Egemenliğinin Herşeyi Kuşatması
Gökler de, göklerin gökleri de, yeryüzü ve içindeki herşey Allah'ınız Rab'bindir. (Yasa'nın Tekrarı, 10:14)
Allah'ımız Rab O'dur, yargıları bütün yeryüzünü kapsar. (1. Tarihler, 16:14; Mezmurlar, 105:7)
Göklere çıksam, oradasın, ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın. Seherin kanatlarını alıp uçsam, denizin ötesine konsam, orada bile elin yol gösterir bana. (Mezmurlar, 139:8-10)
Beni çepeçevre kuşattın, Elini üzerime koydun. (Mezmurlar, 139:5)
Tevrat'ta Allah'ın Her Türlü Eksiklikten Münezzeh Olması
Sığınağın çağlar boyu var olan Allah'tır, seni taşıyan O'nun yorulmaz kollarıdır. (Yasa'nın Tekrarı, 33:27)
Bilmiyor musun, duymadın mı? Ebedi Allah, Rab, bütün dünyayı yaratan, ne yorulur ne de zayıflar, O'nun bilgisi kavranamaz. (Yeşaya, 40:28)
TEVRAT'TA EMİR ve YASAKLAR
Yalan Söylememek
... Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz. Benim adımla yalan yere ant içmeyeceksiniz... (Levililer, 19:11-12)
Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin. (Mısır'dan Çıkış, 20:16; Yasa'nın Tekrarı, 5:20)
Yalandan uzak duracak, suçsuz ve doğru kişiyi öldürmeyeceksiniz. Çünkü Ben kötü kişiyi aklamam. (Mısır'dan Çıkış, 23:7)
Yalan haber taşımayacaksın, haksız şahit olmak için kötüye el vermeyeceksin. Kötülük için çokluğun peşinde olmayacaksın ve bir davada adaleti bozmak için çokluğun ardınca saparak söylemeyeceksin... (Mısır'dan Çıkış, 23:1-2)
Kayıp bir eşya bulup yalan söylerse, yalan yere ant içerse, yani insanların işleyebileceği bu suçlardan birini işlerse, günah işlemiş olur ve suçlu sayılır... (Levililer 6:3-4)
... geride kalanlar haksızlık etmeyecek, yalan söylemeyecek, kimseyi aldatmayacak, tok karna yatacaklar ve onları korkutan olmayacak. (Sefenya, 3:13)
Hırsızlık Yapmamak
Çalmayacaksın. (Mısır'dan Çıkış, 20:15; Yasa'nın Tekrarı, 5:19)
Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz. (Levililer, 19:11)
... Evlere hırsız giriyor, dışarda haydut çeteleri soygun yapıyor. Ne var ki, düşünmüyorlar, kötülüklerini unutmadığımı. Günahları kuşatıyor onları, gözümün önündeler. (Hoşea, 7:1-2)
Çalmak, adam öldürmek, zina etmek, yalan yere ant içmek, Baal'a buhur yakmak, tanımadığınız başka ilahların ardınca gitmek, bütün bu iğrençlikleri yapmak için mi Bana ait olan tapınağa gelip önümde duruyor, güvenlikteyiz diyorsunuz? (Yeremya, 7:9-10)
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir... (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:24)
Domuz Eti Yememek
Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır. Bu hayvanların etini yemeyecek, leşine dokunmayacaksınız, sizin için kirlidir. (Levililer, 11:7-8)
... Domuz eti yerler; kaplarında haram et var. (Yeşaya, 65:4)
"... Domuz, fare ve öteki iğrenç hayvanların etini yiyenlerin ortasında duranı izleyenler hep birlikte yok olacaklar." diyor Rab. (Yeşaya, 66:17)
Faizle Para Kullanmamak
Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız. (Yasa'nın Tekrarı, 23:19)
... Aranızda yaşayan bir yoksula ödünç para verirseniz, ona tefeci gibi davranmayacaksınız. Üzerine faiz eklemeyeceksiniz. (Mısır'dan Çıkış, 22:25)
Ondan faiz ve kar alma. Allah'ından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin. Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kar almayacaksın. (Levililer, 25:36-37)
Parasını faize vermez... Böyle yaşayan asla sarsılmayacak. (Mezmurlar, 15:5)
Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim! (Nehemya, 5:10)
Diyelim ki, adil ve doğru olanı yapan doğru bir adam var... Faizle para vermez. (Hezekiel, 18:5, 8 )
Fal, Büyü Gibi İşlerle Uğraşmamak
Kehanette bulunmayacak, falcılık yapmayacaksınız. (Levililer, 19:26)
Fala bakmak için kullandığı kase değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz. (Yaratılış, 44:5)
Aranızda. falcı, büyücü, muskacı, medyum, ruh çağıran ya da ölülerin ruhlarına danışan kimse olmasın. Çünkü Rab bunları yapanlardan tiksinir. Allah'ınız Rab, bu iğrenç töreleri yüzünden bu ulusları önünüzden kovacaktır. (Yasa'nın Tekrarı, 18:10-12)
Ülkelerini alacağınız uluslar büyücülerin, falcıların öğüdüne kulak verirler. Ama Allah'ınız Rab buna izin vermiyor. (Yasa'nın Tekrarı, 18:14)
... Falcılık, büyücülük yaptılar. Rab'bin gözünde kötü olanı yaptılar... (2. Krallar, 17:17)
Ben söylemediğim halde, Rab'bin sözüdür diyorsunuz. Oysa gördüğünüz görüşler uydurma, yaptığınız falcılık yalan değil mi? Bu yüzden egemen Rab şöyle diyor: Söylediğiniz boş sözler, gördüğünüz yalan görüşlerden ötürü size karşıyım. Böyle diyor egemen Rab. Elim uydurma görüş gören, yalan yere falcılık eden peygamberlere karşı olacak... Bir daha uydurma görüşler görmeyecek, falcılık etmeyeceksiniz... (Hezekiel, 13:7-9, 23)
Size gelince... falcılarınızı, düş görenlerinizi, medyumlarınızı, büyücülerinizi dinlemeyin!... (Yeremya, 27:9)
Size ilişkin görüşler aldatıcıdır, açılan fal yalandır... Onların günü yaklaştı, sonunda yargı günleri geldi. (Hezekiel, 21:29)
Büyü yapma gücünüzü kıracağım, aranızda falcı kalmayacak. Putlarınızı, dikili taşlarınızı kaldırıp atacağım. Ellerinizle yaptığınız putlara artık tapmayacaksınız... Söz dinlemeyen ulusları öfke ve gazapla cezalandıracağım. (Mika, 5:12-15)
... Size uydurma görüşlerden, falcılıktan, boş şeylerden, akıllarından geçen hayallerden söz ediyorlar... Yaptıkları kötülüğü kendi başlarına getireceğim. (Yeremya, 14:14-16)
Rüşvet Almamak
Yargılarken haksızlık yapmayacak, kimseyi kayırmayacaksınız. Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet bilge kişinin gözlerini kör eder, haklıyı haksız çıkarır. (Yasa'nın Tekrarı, 16:19; Mısır'dan Çıkış, 23:
Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun! (Yasa'nın Tekrarı, 27:25)
Ama doğru yolda yürüyüp doğru dürüst konuşan, zorbalıkla edinilen kazancı reddeden, elini rüşvetten uzak tutan... yükseklerde oturacak. Ekmeği sağlanacak, hiç susuz kalmayacak. (Yeşaya, 33:15-16)
Çünkü isyanlarınızın çok, günahlarınızın sayısız olduğunu biliyorum, ey doğru kişiye baskı yapan, rüşvet alan, mahkemede mazlumun hakkını yiyenler! (Amos, 5:12)
... Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak. (Mezmurlar, 15:5)
... Rüşvet uğruna kötüyü haklı çıkaranların, haklıların hakkını elinden alanların vay haline! (Yeşaya, 5:22-23)
Onun için Rab'den korkun, dikkatle yargılayın. Çünkü Allah'ımız Rab kimsenin haksızlık yapmasına, kimseyi kayırmasına, rüşvet almasına göz yummaz. (2. Tarihler, 19:7)
Dikkat et, para seni baştan çıkarmasın, büyük bir rüşvet seni saptırmasın. (Eyüp, 36:18)
Hile Yapmamak
Hile yapmayacaksınız. (Levililer, 19:11)
Suçu Rab tarafından sayılmayan, ruhunda hile bulunmayan insana ne mutlu! (Mezmurlar, 32:2)
İyi kişi Rab'bin lütfuna erer, ama düzenbazı Rab mahkum eder. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:2)
Cinayet İşlememek
Adam öldürmeyeceksin. (Mısır'dan Çıkış, 20:13; Yasa'nın Tekrarı, 5:17)
Yalandan uzak duracak, suçsuz ve doğru kişiyi öldürmeyeceksiniz. Çünkü Ben kötü kişiyi aklamam. (Mısır'dan Çıkış, 23:7)
Çalmak, adam öldürmek, zina etmek, yalan yere ant içmek, Baal'a buhur yakmak, tanımadığınız başka ilahların ardınca gitmek, bütün bu iğrençlikleri yapmak için mi Bana ait olan tapınağa gelip önümde duruyor, güvenlikteyiz diyorsunuz? (Yeremya, 7:9-10)
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkarlara teslim olma. Şöyle diyebilirler: "Bizimle gel, adam öldürmek için pusuya yatalım, zevk uğruna masum kişileri tuzağa düşürelim." (Süleyman'ın Özdeyişleri, 1:10-11)
Zina Yapmamak
Zina etmeyeceksin. (Mısır'dan Çıkış, 20:14; Yasa'nın Tekrarı 5:18)
Yaptıkları işler Allah'larına dönmeye izin vermiyor, çünkü zina ruhu var içlerinde, Rab'bi tanımıyorlar. (Hoşea, 5:4)
... Zina ruhu onları saptırdı, kendi Allah'larından ayrılarak zina ettiler. (Hoşea, 4:12)
... Öteki halklar gibi sevinme, coşma! Çünkü kendi Allah'ına vefasızlık ederek zina ettin, harman yerlerinin tümünde zina kazancına gönül verdin. (Hoşea, 9:1)
... Ülke zina edenlerle dolu... İzledikleri yol kötü... (Yeremya, 23:10)
Zina eden adam sağduyudan yoksundur. Yaptıklarıyla kendini yok eder. Payına düşen dayak ve onursuzluktur, asla kurtulamaz utançtan. (Süleyman'ın Özdeyişler, 6:32-33)
Zina edenin gözü alaca karanlıktadır, "Beni kimse görmez" diye düşünür... Karanlığın dehşetiyle dostturlar. (Eyüp 24:15-17)
Eşcinselliğin Yasaklanması
Bir erkek başka bir erkekle cinsel ilişki kurarsa, ikisi de iğrençlik etmiş olur... (Levililer, 20:13)
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir. (Levililer, 18:22)
Kanın Yasak Olması
Kan yemeyeceksiniz. Yaşadığınız her yerde kuşaklar boyunca bu kural hep geçerli olacak. (Levililer, 3:17)
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz. (Levililer, 7:26)
Ama kan yememeye dikkat edin. Kan yememelisiniz. Kan yemeyeceksiniz. Öyle ki, size ve sizden sonra gelen çocuklarınıza iyilik gelsin. Böylece Rab'bin gözünde doğru olanı yapmış olursunuz. (Yasa'nın Tekrarı, 12:23-25)
Ancak kan yemeyeceksiniz. (Yasa'nın Tekrarı, 15:23)
Ölü Hayvan Etinin Yasak Olması
Ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvanlar tarafından parçalanmış bir leşi yiyerek kendini kirletmeyecektir. Rab Benim. Kahinler buyruklarıma uymalıdır... (Levililer, 22:8-9)
Kahinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek. (Levililer, 44:31)
Kendiliğinden ölen hiçbir hayvanın etini yemeyeceksiniz. (Yasa'nın Tekrarı, 14:21)
Yerli olsun, yabancı olsun ölü bulduğu ya da yabanıl hayvanların parçaladığı bir hayvanın leşini yiyen herkes. kirli sayılacaktır. (Levililer, 17:5)
TEVRAT'TA ALLAH'IN SIFATLARI
Tevrat'ta Allah'ın Birliği
Rab Benim, başkası yok, Benden başka Allah yok... doğudan batıya dek Benden başkası olmadığını herkes bilsin. Rab Benim, başkası yok. (Yeşaya 45:5-6)
Allah Benim, başkası yok. Allah Benim, benzerim yok. (Yeşaya, 46:9)
Sonunda dünyanın bütün ulusları bilsinler ki, tek Allah Rab'dir ve O'ndan başka Allah yoktur. (1. Krallar, 8:60)
Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Allah Benim, başkası yok. (Yeşaya, 45:22)
Rab diyor ki, "... Allah yalnız sizinledir, başkası, başka Allah yok." (Yeşaya, 45:14)
Allah'ımız Rab tek Rab'dir. (Yasa'nın Tekrarı, 6:4)
Ya Rab, eşsizdir işlerin.Yarattığın bütün uluslar gelip Sana tapınacaklar, ya Rab, adını yüceltecekler. Çünkü Sen ulusun, harikalar yaratırsın, Tek Allah Sensin. (Mezmurlar, 86:8-10)
Herşeye egemen Rab, bütün dünya krallıklarının tek Allah'ı Sensin. Yeri, göğü Sen yarattın. (Yeşaya, 37:16)
bütün dünya krallıkları Senin tek Rab olduğunu anlasın. (Yeşaya, 37:20)
Sizi kurtaran, size rahimde biçim veren Rab diyor ki, "Herşeyi yaratan, gökleri yalnız başına geren, yeryüzünü tek başına seren." (Yeşaya, 44:24-24)
Çünkü Kendisi'ne umut bağlayanlar için etkin olan tek Allah Sensin; Senden başkasını hiçbir zaman hiç kimse işitmedi, hiçbir kulak duymadı, hiçbir göz görmedi. (Yeşaya, 64:4)
Çünkü gökleri yaratan Rab, dünyayı yaratıp biçimlendiren, pekiştiren, üzerinde yaşanmasın diye değil, yaşansın diye biçimlendiren Rab -Allah O'dur- şöyle diyor: "Rab Benim, başkası yok." (Yeşaya, 45:18)
... Ben Rab, bildirmedim mi? Benden başka Allah yok, adil Allah ve kurtarıcı Benim. Yok Benden başkası. (Yeşaya, 45:21)
Artık anlayın ki, Ben, evet Ben O'yum, Benden başka Allah yoktur! Öldüren de, yaşatan da, yaralayan da, iyileştiren de Benim... (Yasa'nın Tekrarı, 32:39)
Böylece bileceksin ki, Allah'ımız Rab gibisi yoktur. (Mısır'dan Çıkış, 8:10)
Ya Rab. yerde ve gökte Sana benzer başka Allah yoktur. (1. Krallar, 8:23; 2. Tarihler, 6:14)
Asa, Allah'ı Rab'be, "Ya Rab, güçlünün karşısında güçsüze yardım edebilecek Senden başka kimse yoktur" diye yakardı. (2. Tarihler, 14:11)
Ben, yalnız Ben Rab'bim, Benden başka kurtarıcı yoktur. (Yeşaya, 43:11)
Ya Rab, bir benzerin yok, Senden başka Allah da yok! Bunu kendi kulaklarımızla duyduk. (1. Tarihler, 17:20; 2 Samuel, 7:22)
Kutsallıkta Rab'bin benzeri yok, evet, Senin gibisi yok, ya Rab! Allah'ımız gibi dayanak yok. (1. Samuel, 2:2)
O'nun bilgisi derin, gücü eşsizdir, kim O'na direndi de ayakta kaldı? (Eyüp, 9:4)
Sen ulusun, harikalar yaratırsın, tek Allah Sensin. (Mezmurlar, 86:10)
Övgüler sunun O'na güçlü işleri için! Övgüler sunun O'na eşsiz büyüklüğüne yaraşır biçimde! (Mezmurlar, 150:2)
Halk şöyle dua etti: "Tek Rab Sensin. Gökleri, göklerin göklerini, bütün gök cisimlerini, yeryüzünü ve içindeki herşeyi, denizleri ve içlerindeki herşeyi Sen yarattın. Hepsine Sen can verdin. Bütün gök cisimleri Sana tapınır." (Nehemya, 9:6)
Benim için şöyle diyecekler: "Doğruluk ve güç yalnız Rab'dedir." (Yeşaya, 45:24)
Bu olaylar Rab'bin Allah olduğunu ve O'ndan başkası olmadığını bilesiniz diye size gösterildi. (Yasa'nın Tekrarı, 4:35)
... Benden başka Allah var mı? Hayır, başka güç yok; Ben bir başkasını bilmiyorum. (Yeşaya, 44:
Tevrat'ta Allah'ın Ezeli ve Ebedi Olması
Herşeye egemen Rab diyor ki, "İlk ve son Benim, Benden başka Allah yoktur." (Yeşaya, 44:6)
Bunları yapıp gerçekleştiren, kuşakları başlangıçtan beri çağıran kim? Ben Rab, ilkim; sonuncularla da yine Ben olacağım." (Yeşaya, 41:4)
Ya Rab, kutsal Allah'ım, öncesizlikten beri var olan Sen değil misin?... (Habakkuk, 1:12)
Allah'ın yaptığı herşeyin sonsuza dek süreceğini biliyorum. Ona ne bir şey eklenebilir ne de ondan bir şey çıkarılabilir. Allah insanların Kendisi'ne saygı duymaları için bunu yapıyor. (Vaiz, 3:14)
Dağlar var olmadan, daha evreni ve dünyayı yaratmadan, öncesizlikten sonsuzluğa dek Allah Sensin. (Mezmurlar, 90:2)
Ey Allah, tahtın sonsuzluklar boyunca kalıcıdır. (Mezmurlar, 45:6)
Yüce ve görkemli olan, sonsuzlukta yaşayan, adı Kutsal olan diyor ki. (Yeşaya, 57:15)
Şöyle dedi: "Allah'ın adına öncesizlikten sonsuzluğa dek övgüler olsun! Bilgelik ve güç O'na özgüdür." (Daniel, 2:20)
O herşeyi zamanında güzel yaptı. İnsanların yüreğine sonsuzluk kavramını koydu. Yine de insan Allah'ın yaptığı işi başından sonuna dek anlayamaz. (Vaiz, 3:11)
Tevrat'ta Allah'ın Herşeyin Yaratıcısı Olması
Başlangıçta Allah göğü ve yeri yarattı. Yer boştu, yeryüzü şekilleri yoktu; engin karanlıklarla kaplıydı. Allah'ın ruhu suların üzerinde dalgalanıyordu. Allah, "Işık olsun" diye buyurdu ve ışık oldu. (Yaratılış, 1:1-3)
Allah, "Suların ortasında bir kubbe olsun, suları birbirinden ayırsın" diye buyurdu. Ve öyle oldu. Allah gökkubbeyi yarattı. Kubbenin altındaki suları üstündeki sulardan ayırdı. (Yaratılış, 1:6-7)
Allah, "Göğün altındaki sular bir yere toplansın, kuru toprak görünsün" diye buyurdu ve öyle oldu. (Yaratılış, 1:9)
Allah, "Yeryüzü bitkiler, tohum veren otlar, türüne göre tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları üretsin" diye buyurdu ve öyle oldu. Yeryüzü bitkiler, türüne göre tohum veren otlar, tohumu meyvesinde bulunan meyve ağaçları yetiştirdi. (Yaratılış, 1:11-12)
Allah şöyle buyurdu: "Gökkubbede gündüzü geceden ayıracak, yeryüzünü aydınlatacak ışıklar olsun. Belirtileri, mevsimleri, günleri, yılları göstersin." Ve öyle oldu. Allah büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı. (Yaratılış, 1:14-16)
"Yeri göğü yaratan Yüce Allah Rab'bin önünde. ant içerim". (Yaratılış, 14:22)
Allah, "Sular canlı yaratıklarla dolup taşsın, yeryüzünün üzerinde, gökte kuşlar uçuşsun" diye buyurdu. Allah büyük deniz canavarlarını, sularda kaynaşan canlıları ve uçan çeşitli varlıkları yarattı. (Yaratılış, 1:20-21)
Allah, "Yeryüzü çeşit çeşit canlı yaratık, evcil ve yabanıl hayvan, sürüngen türetsin" diye buyurdu. Ve öyle oldu. Allah çeşit çeşit yabanıl hayvan, evcil hayvan, sürüngen yarattı. (Yaratılış, 1:24-25)
Allah, "İnsanı. yaratalım" dedi, "Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun." Allah insanı. yarattı. Böylece insan. yaratılmış oldu. İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı. (Yaratılış, 1:26-27)
"Var mı Senin gibisi İlahlar arasında, ya Rab? Senin gibi kutsallıkta görkemli, heybetiyle övgüye değer, harikalar yaratan var mı? (Mısır'dan Çıkış, 15:11)
Sizi yaratan, size biçim veren. Yaratıcınız O değil mi? (Yasa'nın Tekrarı, 32:6)
İşiten kulağı da, gören gözü de Rab yaratmıştır. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 20:12)
Kendisi'ni yaratan Allah'a sırt çevirdi... (Yasa'nın Tekrarı, 32:15)
Seni yaratan Allah'ı unuttun. (Yasa'nın Tekrarı, 32:18)
Yeri göğü yaratan Yüce Allah. (Yaratılış, 14:19)
Halkların bütün ilahları bir hiçtir, oysa gökleri yaratan Rab'dir. (1. Tarihler, 16:26)
Büyük Ayı'yı, Oryon'u, Ülker'i, Güney takımyıldızlarını yaratan O'dur. (Eyüp, 9:9)
Beni ana karnında yaratan onu da yaratmadı mı? Rahimde bize biçim veren O değil mi? (Eyüp, 31:15)
Herkesin yüreğini yaratan, yaptıkları herşeyi tartan O'dur. (Mezmurlar, 33:15)
Harikalar yaratan yalnız O'dur. (Mezmurlar, 72:18)
Yeryüzünün bütün sınırlarını Sen saptadın, yazı da kışı da yaratan Sensin. (Mezmurlar, 74:17)
Harikalar yaratan Allah Sensin. gücünü gösterdin. (Mezmurlar, 77:14)
Bizi yaratan Rab'bin önünde diz çökelim. (Mezmurlar, 95:6)
Halkların bütün ilahları bir hiçtir, oysa gökleri yaratan Rab'dir. (Mezmurlar, 96:5)
Bilin ki Rab Allah'tır. Bizi yaratan O'dur, biz de O'nunuz, O'nun halkı, otlağının koyunlarıyız. (Mezmurlar, 100:3)
Yeri göğü yaratan Rab sizleri kutsasın. (Mezmurlar, 115:15)
Yeri göğü yaratan Rab'den gelecek yardım. (Mezmurlar, 121:2)
Yeri göğü yaratan Rab'bin adı Yardımcımızdır. (Mezmurlar, 124:
Yeri göğü, denizi ve içindeki herşeyi yaratan. (Mezmurlar, 146:6)
Ana rahmindeki çocuğun nasıl ruh ve beden aldığını bilmediğin gibi, herşeyi yaratan Allah'ın yaptıklarını da bilemezsin. (Vaiz, 11:5)
Bilmiyor musun, duymadın mı? Ebedi Allah, Rab, bütün dünyayı yaratan, ne yorulur ne de zayıflar, O'nun bilgisi kavranamaz. (Yeşaya, 40:28)
Seni yaratan. sana biçim veren Rab şimdi şöyle diyor. (Yeşaya, 43:1)
Seni yaratan, rahimde sana biçim veren, sana yardım edecek olan Rab şöyle diyor. (Yeşaya, 44:2)
Sizi kurtaran, size rahimde biçim veren Rab diyor ki, "Herşeyi yaratan, gökleri yalnız başına geren, yeryüzünü tek başına seren." (Yeşaya, 44:24-24)
Işığı biçimlendiren, karanlığı yapan, esenliği ve felaketi yaratan, bütün bunları yapan Rab Benim. (Yeşaya, 45:7)
Sizi yaratan, gökleri geren, dünyanın temellerini atan Rab'bi nasıl olur da unutursunuz?... (Yeşaya, 51:13)
Gücüyle yeryüzünü yaratan, bilgeliğiyle dünyayı kuran, aklıyla gökleri yayan Rab'dir. (Yeremya, 10:12)
Dünyayı yaratan, yerini alsın diye ona biçim veren, adı Rab olan şöyle diyor. (Yeremya 33:2)
Çünkü dağlara biçim veren, rüzgarı yaratan, düşüncelerini insana bildiren, şafağı karanlığa çeviren, dünyanın yüksek yerlerine ayak basan işte O'dur, O'nun adı Rab, Herşeye egemen Allah'tır. (Amos, 4:13)
Ülker ve Oryon takımyıldızlarını yaratan, zifiri karanlığı sabaha çeviren, gündüzü geceyle karartan, deniz sularını çağırıp yeryüzüne dökenin adı Rab'dir. (Amos, 5:
"Denizi ve karayı yaratan göklerin Allah'ı Rab'be taparım." (Yunus, 1:9)
Halk şöyle dua etti: "Tek Rab Sensin. Gökleri, göklerin göklerini, bütün gök cisimlerini, yeryüzünü ve içindeki herşeyi, denizleri ve içlerindeki herşeyi Sen yarattın. Hepsine Sen can verdin. Bütün gök cisimleri Sana tapınır." (Nehemya, 9:6)
Tevrat'ta Allah'ın Herşeyi Gören, İşiten ve Bilen Olması
Oturup kalkışımı bilirsin, niyetimi uzaktan anlarsın. Gittiğim yolu, yattığım yeri inceden inceye elersin, bütün yaptıklarımdan haberin var. Daha sözü ağzıma almadan, söyleyeceğim herşeyi bilirsin, ya Rab. (Mezmurlar, 139:2-4)
Kulağı yaratan işitmez mi? Göze biçim veren görmez mi? (Mezmurlar, 94:9)
Artık büyük konuşmayın, ağzınızdan küstahça sözler çıkmasın. Çünkü Rab herşeyi bilen Allah'tır. (1. Samuel, 2:3)
Oysa Sen sıkıntı ve acı çekenleri görürsün, yardım etmek için onları izlersin; çaresizler Sana dayanır, öksüzün yardımcısı Sensin. (Mezmurlar, 10:14)
Öğütlerini, koşullarını uygularım, çünkü bütün davranışlarımı görürsün Sen. (Mezmurlar, 119:168)
Sabah sesimi duyarsın, ya Rab, her sabah Sana duamı sunar, umutla beklerim. (Mezmurlar, 5:3)
Mazlumların dileğini duyarsın, ya Rab, yüreklendirirsin onları, kulağın hep üzerlerinde;... (Mezmurlar, 10:17)
... İnsanların yüreklerini yalnızca Sen bilirsin. (1. Krallar, 8:39)
Ya Rab, bütün özlemlerimi bilirsin, iniltilerim Senden gizli değil. (Mezmurlar, 38:9)
gideceğim yolu Sen bilirsin. (Mezmurlar, 142:3)
Beni tanırsın, ya Rab, beni görür, yüreğimin Seninle olduğunu bilirsin. (Yeremya, 12:3)
Dudaklarımdan çıkan her sözü bilirsin, ya Rab. O söz zaten Senin ağzındaydı. (Yeremya, 17:16)
... "Yaptığın herşeyde Allah seninle" dediler. (Yaratılış; 21:22)
"Sen, ey oğlum Süleyman, babanın Allah'ını tanı. Bütün yüreğinle ve istekle O'na kulluk et. Çünkü Rab her yüreği araştırır, her düşüncenin ardındaki amacı saptar. Eğer O'na yönelirsen, Kendisi'ni sana buldurur. Ama O'nu bırakırsan, seni sonsuza dek reddeder." (1. Tarihler, 28:9)
Tevrat'ta Allah'ın Tek Güç ve İrade Sahibi Olması
Herşeye Gücü Yeten'e biz ulaşamayız. Gücü yücedir. (Eyüp, 37:23)
O kimini yoksul, kimini zengin kılar. Kimini alçaltır, kimini yükseltir. (1. Samuel, 2:7)
Şöyle dedi: "Allah'ın adına öncesizlikten sonsuzluğa dek övgüler olsun! Bilgelik ve güç O'na özgüdür. O'dur zamanları ve mevsimleri değiştiren. Kralları tahttan indirir, tahta çıkarır. Bilgelere bilgelik, anlayışlılara bilgi verir. Derin ve gizli şeyleri ortaya çıkarır, karanlıkta neler olduğunu bilir." (Daniel, 2:20-22)
Rab ona görünerek, "Ben herşeye gücü yeten Allah'ım" dedi, "Benim yolumda yürü, kusursuz ol." (Yaratılış, 17:1)
Herşeye gücü yeten Allah seni kutsasın, verimli kılsın, soyunu çoğaltsın; soyundan halklar türesin. (Yaratılış, 28:3)
"Ben herşeye gücü yeten Allah'ım" dedi. (Yaratılış, 35:11)
Herşeye gücü yeten Allah, adamın yüreğine size karşı merhamet koysun da. (Yaratılış, 43:14)
Ama sen gayretle Allah'ı arar, Herşeye Gücü Yeten'e yalvarırsan... (Eyüp, 8:5)
Her yaratığın canı, bütün insanlığın soluğu O'nun elindedir. (Eyüp, 12:10)
Bilgelik ve güç Allah'a özgüdür, O'ndadır öğüt ve akıl. (Eyüp, 12:13)
Ancak bu serveti toplama yeteneğini size verenin Allah'ınız Rab olduğunu anımsayın... (Yasa'nın Tekrarı, 8:18)
O'nun yıktığı onarılamaz, O'nun hapsettiği kişi özgür olamaz. Suları tutarsa, kuraklık olur, salıverirse dünyayı sel götürür. Güç ve zafer O'na aittir. Karanlıkların derin sırlarını açar, ölüm gölgesini aydınlığa çıkarır. Ulusları büyütür, ulusları yok eder, ulusları genişletir, ulusları sürgün eder. (Eyüp, 12:14-16; 22-23)
Ey Egemen Rab. Gökte ve yerde Senin yaptığın yüce işleri yapabilecek başka bir Allah yok! (Yasa'nın Tekrarı, 3:24)
Tevrat'ta Allah'ın İnsana Ruh Vermesi
Oysa insana ruh, Herşeye Gücü Yeten'in soluğu akıl verir. (Eyüp, 32:
Beni Allah'ın ruhu yarattı, Herşeye Gücü Yeten'in soluğu yaşam veriyor bana. (Eyüp, 33:4)
Toprak geldiği yere dönmeden, ruh onu veren Allah'a dönmeden, seni yaratanı anımsa. (Vaiz, 12:7)
Gökleri yaratıp geren, yeryüzünü ve ürününü seren, dünyadaki insanlara soluk, orada yaşayanlara ruh veren Rab Allah diyor ki. (Yeşaya, 42:5)
Egemen Rab bu kemiklere şöyle diyor: "İçinize ruh koyacağım, canlanacaksınız." (Hezekiel, 37:5)
Size kaslar verecek, üzerinizde et oluşturacağım, sizi deriyle kaplayacağım. İçinize ruh koyacağım, canlanacaksınız. O zaman Benim Rab olduğumu anlayacaksınız. (Hezekiel, 37:6)
Ben Rab'bin ruhuyla, güçle, adalet ve cesaretle donatıldım. (Mika, 3:
Size yeni bir yürek verecek, içinize yeni bir ruh koyacağım. İçinizdeki taştan yüreği çıkaracak, size etten bir yürek vereceğim. Ruhumu içinize koyacağım; kurallarımı izlemenizi, buyruklarıma uyup onları uygulamanızı sağlayacağım. (Hezekiel, 36:26-27)
Tevrat'ta Allah'ın Sonsuz Adalet Sahibi Olması
"Bu yüzden, ey sağduyulu insanlar, beni dinleyin! Allah kötülük yapar mı, Herşeye Gücü Yeten haksızlık eder mi? Asla!" (Eyüp, 34:10)
Allah kesinlikle kötülük etmez, Herşeye Gücü Yeten adaleti saptırmaz. (Eyüp, 34:12)
Herşeye Gücü Yeten'e biz ulaşamayız. Gücü yücedir, adaleti ve eşsiz doğruluğuyla kimseyi ezmez. (Eyüp, 37:23)
Rab bütün düşkünlere hak ve adalet sağlar. (Mezmurlar, 103:6)
Rab yücedir. adalet ve doğrulukla doldurur. (Yeşaya, 33:5)
Hükümdarın gözüne girmek isteyen çoktur, ama Rab'dir insana adalet sağlayan. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:26)
İşleri kusursuzdur, bütün yolları doğrudur. O haksızlık etmeyen, güvenilir Allah'tır. Doğru ve adildir. (Yasa'nın Tekrarı, 32:4)
"Rab doğrudur!... O'nda haksızlık bulunmaz!" diye duyuracaklar. (Mezmurlar, 92:15)
"Çünkü Ben Rab adaleti severim, nefret ederim soygun ve haksızlıktan." (Yeşaya, 61:
Ama Rab Kendisi'nden korkanları sonsuza dek sever, antlaşmasına uyan ve buyruklarına uymayı anımsayan soylarına adil davranır. (Mezmurlar, 103:17-18)
Yine de Rab size lütfetmeyi özlemle bekliyor, size merhamet göstermek için harekete geçiyor. Çünkü Rab adil Allah'tır. Ne mutlu O'nu özlemle bekleyenlere! (Yeşaya, 30:18)
Tevrat'ta Allah'ın Merhamet Sahibi ve Bağışlayıcı Olması
Ama Sen bağışlayıcısın. (Mezmurlar, 130:4)
Belki. kötü yolundan döner; Ben de suçlarını, günahlarını bağışlarım. (Yeremya, 36:3)
Sana karşı geldiğimiz halde, Sen acıyan, bağışlayan Allah'ımız Rab'sin. (Daniel, 9:9)
Sen iyi ve bağışlayıcısın, ya Rab, Sana yakaran herkese bol sevgi gösterirsin. (Mezmurlar, 86:5)
Yine de Allah sevecendi, suçlarını bağışlıyor, onları yok etmiyordu. (Mezmurlar, 78:38)
Söz dinlemek istemediler, aralarında yaptığın harikaları unuttular. Dikbaşlılık ettiler, eski kölelik yaşamlarına dönmek için kendilerine bir önder bularak başkaldırdılar. Ama Sen bağışlayan, iyilik yapan, acıyan. sevgisi engin Allah'sın. Onları terk etmedin. (Nehemya, 9:17)
Rab. sevgisi engindir, suçu ve isyanı bağışlar. Ancak suçluyu cezasız bırakmaz. (Çölde Sayım, 14:18)
Binlercesine sevgi gösterir, suçlarını, isyanlarını, günahlarını bağışlarım. Hiçbir suçu cezasız bırakmam. (Mısır'dan Çıkış, 34:7)
Bütün suçlarını bağışlayan, bütün hastalıklarını iyileştiren... (Mezmurlar, 103:3)
Rab da Kendisi'nden korkanlara öyle sevecen davranır. (Mezmurlar, 103:13)
Rab sevecen ve lütfedendir. sevgisi engindir. gökler yeryüzünden ne kadar yüksekse, Kendisi'nden korkanlara karşı sevgisi de o kadar büyüktür. (Mezmurlar, 103:8, 11)
Rab herkese iyi davranır, sevecenliği bütün yapıtlarını kapsar. (Mezmurlar, 145:9)
Ya Rab, halkları gerçekten seversin. (Yasa'nın Tekrarı, 33:3)
Rab'bi sevin, ey O'nun sadık kulları! Rab Kendisi'ne bağlı olanları korur, büyüklenenlerin ise tümüyle hakkından gelir. (Mezmurlar, 31:23)
Sığınağım Sensin, beni sıkıntıdan korur, çevremi kurtuluş ilahileriyle kuşatırsın. (Mezmurlar, 32:7)
Korur Rab, yaşatır onu, ülkede mutlu kılar, terk etmez düşmanlarının eline. (Mezmurlar, 41:2)
Ey sizler, Rab'bi sevenler, kötülükten tiksinin. O sadık kullarının canını korur, onları kötülerin elinden kurtarır. (Mezmurlar, 97:10)
Rab saf insanları korur, tükendiğim zaman beni kurtardı. (Mezmurlar, 116:6)
Rab her kötülükten seni korur, esirger canını. (Mezmurlar, 121:7)
Sıkıntıya düşersem, canımı korur. beni kurtarır. (Mezmurlar, 138:7)
Rab korur Kendisi'ni seven herkesi, yok eder kötülerin hepsini. (Mezmurlar, 145:20)
Rab garipleri korur, öksüze, dul kadına yardım eder, kötülerin yolunuysa saptırır. (Mezmurlar, 146:9)
Adil olanların adımlarını korur, sadık kullarının yolunu gözetir. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 2:
Rab iyidir, sığınaktır sıkıntı anında. Korur Kendisi'ne sığınanları. (Nahum, 1:7)
Günahlarını gizleyen başarılı olmaz, itiraf edip bırakansa merhamet bulur. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 28:13)
Acıkmayacak, susamayacaklar, kavurucu sıcak ve güneş çarpmayacak onları. Çünkü onlara merhamet eden kendilerine yol gösterecek ve onları pınarlara götürecek. (Yeşaya, 49:10)
Ey gökler, sevinçle haykırın, neşeyle coş, ey yeryüzü! Ey dağlar, sevinç çığlıklarına katılın, çünkü Rab halkını avutacak, ezilene merhamet gösterecek. (Yeşaya, 49:13)
Kötü kişi yolunu, fesatçı düşüncelerini bıraksın; Rab'be dönsün, merhamet bulur, Allah'ımıza dönsün, bol bol bağışlanır. (Yeşaya, 55:7)
Çünkü Rab kimseyi sonsuza dek geri çevirmez. Dert verse de, büyük sevgisinden ötürü yine merhamet eder. (Ağıtlar, 3:31-32)
Rab'bin sevgisi hiç tükenmez, merhameti asla son bulmaz; (Ağıtlar, 3:22)
Doğruluğu, adaleti sever, Rab'bin sevgisi yeryüzünü doldurur. (Mezmurlar, 33:5)
Tevrat'ta Allah'ın Rızık Veren Olması
İşte yeryüzünde tohum veren her otu, tohumu meyvesinde bulunan her meyve ağacını size veriyorum. Bunlar size yiyecek olacak. (Yaratılış, 1:29)
"Yabanıl hayvanlara, gökteki kuşlara, sürüngenlere -soluk alıp veren bütün hayvanlara- yiyecek olarak yeşil otları veriyorum."... (Yaratılış, 1:30)
Bütün canlılar size yiyecek olacak. Yeşil bitkiler gibi, hepsini size veriyorum. (Yaratılış, 9:3)
Öksüzlerin, dul kadınların hakkını gözetir. Yabancıları sever, onlara yiyecek, giyecek sağlar. (Yasa'nın Tekrarı, 10:18)
Bütün canlılara yiyecek verene, sevgisi sonsuzdur; şükredin göklerin Allah'ına, sevgisi sonsuzdur. (Mezmurlar, 136:25-26)
O'dur gökleri bulutlarla kaplayan, yeryüzüne yağmur sağlayan, dağlarda ot bitiren. O yiyecek sağlar hayvanlara, bağrışan kuzgun yavrularına. (Mezmurlar, 147:8-9)
Tevrat'ta Allah'ın Egemenliğinin Herşeyi Kuşatması
Gökler de, göklerin gökleri de, yeryüzü ve içindeki herşey Allah'ınız Rab'bindir. (Yasa'nın Tekrarı, 10:14)
Allah'ımız Rab O'dur, yargıları bütün yeryüzünü kapsar. (1. Tarihler, 16:14; Mezmurlar, 105:7)
Göklere çıksam, oradasın, ölüler diyarına yatak sersem, yine oradasın. Seherin kanatlarını alıp uçsam, denizin ötesine konsam, orada bile elin yol gösterir bana. (Mezmurlar, 139:8-10)
Beni çepeçevre kuşattın, Elini üzerime koydun. (Mezmurlar, 139:5)
Tevrat'ta Allah'ın Her Türlü Eksiklikten Münezzeh Olması
Sığınağın çağlar boyu var olan Allah'tır, seni taşıyan O'nun yorulmaz kollarıdır. (Yasa'nın Tekrarı, 33:27)
Bilmiyor musun, duymadın mı? Ebedi Allah, Rab, bütün dünyayı yaratan, ne yorulur ne de zayıflar, O'nun bilgisi kavranamaz. (Yeşaya, 40:28)
TEVRAT'TA EMİR ve YASAKLAR
Yalan Söylememek
... Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz. Benim adımla yalan yere ant içmeyeceksiniz... (Levililer, 19:11-12)
Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin. (Mısır'dan Çıkış, 20:16; Yasa'nın Tekrarı, 5:20)
Yalandan uzak duracak, suçsuz ve doğru kişiyi öldürmeyeceksiniz. Çünkü Ben kötü kişiyi aklamam. (Mısır'dan Çıkış, 23:7)
Yalan haber taşımayacaksın, haksız şahit olmak için kötüye el vermeyeceksin. Kötülük için çokluğun peşinde olmayacaksın ve bir davada adaleti bozmak için çokluğun ardınca saparak söylemeyeceksin... (Mısır'dan Çıkış, 23:1-2)
Kayıp bir eşya bulup yalan söylerse, yalan yere ant içerse, yani insanların işleyebileceği bu suçlardan birini işlerse, günah işlemiş olur ve suçlu sayılır... (Levililer 6:3-4)
... geride kalanlar haksızlık etmeyecek, yalan söylemeyecek, kimseyi aldatmayacak, tok karna yatacaklar ve onları korkutan olmayacak. (Sefenya, 3:13)
Hırsızlık Yapmamak
Çalmayacaksın. (Mısır'dan Çıkış, 20:15; Yasa'nın Tekrarı, 5:19)
Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz. (Levililer, 19:11)
... Evlere hırsız giriyor, dışarda haydut çeteleri soygun yapıyor. Ne var ki, düşünmüyorlar, kötülüklerini unutmadığımı. Günahları kuşatıyor onları, gözümün önündeler. (Hoşea, 7:1-2)
Çalmak, adam öldürmek, zina etmek, yalan yere ant içmek, Baal'a buhur yakmak, tanımadığınız başka ilahların ardınca gitmek, bütün bu iğrençlikleri yapmak için mi Bana ait olan tapınağa gelip önümde duruyor, güvenlikteyiz diyorsunuz? (Yeremya, 7:9-10)
Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir... (Süleyman'ın Özdeyişleri, 29:24)
Domuz Eti Yememek
Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır. Bu hayvanların etini yemeyecek, leşine dokunmayacaksınız, sizin için kirlidir. (Levililer, 11:7-8)
... Domuz eti yerler; kaplarında haram et var. (Yeşaya, 65:4)
"... Domuz, fare ve öteki iğrenç hayvanların etini yiyenlerin ortasında duranı izleyenler hep birlikte yok olacaklar." diyor Rab. (Yeşaya, 66:17)
Faizle Para Kullanmamak
Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız. (Yasa'nın Tekrarı, 23:19)
... Aranızda yaşayan bir yoksula ödünç para verirseniz, ona tefeci gibi davranmayacaksınız. Üzerine faiz eklemeyeceksiniz. (Mısır'dan Çıkış, 22:25)
Ondan faiz ve kar alma. Allah'ından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin. Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kar almayacaksın. (Levililer, 25:36-37)
Parasını faize vermez... Böyle yaşayan asla sarsılmayacak. (Mezmurlar, 15:5)
Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim! (Nehemya, 5:10)
Diyelim ki, adil ve doğru olanı yapan doğru bir adam var... Faizle para vermez. (Hezekiel, 18:5, 8 )
Fal, Büyü Gibi İşlerle Uğraşmamak
Kehanette bulunmayacak, falcılık yapmayacaksınız. (Levililer, 19:26)
Fala bakmak için kullandığı kase değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz. (Yaratılış, 44:5)
Aranızda. falcı, büyücü, muskacı, medyum, ruh çağıran ya da ölülerin ruhlarına danışan kimse olmasın. Çünkü Rab bunları yapanlardan tiksinir. Allah'ınız Rab, bu iğrenç töreleri yüzünden bu ulusları önünüzden kovacaktır. (Yasa'nın Tekrarı, 18:10-12)
Ülkelerini alacağınız uluslar büyücülerin, falcıların öğüdüne kulak verirler. Ama Allah'ınız Rab buna izin vermiyor. (Yasa'nın Tekrarı, 18:14)
... Falcılık, büyücülük yaptılar. Rab'bin gözünde kötü olanı yaptılar... (2. Krallar, 17:17)
Ben söylemediğim halde, Rab'bin sözüdür diyorsunuz. Oysa gördüğünüz görüşler uydurma, yaptığınız falcılık yalan değil mi? Bu yüzden egemen Rab şöyle diyor: Söylediğiniz boş sözler, gördüğünüz yalan görüşlerden ötürü size karşıyım. Böyle diyor egemen Rab. Elim uydurma görüş gören, yalan yere falcılık eden peygamberlere karşı olacak... Bir daha uydurma görüşler görmeyecek, falcılık etmeyeceksiniz... (Hezekiel, 13:7-9, 23)
Size gelince... falcılarınızı, düş görenlerinizi, medyumlarınızı, büyücülerinizi dinlemeyin!... (Yeremya, 27:9)
Size ilişkin görüşler aldatıcıdır, açılan fal yalandır... Onların günü yaklaştı, sonunda yargı günleri geldi. (Hezekiel, 21:29)
Büyü yapma gücünüzü kıracağım, aranızda falcı kalmayacak. Putlarınızı, dikili taşlarınızı kaldırıp atacağım. Ellerinizle yaptığınız putlara artık tapmayacaksınız... Söz dinlemeyen ulusları öfke ve gazapla cezalandıracağım. (Mika, 5:12-15)
... Size uydurma görüşlerden, falcılıktan, boş şeylerden, akıllarından geçen hayallerden söz ediyorlar... Yaptıkları kötülüğü kendi başlarına getireceğim. (Yeremya, 14:14-16)
Rüşvet Almamak
Yargılarken haksızlık yapmayacak, kimseyi kayırmayacaksınız. Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet bilge kişinin gözlerini kör eder, haklıyı haksız çıkarır. (Yasa'nın Tekrarı, 16:19; Mısır'dan Çıkış, 23:
Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun! (Yasa'nın Tekrarı, 27:25)
Ama doğru yolda yürüyüp doğru dürüst konuşan, zorbalıkla edinilen kazancı reddeden, elini rüşvetten uzak tutan... yükseklerde oturacak. Ekmeği sağlanacak, hiç susuz kalmayacak. (Yeşaya, 33:15-16)
Çünkü isyanlarınızın çok, günahlarınızın sayısız olduğunu biliyorum, ey doğru kişiye baskı yapan, rüşvet alan, mahkemede mazlumun hakkını yiyenler! (Amos, 5:12)
... Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak. (Mezmurlar, 15:5)
... Rüşvet uğruna kötüyü haklı çıkaranların, haklıların hakkını elinden alanların vay haline! (Yeşaya, 5:22-23)
Onun için Rab'den korkun, dikkatle yargılayın. Çünkü Allah'ımız Rab kimsenin haksızlık yapmasına, kimseyi kayırmasına, rüşvet almasına göz yummaz. (2. Tarihler, 19:7)
Dikkat et, para seni baştan çıkarmasın, büyük bir rüşvet seni saptırmasın. (Eyüp, 36:18)
Hile Yapmamak
Hile yapmayacaksınız. (Levililer, 19:11)
Suçu Rab tarafından sayılmayan, ruhunda hile bulunmayan insana ne mutlu! (Mezmurlar, 32:2)
İyi kişi Rab'bin lütfuna erer, ama düzenbazı Rab mahkum eder. (Süleyman'ın Özdeyişleri, 12:2)
Cinayet İşlememek
Adam öldürmeyeceksin. (Mısır'dan Çıkış, 20:13; Yasa'nın Tekrarı, 5:17)
Yalandan uzak duracak, suçsuz ve doğru kişiyi öldürmeyeceksiniz. Çünkü Ben kötü kişiyi aklamam. (Mısır'dan Çıkış, 23:7)
Çalmak, adam öldürmek, zina etmek, yalan yere ant içmek, Baal'a buhur yakmak, tanımadığınız başka ilahların ardınca gitmek, bütün bu iğrençlikleri yapmak için mi Bana ait olan tapınağa gelip önümde duruyor, güvenlikteyiz diyorsunuz? (Yeremya, 7:9-10)
Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkarlara teslim olma. Şöyle diyebilirler: "Bizimle gel, adam öldürmek için pusuya yatalım, zevk uğruna masum kişileri tuzağa düşürelim." (Süleyman'ın Özdeyişleri, 1:10-11)
Zina Yapmamak
Zina etmeyeceksin. (Mısır'dan Çıkış, 20:14; Yasa'nın Tekrarı 5:18)
Yaptıkları işler Allah'larına dönmeye izin vermiyor, çünkü zina ruhu var içlerinde, Rab'bi tanımıyorlar. (Hoşea, 5:4)
... Zina ruhu onları saptırdı, kendi Allah'larından ayrılarak zina ettiler. (Hoşea, 4:12)
... Öteki halklar gibi sevinme, coşma! Çünkü kendi Allah'ına vefasızlık ederek zina ettin, harman yerlerinin tümünde zina kazancına gönül verdin. (Hoşea, 9:1)
... Ülke zina edenlerle dolu... İzledikleri yol kötü... (Yeremya, 23:10)
Zina eden adam sağduyudan yoksundur. Yaptıklarıyla kendini yok eder. Payına düşen dayak ve onursuzluktur, asla kurtulamaz utançtan. (Süleyman'ın Özdeyişler, 6:32-33)
Zina edenin gözü alaca karanlıktadır, "Beni kimse görmez" diye düşünür... Karanlığın dehşetiyle dostturlar. (Eyüp 24:15-17)
Eşcinselliğin Yasaklanması
Bir erkek başka bir erkekle cinsel ilişki kurarsa, ikisi de iğrençlik etmiş olur... (Levililer, 20:13)
Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir. (Levililer, 18:22)
Kanın Yasak Olması
Kan yemeyeceksiniz. Yaşadığınız her yerde kuşaklar boyunca bu kural hep geçerli olacak. (Levililer, 3:17)
Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz. (Levililer, 7:26)
Ama kan yememeye dikkat edin. Kan yememelisiniz. Kan yemeyeceksiniz. Öyle ki, size ve sizden sonra gelen çocuklarınıza iyilik gelsin. Böylece Rab'bin gözünde doğru olanı yapmış olursunuz. (Yasa'nın Tekrarı, 12:23-25)
Ancak kan yemeyeceksiniz. (Yasa'nın Tekrarı, 15:23)
Ölü Hayvan Etinin Yasak Olması
Ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvanlar tarafından parçalanmış bir leşi yiyerek kendini kirletmeyecektir. Rab Benim. Kahinler buyruklarıma uymalıdır... (Levililer, 22:8-9)
Kahinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek. (Levililer, 44:31)
Kendiliğinden ölen hiçbir hayvanın etini yemeyeceksiniz. (Yasa'nın Tekrarı, 14:21)
Yerli olsun, yabancı olsun ölü bulduğu ya da yabanıl hayvanların parçaladığı bir hayvanın leşini yiyen herkes. kirli sayılacaktır. (Levililer, 17:5)
0Awesome Comments!